deserving

/dɪˈzɜːvɪŋ/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"deserving" kelimesinin Türkçesi: mükafata 1ayık, değerli. deserving of praise övülmeye layık değerli deservingly övülmeye lâyık olarak.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmükafata 1ayık
Geneldeğerli. deserving of praise övülmeye layık değerli deservingly övülmeye lâyık olarak.

Tanım

•(often used ironically) worthy of being treated in a particular way

Diğer Dillerde

Almancaverdient
İspanyolcadigno, merecedor
Felemenkçeloffelijk
Ukraynacaгі́дний, заслу́жений, схва́льний
Latincedignus
Bulgarcaдостоен, достойнство, заслуга, заслужаващ, похвален
Katalancamereixedor
Tagalogcatampat
Esperantoinda

Kelime Ailesi

deservingly
deservingness
nondeserving
undeserving

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom gerçekten hak ediyordu.
Tom was really deserving.
Tebrik edilmeyi hak ediyor.
It is deserving congratulations.
Zeten onlar, buna layık ve ehil idiler.
They were more deserving and worthier thereof.
Onlar, bu söze layık ve ehil kimselerdi.
They were more deserving and worthier thereof.
Zaten onlar da, buna layık ve ehil idiler.
They were more deserving and worthier thereof.
Zaten onlar buna layık ve ehil kimselerdi.
They were more deserving and worthier thereof.
Zaten onlar bu söze pek lâyık ve ehil idiler.
They were more deserving and worthier thereof.
Onlar buna tam yaraşan ve hakkeden kimselerdi.
They were more deserving and worthier thereof.
Saliha (Serra Yılmaz): Muhafazakâr bir ev kadınıdır.
Hellanicus (made this) for a well-deserving wife.
Artık o şehir yok olmayı hakeder. Biz de onu yerle bir ederiz.
Thus it becomes deserving to destruction and We destroy its very foundations.
Bu otel rehber kitabın verdiği dört yıldızı hak etmekten uzaktır.
This hotel is far from deserving the four stars the guidebook gives it.
Onlar, kendilerine fayda vereni değil de zarar vereni öğrenirler.”
The offenders are not deserving of any form of mercy and forgiveness."