ashtray
/æʃtʃɹeɪ/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"ashtray" kelimesinin Türkçesi: küllük, tabla, kül tablası, sigara tablası. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelküllük
Geneltabla
Genelkül tablası
Genelsigara tablası
Görsel

Tanım
•a receptacle for the ash from smokers' cigars or cigarettes
Diğer Dillerde
AlmancaAschenbecher
Fransızcacendrier
İspanyolcacenicero
İtalyancaportacenere, posacenere
Rusçaпе́пельница
Arapçaطَفَّايَة, مِنْفَضَة
Azericekülqabı
Kazakçaкүл сауыт, күлдеуіш, күлсалғыш
Özbekçekuldon
Portekizcecinzeiro
Yunancaσταχτοδοχείο, τασάκι
Japonca灰皿
Korece재떨이
Lehçepopielniczka
Ukraynacaпопільни́чка
Hintçeऐशट्रे, राखदानी
Fincetuhkakuppi
Çekçepopelník
Rumencescrumieră
Macarcahamutartó
İbraniceמַאֲפֵרָה
Dancaaskebæger
Norveççeaskebeger
Endonezceasbak
Vietnamcagạt tàn, gạt tàn thuốc
Bulgarcaпепелни́к
Slovakçapopolník
Etimoloji
Etymology tree Proto-Indo-European *h₂eHs-der.? Proto-Germanic *askǭ Proto-West Germanic *askā Old English æsce Middle English asshe English ash Proto-Germanic *trawją Proto-West Germanic *trawi Old English trēġ Middle English trey English tray English ashtray From ash + tray. Compare German Aschenbecher.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
ash stand
Örnek Cümleler
Kültablanı kırdım.
I broke your ashtray.
Kül tablan var mı?
Do you have ashtrays?
Lütfen bana bir küllük verin.
Please give me an ashtray.
Ben restorandan küllük çaldım.
I've stolen the ashtray from the restaurant.
Bir kül tablasına ihtiyacım var.
I need an ashtray.
Tom Mary'nin önüne bir küllük koydu.
Tom put the ashtray in front of Mary.
Kül tablasını boşalt, içi izmarit dolu.
Empty the ashtray, because it's full of cigarette butts.
Bu sırada cam kül tablasını kırdı ve elini kesti.
In an anteroom Fagan broke a glass ashtray, cutting his hand.
Elbiseye, kül tablasına ve kahve fincanına dikkat edin.
Notice the robe, the ashtray, the coffee cup.
Sigara içen bir kişiyi öpmek kül tablası yalamak gibidir.
Kissing a person who smokes is like licking an ashtray.
Kendimi berbat hissediyorum, ama ben sadece kül tablanı kırdım.
I feel terrible, but I've just broken your ashtray.
Tom boş odaya girdi ve hemen küllükte yanan bir sigara fark etti.
Tom entered the empty room and immediately noticed a lit cigarette in the ashtray.