Annesi aracılığıyla Rus kökenli. [1]
He is of Russian descent through his mother, who is a daughter of Russian emigrants.[1]
Vilar'ın ebeveynleri Alman göçmenlerdi.
Vilar's parents were German emigrants.
Gemi yüzlerce göçmeni Amerika'ya taşıdı.
The ship carried hundreds of emigrants to the US.
Göçmenler fiziksel ve ruhsal acıya dayandılar.
The emigrants have endured physical and mental pain.
Muhacir, göçmen anlamında Arapça kökenli bir sözcük.
مهاجرون muhājirūn) is an Arabic word meaning emigrant.
Ayrıca göçmenler hakkında da bir filmde rol almıştır.
He also was active in emigrants activities.
Geri dönen göçmenlerin sayısını net olarak bilmiyoruz.
We have no exact figures on how many emigrants have returned.
Binlerce göçmenin gelmesiyle ada hızla kalabalıklaştı.
With the arrival of thousands of emigrants, the island was quickly overwhelmed.
1982'de L'Intégrale éditrice adındaki yayınevini kurdu.
In 1982 he published La idea de l'emigrant.
Ataları Altın Orda ve Kırım Hanlığından gelen göçmenlerdi.
Their ancestors were emigrants from the Golden Horde and the Crimean khanate.
Bu yüzden ilk göçmenler Şeyh Osman'da uzunca süre kaldılar.
Therefore the first emigrants remained a relatively long time in Sheikh `Uthman.
Göçmen haline gelmiş bu insanlar, güvende ve özgür olacaklar.
These people who have become emigrants, shall have security and liberty.