blown

/bləʊn/1 hece
B1 seviye
EN → TR
"blown" kelimesinin Türkçesi: şişmiş, soluğu kesilmiş, nefes nefese olan, içine sürfe bırakılmış, üflemek suretiyle meydana getirilmiş.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelşişmiş
Genelsoluğu kesilmiş
Genelnefes nefese olan
Geneliçine sürfe bırakılmış
Genelüflemek suretiyle meydana getirilmiş.

Görsel

Yelkenleri Şişmiş Tarihi Ahşap Kalyon Gemisi 3D Render GörseliCilt üzerinde kan emmiş kene makro çekim: Şişmiş kene ve yeşil doğa arka planı

Tanım

•breathing laboriously or convulsively

Diğer Dillerde

Almancaaufgebläht
Bulgarcaзадъхан, издут, издухан, подут
Arnavutçaaj, fryrë

Etimoloji

From Middle English blawen, from Old English blāƿen, blāwen, past participle of Old English blāwan. Morphologically blow + -n.

Kelime Ailesi

ale-blown
blown flap
blown glass
blown out
blown-in-the-bottle
blown-off
endblown
freeblown
full-blown
glassblown
handblown
inblown
mindblown
mouthblown
outblown
sideblown
unblown
windblown

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
short winded
baked
bastardly
blazed
blitzed
bulled
cacky
chaffy
chemically impaired
chopped
cocking
crapalicious

Örnek Cümleler

Şişe üflemesi
Blown Bottle
Sigorta atmış.
The fuse has blown.
Sur'a üflendi.
And the Trumpet will be blown (i.e. the second blowing) and behold!
Sura üfürülür.
And then the Trumpet was blown.
Şapkamı uçurdum.
I had my hat blown off.
Ve sûra üflendi.
And then the Trumpet was blown.
Bir sigorta atmış.
A fuse has blown.
Sûra üfürülmüştür!
And the Trumpet will be blown (i.e. the second blowing) and behold!
O öfkelenmemeliydi.
She shouldn't have blown a fuse.
Boruya üflenmiştir.
And then the Trumpet was blown.
Dün şapkasını uçurdu.
She had her hat blown off yesterday.
Biz çatımızı uçurduk.
We had our roof blown off.