Ana içeriğe geç
Sözlük

zorunda ile cümle

zorunda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Neden bunu yapmak zorunda olduğumuzu anlamıyorum.I don't see why we have to do this.
Şimdi buradan çıkmak zorundasın.You've got to get out of here now.
Soruyu cevaplamak zorundasın.You've got to answer the question.
Herhangi bir şey söylemek zorunda değildin.You wouldn't have to say anything.
Artık saklanmak zorunda olmayacaksın.You won't have to hide any longer.
Bu gece bakıcılık yapmak zorunda olmayacaksınız.You won't have to babysit tonight.
Tom'a erken gitmek zorunda olduğumu söyledim.I told Tom I had to leave early.
Bir şey yapmak zorunda olduğumu düşünüyordum.I thought I had to do something.
Beni seninle götürmek zorundasın.You've got to take me with you.
Sırada beklemek zorunda değilsin.You don't have to wait in line.
Neden odama gitmek zorundayım?Why do I have to go to my room?
Neden yardım etmek zorunda olduğumuzu anlamıyorum.I don't see why we had to help.
Buradan çıkmak zorundasın.You've got to get out of here.
Bunu herkese sormak zorundayız.We have to ask everybody this.
Tom'la aynı fikirde olmak zorundayım.I'm forced to agree with Tom.
Şansımı denemek zorunda olacağım.I'll have to take my chances.
Tom onun ne yapmak zorunda olduğunu bilir.Tom knows what he has to do.
Bunu elle yapmak zorunda kalacağım.I'll have to do it manually.
Tom'a danışmak zorunda kalacağım.I'll have to check with Tom.
Üzgünüm, onu yapmak zorunda kaldım.I'm sorry I had to do that.
Zorunda olursam Tom'u öldürürüm.I'll kill Tom if I have to.
Onu hatırlamak zorunda kalacağım.I'll have to remember that.
Bana inanmak zorundasın.You've got to believe me.
Beni dinlemek zorundasın.You have to listen to me.
Koşmak zorunda kalacağım.I'm going to have to run.
Onu görmek zorunda olduğuma sevindim.I'm glad I got to see it.
Yapmak zorunda olduğumu yapıyorum.I'm doing what I have to.
Gitmeme izin vermek zorundasın.You've got to let me go.
Hazır olmak zorundasın.You have to be prepared.
Esnek olmak zorundasın.You have to be flexible.
Yaratıcı olmak zorundasın.You have to be creative.
Yaratıcı olmak zorundasınız.You have to be creative.
Ciddi olmak zorundayız.We have to be serious.
Sabırlı olmak zorundayız.We have to be patient.
Tom'a söylemek zorunda olacağım.I'll have to tell Tom.
Sen kalkmak zorundasın.You've got to get up.
Terk etmek zorunda kalacaksın.You'll have to leave.
Sen sürmek zorunda olacaksın.You'll have to drive.
Denemek zorundasın, Tom.You have to try, Tom.
Ödemek zorunda kalacaksın.You'll have to pay.
Seçmek zorundasın.You have to choose.
Hepimiz ölmek zorundayız.We all have to die.
Yemek zorundasın.You have to eat.
Yemek zorundasınız.You have to eat.
Beklemek zorundayız.We have to wait.
Tom'un söylemek zorunda olduğunu dinleyelim.Let's hear what Tom has to say.
Yeni bir tarayıcı satın almak zorundayım.I have to buy a new scanner.
Madem ki projende bir hata yaptın, sıfırdan başlamak zorundasın.Since you made a mistake in your project, you have to start over from scratch.
Tom'un söylemek zorunda olduğu şeyi dinlemeni istiyorum.I want you to listen to what Tom has to say.
Hiç kimse bunu yapmak istemiyor ama bizden biri yapmak zorunda.Nobody wants to do it, but one of us has to.
Tom Mary'nin söylemek zorunda olduğu hiçbir şeyi duymak istemiyor.Tom doesn't want to hear anything Mary has to say.
Eğer o gerçekten gitmek istemiyorsa gitmek zorunda olmamalı.If he really doesn't want to go, he shouldn't have to.
Tom'un yardımını istiyorsan, bunun için Tom'dan istemek zorundasın.If you want Tom's help, you'll have to ask him for it.
Gerçekten yapmak istemiyorsan onu yapmak zorunda değilsin.You don't have to do that if you don't really want to.
İstemiyorsan Tom'la konuşmak zorunda değilsin.You don't have to speak to Tom if you don't want to.
Tom'un doğum günü partisine gitmek istemiyorsan, gitmek zorunda değilsin.If you don't want to go to Tom's birthday party, you don't have to.
Tom'un doğum günü partisine katılmak istemiyorsan katılmak zorunda değilsin.If you don't want to attend Tom's birthday party, you don't have to.
Gerçekten dikkatli olmak zorundasın.You've got to be really careful.
Dikkatli olmayı öğrenmek zorundasın.You've got to learn to be careful.
Çok dikkatli olmak zorunda olacağız.We're going to have to be very careful.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod