Tom tarçınlı çayı seviyor. 🔊
Tom likes tea with cinnamon. 🔊
Tarçın savaşına benzemiyor bu! 🔊
This isn't like the cinnamon challenge. 🔊
Namibya'ya özgü endemik bir türdür. 🔊
The epithet is a Latin adjective meaning cinnamon-coloured. 🔊
Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim. 🔊
I have perfumed my bed with myrrh, aloes, and cinnamon. 🔊
Tom sık sık kahvesine tarçın koyar. 🔊
Tom often puts cinnamon in his coffee. 🔊
Pişmiş elmalara şeker ve tarçın ekle. 🔊
Add the sugar and cinnamon to the cooked apples. 🔊
Üç tane tarçınlı çörek alabilir miyim? 🔊
Could I have three cinnamon donuts? 🔊
qowzaqdarchindin muwapiq (miqdar) salimiz. 🔊
and add your cinnamon sticks. 🔊
Neden kahvene biraz tarçın koymayı denemiyorsun? 🔊
Why don't you try putting a little cinnamon in your coffee? 🔊
Bir çay kaşığı öğütülmüş tarçın yaklaşık iki gramdır. 🔊
A teaspoon of ground cinnamon is about two grams. 🔊
Vanilya ve tarçın, tatlı ekmeklerin çoğundaki önemli malzemelerdir. 🔊
Vanilla and cinnamon are important ingredients in many of the sweet breads. 🔊
Tatlandırıcılar tarçın ve elma, bal ve diğer "tatlı" stilleri içerir. 🔊
Flavorings include cinnamon and apple, honey, and other "sweet" styles. 🔊