diluted
3 hece
C2 seviye
EN → TR
Tanım
•reduced in strength or concentration or quality or purity
Diğer Dillerde
İspanyolcadiluido
Rusçaразба́вленный, разведённый
Yunancaαραιωμένος
Lehçerozcieńczony
Fincejatkettu, laimennettu
Çekçezředěný
Rumencediluat
Dancafortyndet
Norveççefortynnet
Galiçyacadiluído
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Hiç bir şey seyrelmedi.
Nothing's been diluted.
Başında d bulunan eklerin tli biçimleri yoktur.
Dogs that carry at least one D will not have a diluted coat.
Bu karışım bir bulamaç oluşturmak üzere seyreltilir.
This mixture is diluted to form a slurry.
Soldan sağa doğru seyreltilmiş farklı serum örnekleri.
Different serum samples diluted from the left to the right.
Suda 1/10 oranında seyreltilmiş idrar mükemmel bir gübredir.
Urine diluted in water 1:10 is an excellent fertilizer.
Suyun yüzünden yukarı çıkıp kuruyunca katılaşıp toprak olur.
When diluted with boiling water, they are referred to as zavarniye bliny.
Eskiden tamamına sahipken, şimdi %5'e sahipler, ve azınlığa düştüler.
So they got diluted from owning 100% of the company to owning less than 5% of the company.
Bence vadiye insanlar geldikçe eşsiz kültürleri yok olmaya başlayacak.
I think that their unique culture will become diluted as the valley's opened up.
1898'te Richard Adolf Zsigmondy ilk derişik solüsyonda kolloidal altın hazırladı.
In 1898, Richard Adolf Zsigmondy prepared the first colloidal gold in diluted solution.
Kimi durumlarda bira, istenilen alkol düzeyine ulaşmak için kolayca su ile inceltilir.
Sometimes beer is simply diluted with water to give the desired alcohol level.
Bir de erkek arkadaşının vahşi bir katil olmadığını düşününce ben hayalperest oluyorum.
And I'm the diluted one for thinking that my boyfriend isn't a vicious killer.
Hebrang, seçimlere çok fazla adayın katılmasının muhafazakâr oyları böldüğünden yakındı.
Too many candidates in the race diluted the conservative vote, he lamented.