Ana içeriğe geç
Sözlük
/
bursting

bursting

/ˈbɜːstɪŋ/2 hece
C1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir

Tanım

•To break from internal pressure.
•To cause to break from internal pressure.
•To cause to break by any means.
•To separate (printer paper) at perforation lines.
•To enter or exit hurriedly and unexpectedly.

Diğer Dillerde

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Hayat kaynıyor.
It's bursting with life.
Kalbim sıkışıyor.
My heart's bursting.
Meraktan çatlıyorum.
I'm bursting with curiosity.
Kalbin mi sıkışıyor?
Your heart's bursting?
Benim mesanem patlıyor.
My bladder is bursting.
Benim iç lastiğim patlıyor.
My bladder is bursting.
Hazine, paradan patlıyordu.
The treasury was bursting with money.
Boş. ↑ Muka (25 April 2019).
"Bursting the Aquarium Bubble".
It was bursting at the seams.
It was bursting at the seams.
Kafası yeni fikirlerle doluydu.
Her head was bursting with new ideas.
Uçak patladı, alevler içinde kaldı.
The plane exploded, bursting into flames.
Elinde olmadan gözyaşlarına boğuldu.
She could not help bursting into tears.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod