"burnt" kelimesinin Türkçesi: yanık, (bak.) burn, yanmış. burnt offering tanrılara kurban edilmek üzere yakılan hayvan. burnt orange kırmızımsı sarı renk. burnt sienna kırmızımsı kahverengi boya. burnt umber kırmızıya çalan kahverengi boya.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelyanık
Genel(bak.) burn
Genelyanmış. burnt offering tanrılara kurban edilmek üzere yakılan hayvan. burnt orange kırmızımsı sarı renk. burnt sienna kırmızımsı kahverengi boya. burnt umber kırmızıya çalan kahverengi boya.
Tanım
•destroyed or badly damaged by fire
Atasözü & Deyim
“Korkulu rüya (düş) görmektense uyanık yatmak evladır (yeğdir)”
“Yanık yerin otu tez biter”
Etimoloji
Inherited from Middle English brent, brynt; by surface analysis, burn + t.
Örnek Cümleler
Ev yandı.
The house has burnt down.
Çođu yandý.
Most of them got burnt.
Et yanmıştı.
The meat was burnt.
Dilimi yaktım.
I burnt my tongue.
Kendimi yaktım.
I've burnt myself.
Et kavrulmuştu.
The meat was burnt.
Ben hiç yanmadım.
I've never been burnt.
Onun evi yakıldı.
His house was burnt down.
Ben tostu yaktım.
I've burnt the toast.
Bu yanmış kokuyor.
It smells burnt.
Yulaf lapası yandı.
The porridge was burnt.
Parmak ucumu yaktım.
I burnt my fingertip.