abolition
4 hece
C2 seviye
EN → TR
"abolition" kelimesinin Türkçesi: kaldırılma, ilga abolitionist herhangi bir şeyin kaldırılması taraftarı.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkaldırılma
Genelilga abolitionist herhangi bir şeyin kaldırılması taraftarı.
Tanım
•the act of abolishing a system or practice or institution (especially abolishing slavery)
Diğer Dillerde
AlmancaAbschaffung, Aufhebung
Fransızcaabolition
İspanyolcaabolición
İtalyancaabolizione
Rusçaотме́на
Arapçaإِلْغَاء, اِبْطَال
Felemenkçeabolitie, afschaffing, opheffing
Portekizceabolição
Yunancaκατάργηση
İsveççeavskaffande, upphävande
Hintçeउन्मूलन
Fincekumoaminen, lakkauttaminen, mitätöinti, orjakaupan lakkauttaminen, orjien vapauttaminen, orjuuden lakkauttaminen
Rumenceabolire, abolirea sclaviei
Macarcaa rabszolgaság eltörlése, eltörlés, rabszolga-felszabadítás
Latinceabolitiō, interitus
Dancaafskaffelse
Norveççeabolisjonisme, avskaffelse
Endonezceabolisi
Vietnamcabãi nô
Bulgarcaотменяне, премахване
Katalancaabolició
Ermeniceլուծարում, ոչնչացում, վերացում
Gürcüceგაუქმება
Kelime Ailesi
abolitional
abolitionary
abolitiondom
abolitionise
abolitionism
abolitionist
abolitionistic
abolitionize
nonabolition
proabolition
proabolitionist
reabolition
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
abolishment
abrogation
annulment
cancellation
deauthentication
devalidation
invalidation
nullification
renunciation
revocation
termination
vitiation
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
1970), yönetmen
1970), director William Still (1819–1902), abolitionist
Kölelik Karşıtlığı
Abolitionist
Yürürlükten Kaldırma
Abolition
Kölelik karşıtları kadınlar
Women as abolitionists
Osmanlı Hilafetinin ihyası ve kaldırılması
Revival and abolition of the Ottoman Caliphate
O, köleliğin kaldırılmasından yana biri değildi.
He was not an abolitionist.
Uygulama, köleliğin kaldırılmasıyla geriledi. [11]
The practice declined with the abolition of slavery.[11]
1801) 12 Temmuz – Josiah Wedgwood, English potter (d.
1824) July 12 – Josiah Wedgwood, English potter, abolitionist (d.
Sonra kayıplara karışmıştır, ne yaptığı bilinmemektedir.
After the abolition of the clan, what they did was not known.
Şıhlılar, Kırıntı'da aleviliğin dini önderleri olmuşlardır.
Quakers in particular were early leaders in abolitionism.
Avrupa'da köleliğin kaldırılması, sonunda Amerika'ya ulaştı.
The abolition of slavery in Europe eventually reached America.
Turistik gezilere açılması için çalışmalar sürdürülmektedir.
Negotiations on the abolition of visas for tourist groups were being conducted.
İlgili Sorular
Bush'a karşı kaldırılma süreci başlatılmalı mı?
Soru kaldırılma durumlarıyla ilgili bir deneyimin var mı? Benim sorumun da kaldırılabileceği endişesi var.
Daha fazla skor ve hızlı bir oyun temposu için zona savunmaları kaldırılmalı mı?
Komşumuz çitin olduğu 2 feet'lik şeridin kendisine ait olduğunu söylüyor ve çitin kaldırılmasını istiyor. Çiti 50 yıldır olduğu gibi korumak için hangi hukuki adımları atabiliriz?
ABD ve İngiltere, nükleer silahların kaldırılması sürecinde ne kadar güç ve nüfuz gösterebilir?