Bu kamp yeri kapalı.
This campground is closed.
Kamp alanlarında duş alıyordum.
I showered in campgrounds.
Bu alanda üç tane kamp yeri var.
There are three campgrounds in this area.
Sami bir balıkçının kamp yerindeydi.
Sami was at a fisherman's campground.
Burası güzel görünümlü bir kamp alanı.
This is a nice-looking campground.
Tom kampa geldiğinde hâlâ günün erken saatleriydi.
It was still early in the day when Tom arrived at the campground.
Taşlarının nereye götürüldüğü bugün bilinmemektedir.
It is unknown what the campgrounds are being used for today.
Hükümet, facilitative bir mekanizma ve finansal mekanizma.
A campground statue reminds Bohemians to keep their mouth shut about the Grove.
Daha sonra kamp aylakların saldırısına uğrar ve Amy, kamptaki diğer bazıları ile birlikte öldürülür.
Later, the campground is attacked by walkers, and Amy is among the camp members killed.