Ana içeriğe geç
Sözlük

zorunda ile cümle

zorunda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Dün gitmedim, bu nedenle bugün gitmek zorundayım.I didn't go yesterday, so I have to go today.
Bazı arkadaşlarla vedalaşmak zorundayım.I have to say goodbye to some friends.
Ayakkabılarımı cilalamak zorundayım.I have to shine my shoes.
Bagajımı açmak zorundayım.I have to unpack my luggage.
Ellerimi yıkamak ve dişlerimi fırçalamak zorundayım.I have to wash my hands and brush my teeth.
Herkes çalışmaya başlamak zorunda kaldı.Everyone had to start working.
Dövüşmek zorundayım.I have to fight.
Koşmak zorundayım.I have to run.
Durmak zorundayım.I have to stop.
Onu görmek zorunda değildim.I didn't need to see that.
Ne kaybetmek zorundayız?What do we have to lose?
Ne kaybetmek zorundayım?What do I have to lose?
Yağmur yüzünden oyunu ertelemek zorunda kaldık.We had to postpone the game due to rain.
Ben bunu dinlemek zorunda değilim.I don't have to listen to this.
Seni dinlemek zorunda değilim.I don't have to listen to you.
Randevu vermek zorunda değilim.I don't have to make an appointment.
Buna katlanmak zorunda değilim.I don't have to put up with this.
Bir söz söylemek zorunda değilim.I don't have to say a word.
Seninle konuşmak zorunda değilim.I don't have to talk to you.
Sana bir şey söylemek zorunda değilim.I don't have to tell you anything.
Onun hakkında düşünmek zorunda değilim.I don't have to think about it.
Yaşlı insanlar, zorunda kalırlarsa torunları için fedakârlıkta bulunmaya hazırdırlar.The elderly people are ready to sacrifice for their grandchildren, if they have to.
Yapmak zorunda olduğum bir işim var.I have a job I have to do.
Daha önce birini hiç kovmak zorunda kalmadım.I've never had to fire anyone before.
Anahtarı bulmak zorundayım.I have to find the key.
Kitabımı bitirmek zorundayım.I have to finish my book.
Önce bunu bitirmek zorundayım.I have to finish this first.
Boston'a geri dönmek zorundayım.I have to get back to Boston.
İş için değişime uğramak zorundayım.I have to get changed for work.
Şimdi giyinmek zorundayım.I have to get dressed now.
O trene binmek zorundayım.I have to get on that train.
Biraz para almak zorundayım.I have to get some money.
Bir şey almak zorundayım.I have to get something.
Sınıfa gitmek zorundayım.I have to get to class.
Okula gitmek zorundayım.I have to get to school.
Bir şekilde kalkmak zorundayım.I have to get up anyways.
Her halükârda kalkmak zorundayım.I have to get up anyways.
Tom'la konuşmaya gitmek zorundayım.I have to go talk to Tom.
Okulları nakletmek zorundayım.I have to transfer schools.
Beklemek zorundayım.I have to wait.
Bu gece geç saatlere kadar çalışmak zorundayım.I have to work late tonight.
Bu öğleden sonra çalışmak zorundayım.I have to work this afternoon.
Bu hafta sonunda çalışmak zorundayım.I have to work this weekend.
Bu gece çalışmak zorundayım.I have to work tonight.
Ben gitmeden önce siz arkadaşları görmek zorundaydım.I just had to see you guys before I left.
Gerçekten gitmek zorunda kalabilirim.I may actually have to go.
O şansı almak zorunda kalabilirim.I may have to take that chance.
Şüpheli tüm eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.The suspect had to lay all his things on the table.
Şüpheli tüm kişisel eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.The suspect had to lay all his personal effects on the table.
Onu cevaplamak zorunda değilsin.You don't have to answer that.
Bir şey açıklamak zorunda değilsin.You don't have to explain anything.
Bana iki kez söylemek zorunda değilsin.You don't have to tell me twice.
Ann'den özür dilemek zorundayım.I have to apologize to Ann.
Etek uygun değildi, bu yüzden değiştirmek zorunda kaldım.The skirt didn't fit so I had to alter it.
Sana bunu kaç defa söylemek zorundayım?How many times do I have to tell you this?
Saçımı kestirmek zorundayım.I must get my hair cut.
Bizimle buluşmak için dersi asmak zorunda kaldı.Tom had to cut the class in order to meet us.
Neler olduğunu öğrenmek zorundayız.We have to find out what's going on.
Komutan herkesin gemiyi terk etmek zorunda olduğuna karar verdi.The commandant decided that everyone had to leave the ship.
Kirasını ödemek için Tom'un ödünç para almak zorunda olduğundan eminim.I'm sure Tom had to borrow money in order to pay his rent.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod