elevated

/ˈɛləveɪtɪd/4 hece
C1 seviye
EN → TR

Tanım

•a railway that is powered by electricity and that runs on a track that is raised above the street level
•increased in amount or degree

Diğer Dillerde

Almancagehoben
Fransızcaélevé
Rusçaвозвы́шенный, высо́кий
Hintçeऊपर
Fincekohonnut
Rumenceridicat
Latincecelsus, elevatus
Bulgarcaвъзвишен, издигнат
Katalancaelevat
Sanskritçeउच्च

Kelime Ailesi

coelevated
elevated line
elevated railway
elevatedly
elevatedness
hyperelevated
mobile elevated work platform
nonelevated
unelevated

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
elevated railway
noble minded
el
elevated railroad
overhead railway
raised

Örnek Cümleler

Dümdüz ayakta durun ve
Stand behind an elevated platform.
CA-125 tümör markeridir.
CA-125 is elevated.
Sağ ayağınızı platforma koyun
Now place your right foot on the elevated platform.
Avludaki yükseltilmiş küçük mescit
The small elevated mosque in the courtyard
1998 yılında kardinalli'ğe yükseldi.
He was elevated to the cardinalate in 1998.
Bu yüzden demiryolu yerden yükseltildi.
So they elevated it.
Yüksek IGF-1 düzeylerinin olası nedenleri
Possible causes of elevated IGF-1 levels
Atami 10 Nisan 1937 tarihinde kurulmuştur.
Atami was elevated to city status on April 10, 1937.
Rio'da bir yüksek sahil bisiklet yolu çöktü.
An elevated seaside bike path collapsed in Rio.
Danneels, 1983 yılında kardinalliğe yükseldi.
He was elevated to the cardinalate in 1983.
Beyaz kan hücresi sayısı genellikle yükselir.
White blood cell count is usually elevated.
Bu görevinden sonra subaylık sınıfına yükseldi.
He was then elevated to the officier class after his space mission.