Bu aydınlatıcı.
This is enlightening.
O çok aydınlatıcıydı.
That was very enlightening.
Biz sana apaçık âyetler indirdik.
(Muhammad) We have given you enlightening authority.
Sana apaçık ayetler indirmekteyiz.
(Muhammad) We have given you enlightening authority.
İnsanları aydınlatmak çok kolaydır.
Enlightening the people is very easy.
Ama aydınlatıcı bulduysanız, o zaman iyi.
If you find it enlightening, all the better.
Andolsun ki sana apaçık ayetler indirdik.
(Muhammad) We have given you enlightening authority.
Andolsun Biz sana apaçık ayetler indirdik.
(Muhammad) We have given you enlightening authority.
And olsun ki, sana apaçık ayetler indirdik.
(Muhammad) We have given you enlightening authority.
Onların şahitliklerini de ebediyen kabul etmeyin.
Do not be too severe upon their errors, but reclaim them by enlightening them.
Yemin olsun, biz sana açık-seçik ayetler indirdik.
(Muhammad) We have given you enlightening authority.
Şanım hakkı için sana çok açık âyetler; parlak mucizeler indirdik.
(Muhammad) We have given you enlightening authority.