Ama sadece Ya'kub, içindeki bir dileği söylemişti. 🔊
There was an uneasiness in Jacob's soul which he so tried to remove. 🔊
Bir anlığına duralım ve bu tedirginliği hissedelim. 🔊
Let us stop for a moment and feel this uneasiness. 🔊
Borçlu dardaysa genişleyinceye dek mühlet verin ona. 🔊
And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness. 🔊
O, kendisine Biz öğrettiğimizden ötürü ilim sahibi idi. 🔊
There was an uneasiness in Jacob's soul which he so tried to remove. 🔊
Borçlu darda ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. 🔊
And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness. 🔊
Eğer borçlu zorluk içinde ise eli genişleyinceye kadar beklenir. 🔊
And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness. 🔊
Eğer borçlu sıkıntıda ise, kolaylığa çıkıncaya kadar ona mühlet verin! 🔊
And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness. 🔊
Eğer borçlu darlık içindeyse, ona ödeme kolaylığına kadar bir süre tanıyın. 🔊
And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness. 🔊
(Borçlu) darlık içinde ise, bir kolaylığa çıkıncaya kadar beklemek gerekir. 🔊
And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness. 🔊
Eğer (borçlu) zorluk içindeyse, ona elverişli bir zamana kadar süre (verin). 🔊
And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness. 🔊
Eğer (borçlu) darlık içinde ise, bir kolaylığa çıkıncaya kadar beklemek (lazımdır). 🔊
And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness. 🔊
Eğer (borçlu) darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek (gerekir). 🔊
And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness. 🔊