Onu kazandım.
I acquired it.
Selden gelen suya gider.
That which is easily acquired is easily lost.
İngilizce bilgisini aldı.
She acquired the knowledge of English.
Deneyim zamanla kazanılır.
Experience is acquired with time.
Yaşamında eğitimi geç aldı.
He acquired education late in his life.
O, hızla Fransızca öğrendi.
He acquired French quickly.
O gençken Fransızca öğrendi.
He acquired French when he was young.
1992: Sibalsa'yı satın aldı.
In 1992, the company acquired Sibalsa.
1999: Unimétal'i satın aldı.
In 1999, the company acquired Unimétal.
Meg birçok yeni arkadaş edindi.
Meg acquired many new friends.
Havyar edinilmiş bir lezzettir.
Caviar is an acquired taste.
Ayrıca ayrıca satın alınabilir.
It can also be acquired.