deciding

/dɪˈsaɪdɪŋ/3 hece
C1 seviye
EN → TR

Tanım

•having the power or quality of deciding
•the cognitive process of reaching a decision

Diğer Dillerde

Lehçedecydujący
Macarcadöntő

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Yapmaya karar vermedim.
I'm not done deciding.
Kararı veren ben miyim?
Who's deciding?
Bizim için belirleyici maç.
For us, the deciding one.
Kesin biliyorum diyemiyor Storm,
When deciding whether to leave
Hayatınızı şu an belirliyorsunuz.
You're deciding your life right now.
Şimdi, oyunun adına karar verelim mi?
Now, shall we start deciding on the name of the game?
Karar vermeden önce onun üzerinde uyu.
Sleep on it before deciding.
Artık bu kesinlikle kader maçı olacak.
Now, definitively, the deciding one.
Karardan önce aileme danışmak istiyorum.
Before deciding, I would like to consult with my family.
Ceza kararı vermenin 3 ana yöntemi vardır.
There are 3 main methods for deciding on punishment.
Nasıl karar verdiniz böyle bir şey yapmaya?
How did you end up deciding on doing a thing like this?
Plan (P): İş akışına karar vermek, belirlemek.
Plan (Pn): deciding on a course of action.