Ana içeriğe geç
Sözlük

zorun ile cümle

zorun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Dışarı çıkmak zorunlu.It's imperative to go out.
Çözmek zorunda olduğumuz sorun bu.That's the question we have to solve.
Sorunla yüzleşmek zorunda kalındı.The problem had to be faced.
Bir karar almak zorundayız.We have to make a decision.
Telleri ayırmak zorunda kalacağız.We'll have to separate the wires.
Beni görmeye gelmek zorunda değilsin.You don't have to come see me.
Tom kalmak zorunda.Tom has to stay.
Ayrılmak zorundayız.We have to split.
İlerlemek zorundayız.We have to roll.
Gitmek zorundayız.We have to leave.
Dövüşmek zorundasın.You have to fight.
Yardım etmek zorundasın.You have to help.
Taşınmak zorundasın.You have to move.
Başlamak zorundasın.You have to start.
Denemek zorundasın.You have to try.
Biz alışverişe gitmek zorundayız.We have to go shopping.
Herkes çalışmaya başlamak zorundaydı.Everyone had to start working.
Herkes çalışmaya başlamak zorunda kaldı.Everyone had to start working.
Uyanık kalmak zorundasın.You have to stay awake.
Onlar cevap vermek zorunda değil.They don't have to answer.
Tom ölmek zorunda değildi.Tom didn't have to die.
Tom bitirmek zorunda değil.Tom doesn't have to finish.
Yavaş yavaş yürümek zorundayım.I have to walk slowly.
Dövüşmek zorundayım.I have to fight.
Koşmak zorundayım.I have to run.
Durmak zorundayım.I have to stop.
Saklanmak zorunda değiliz.We don't have to hide.
Gizlenmek zorunda değiliz.We don't have to hide.
Sormak zorunda değildin.You didn't have to ask.
Kendi yolunu seçmek zorundasın.You have to choose your own path.
Kendi yolunu bulmak zorundasın.You have to find your own way.
Bizden biri bunu yapmak zorunda.One of us has to do this.
Sormak zorunda değildiniz.You didn't have to ask.
Ayrılmak zorunda değildin.You didn't have to leave.
Yalan söylemek zorunda değildin.You didn't have to lie.
Sen çıkmak zorunda değilsin.You don't get to quit.
Cevap vermek zorunda değilsin.You don't have to answer.
Cevap vermek zorunda değilsiniz.You don't have to answer.
Özür dilemek zorunda değilsin.You don't have to apologize.
Özür dilemek zorunda değilsiniz.You don't have to apologize.
Gelmek zorunda değilsin.You don't have to come.
Gelmek zorunda değilsiniz.You don't have to come.
Açıklamak zorunda değilsin.You don't have to explain.
Gitmek zorunda değilsin.You don't have to go.
Yalan söylemek zorunda değilsin.You don't have to lie.
Şarkı söylemek zorunda değilsin.You don't have to sing.
Konuşmak zorunda değilsin.You don't have to speak.
Konuşmak zorunda değilsiniz.You don't have to speak.
Sen endişelenmek zorunda değilsin.You don't have to worry.
Sonuçları kabul etmek zorundayım.I must accept the consequences.
Peki, biri iyi olmak zorunda.Well someone has to be good.
Bugün raporunu bitirmek zorundasın.You have today to finish your report.
Eve gitmek zorunda değil misin?Don't you have to get home?
Bunu yapmak zorunda değildim.I didn't have to do that.
Onu taşımak zorunda değildim.I didn't have to move it.
Onu görmek zorunda değildim.I didn't need to see that.
Çok beklemek zorunda kalmadım.I didn't have to wait long.
Ne yapmayı planladığını kesinlikle bilmek zorundayım.I absolutely must know what you're planning to do.
Aslında koşmak zorundayım.I actually have to run.
Tom'un söylemek zorunda olduğu bir şeyi her zaman dinlerim.I always listen to anything Tom has to say.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
zorun ile cümle - Sayfa 35 - zorun kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App