Ey adaleti acı pelinotuna çevirenler, Doğruluğu yere çalanlar!
You who turn justice to wormwood, and cast down righteousness to the earth:
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.
Behold, the hope of him is in vain. Won't one be cast down even at the sight of him?
Büyücüler, "Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık," diyerek secdeye kapandılar.
Then the magicians were cast down prostrate; they said: we believe in the Lord of Musa and Harun.
Kötülüklerinin cezasından kurtulacaklar mı? Ey Tanrı, halkları öfkeyle yere çal!
Shall they escape by iniquity? In anger cast down the peoples, God.
İnsanlar seni alçaltınca, güvenini yitirme, Çünkü Tanrı alçakgönüllüleri kurtarır.
When they cast down, you shall say, 'be lifted up.' He will save the humble person.
Rabbinizin emrini çarçabuk terk mi ettiniz!” dedi ve... levhaları yere bırakıverdi.
And he cast down the Tablets, and laid hold of his brother's head, dragging him to him.
Sonunda sihirbazlar: "Biz Musa ve Harun'un Rabbine inandık" deyip secdeye kapandılar.
Then the magicians were cast down prostrate; they said: we believe in the Lord of Musa and Harun.
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.
He was cast down to earth, expelled from the presence of God.
"Asânı at!" (Asâyı atıp) onu yılan gibi deprenir görünce dönüp arkasına bakmadan kaçtı.
And cast down your staff.
Asanı at! Musa (asayı atıp) onu yılan gibi deprenir görünce dönüp arkasına bakmadan kaçtı.
And cast down your staff.
Bunun üzerine büyücüler secdeye kapandılar: "Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık!" dediler.
Then the magicians were cast down prostrate; they said: we believe in the Lord of Musa and Harun.
Derken bütün büyücüler secdeye kapandılar. “Harun ile Mûsâ'nın Rabbine iman ettik!” dediler.
Then the magicians were cast down prostrate; they said: we believe in the Lord of Musa and Harun.