İnsanı kiremit gibi pişmiş çamurdan yarattı. 🔊
He created man of fermented clay dried tinkling hard like earthen ware, 🔊
Nekropolde iki adet toprak mezar kazılmıştır. 🔊
Two earthen graves were excavated in the necropolis. 🔊
İnsanı, çömlek gibi kuru bir çamurdan yarattı. 🔊
He created man of fermented clay dried tinkling hard like earthen ware, 🔊
Buluntular küçük çömlek parçalarından oluşmaktadır. 🔊
The earthenware consists of small jug fragments. 🔊
İnsanı, ateşte pişmiş gibi kuru bir çamurdan yarattı. 🔊
He created man of fermented clay dried tinkling hard like earthen ware, 🔊
İyice pişmiş gibi kupkuru balçıktan, insanı halketti. 🔊
He created man of fermented clay dried tinkling hard like earthen ware, 🔊
O, insanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yaratmıştır. 🔊
He created man of fermented clay dried tinkling hard like earthen ware, 🔊
İnsanı, pişirilmiş çamur gibi kuru bir balçıktan yarattı. 🔊
He created man of fermented clay dried tinkling hard like earthen ware, 🔊
Tamamlanana kadar toprak kil fırında ("tandır") pişirilir. 🔊
It is baked in an earthen clay oven ("tandoor") until done. 🔊
Allah insanı, pişmiş çamura benzeyen bir balçıktan yarattı. 🔊
He created man of fermented clay dried tinkling hard like earthen ware, 🔊
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer. 🔊
Like silver dross on an earthen vessel are the lips of a fervent one with an evil heart. 🔊
Soğan, kıyma yağda kavrulur; içine baharatlardan ilave edilir. 🔊
The juice is boiled in vats and then stored in earthen jars (tapayan). 🔊