Bazı zorluklardan bahsettim, bazı çözümlerden de bahsetmeme izin verin, tahmin edilebilir çözümler.Mluvila jsem o některých výzvách, teď bych ráda mluvila o některých řešeních, a předpokládaných řešeních.
Bazı zorluklardan bahsettim, bazı çözümlerden de bahsetmeme izin verin, tahmin edilebilir çözümler.Omówiłam już niektóre z wyzwań, a teraz opowiem o rozwiązaniach. Można się ich domyślić.
Bazı zorluklardan bahsettim, bazı çözümlerden de bahsetmeme izin verin, tahmin edilebilir çözümler.Tôi đã nói vè 1 số thử thách để tôi nói về 1 số giải pháp và đây đều là những giải pháp có thể dự đoán trước
Bazı zorluklardan bahsettim, bazı çözümlerden de bahsetmeme izin verin, tahmin edilebilir çözümler.דיברתי על כמה מהאתגרים, עכשיו אני אדבר על כמה מהפתרונות, ויש פתרונות צפויים.
Bazı zorluklardan bahsettim, bazı çözümlerden de bahsetmeme izin verin, tahmin edilebilir çözümler.لقد تحدثت عن بعض التحديات، دعني أتحدث عن بعض الحلول، هناك الحلول التي من السهل التنبؤ بها.
Bazı zorluklardan bahsettim, bazı çözümlerden de bahsetmeme izin verin, tahmin edilebilir çözümler.解決策についてお話ししたいと思います 予測可能な解決策がありますね 今までの中にヒントがありました
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Có lẽ đó là những gì nghịch cảnh mang lại cho chúng ta một cảm giác của cái tôi, một cảm giác của sức mạnh.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Forse è questo ciò che ci dà l'avversità, Un senso di possesso, un senso di propria forza.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.역경이야말로 우리들로 하여금 우리의 자아와 능력을 일깨우도록 하고
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Może to dają nam przeciwności, poczucie siebie, poczucie własnej mocy.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Možná to je to, co nám neštěstí dává, pocit toho, že jsme, a pocit naši vlastní síly.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Možno to je to čo nám dáva nepriazeň osudu, vedomie seba samých, vedomie našej vlastnej sily.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Peut-être que c'est ce que l'adversité nous offre, un sens de nous-même, un sens de notre propre puissance.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Poate că asta ne dă adversitatea: un simț al sinelui, cunoașterea propriei noastre puteri.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Quizás esto es lo que la adversidad nos da, un sentido de "sí mismo", un sentido de nuestro propio poder.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Talán ez az, amit a hátrányos helyzet nyújt számunkra, a magunkról alkotott képünket, a saját erőnk tudatát.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Talvez seja isso que a adversidade nos dá, um sentido de nós próprios, um sentido do nosso potencial.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Wellicht is dat hetgene dat tegenslag ons biedt: zelfbewustzijn, een besef van onze eigen kracht.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Ίσως αυτό είναι που μας δίνουν οι αντιξοότητες, αίσθηση του εαυτού μας, αίσθηση της προσωπικής μας δύναμης.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Може би това ни дава бедата, усет за самоличност, усет за собствената ни мощ.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Может, именно это и дают нам неблагоприятные обстоятельства: чувство самого себя, чувство собственной силы.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Можливо це те, що нам дають труднощі - розуміння самих себе, усвідомлення власних сил.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.אולי זה מה שמעניקה לנו המצוקה, תחושה של עצמיות, ותחושה של הכוח שבנו.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.فهذا ما قد تعطينا المحن الشعور بالذات والقوة
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.自我や自己能力を教えてくれるのではないでしょうか 自分自身へ贈るプレゼントです
Ben bu ayrıntıları ile taşıdığı korku, ama benim küçük görelim zorluklar, durumu anlamak için. "나는이 세부 사항 당신을 낳은 것을 두려워하지만 내 작은 모습을 보게하고 있습니다 문제는, 그 상황을 이해할 수있다면. "
Ben bu ayrıntıları ile taşıdığı korku, ama benim küçük görelim zorluklar, durumu anlamak için. "あなたが状況を理解したならば、難しさ、。" "私は密接に続く午前、"私は答えた。
Ben bu yaklaşıma bayıldım. Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Мне это очень нравится: не "подняться к", а "держаться на" высоте.
Ben psikiyatr olarak biliyorum ki, zorluklarla, tatmin arasında çelişkili bir ilişki var.정신과의사로서 내가 아는 한 역경과 소망실현 사이에는 역설적 관계가 있다.
Ben psikiyatr olarak biliyorum ki, zorluklarla, tatmin arasında çelişkili bir ilişki var.Tukaj nastopi paradoksalno razmerje, ki ga poznam kot psihiater, med težavo in izpolnitvijo.
Ben psikiyatr olarak biliyorum ki, zorluklarla, tatmin arasında çelişkili bir ilişki var.קיים קשר פרדוקסלי ככל שאני יודע כמו הפסיכיאטר, בין מצוקה וסיפוק,
Ben psikiyatr olarak biliyorum ki, zorluklarla, tatmin arasında çelişkili bir ilişki var.そして束縛と自由、
Bilgisayar grafiklerinin en büyük zorluklarından bir tanesi gerçek bir resim yaratabilmek, dijital insan yüzü.컴퓨터 그래픽 분야의 가장 큰 과제 중 하나는 사람의 얼굴을 디지털로 포토리얼하게 표현하는 것이었습니다.
Bilgisayar grafiklerinin en büyük zorluklarından bir tanesi gerçek bir resim yaratabilmek, dijital insan yüzü.Un des plus grands défis dans l'image de synthèse a toujours été de créer un visage humain photo-réaliste.
Bilgisayar grafiklerinin en büyük zorluklarından bir tanesi gerçek bir resim yaratabilmek, dijital insan yüzü.Uno de los mayores retos en computación gráfica ha sido el poder crear un rostro humano digital fotorrealista.
Bilgisayar grafiklerinin en büyük zorluklarından bir tanesi gerçek bir resim yaratabilmek, dijital insan yüzü.Одной из самых сложных задач в компьютерной графике было создание фото-реалистичного цифрового лица человека.
Bilgisayar grafiklerinin en büyük zorluklarından bir tanesi gerçek bir resim yaratabilmek, dijital insan yüzü.אחד מהאתגרים הגדולים בגרפיקה ממוחשבת היה ליצור פרצוף אנושי, פוטו ראליסטי.
Bilgisayar grafiklerinin en büyük zorluklarından bir tanesi gerçek bir resim yaratabilmek, dijital insan yüzü.إن إحدى التحديات الكبيرة في فن الرسم عن طريق الحاسوب هي القدرة على تكوين صورة حقيقية صورة رقمية لوجه بشري
Bilgisayar grafiklerinin en büyük zorluklarından bir tanesi gerçek bir resim yaratabilmek, dijital insan yüzü.本物のように見える人の顔を デジタル合成することでした これが難しい理由は エイリアンや恐竜とは違って
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Azoknak közületek, akinek nehéz volt Ne hagyjátok veszni álmaitokat.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Für diejenigen von Euch, die keinen Ausweg sehen, gebt euren Traum nicht auf!
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Gửi tới những người đã trả qua những biến cố áy, đừng từ bỏ giấc mơ của mình.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.살아가며 고난을 겪어야 했던 분들 꿈을 포기하지 마십쇼.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Para aqueles que têm passado por dificuldades, não desistam do vosso sonho.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Para aquellos que hayan experimentado algunas dificultades: No abandones tu sueño.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Pentru voi toţi acei care aţi întâmpinat greutăţi în viaţă, nu renunţaţi la visele voastre.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Pour ceux d'entre vous qui ont connu des difficultés N'abandonnez pas votre rêve
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Pre tích z vás, ktorí už zažili nejaké ťažkosti, nevzdávajte sa svojho sna.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Pro ty z vás, kdo zažili těžké časy: "Nevzdávejte se svých snů."
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Voor de mensen onder jullie die ervaringen hebben gehad met ontberingen, geef je droom niet op.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Za vse, ki ste izkusili prenekatere stiske, nikar ne obupajte nad svojimi sanjami.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Για εσάς που έχετε περάσει δύσκολα, μην παρατάτε το όνειρο σας.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Для тех из вас, кто испытывает трудности, не предавайте Вашу мечту.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.לאלו מכם שחוו קשיים, אל תוותרו על החלום שלכם.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.لأولئك الذين لديهم خبره من بعض المصاعب لا تتخلى عن حلمك
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.夢を諦めちゃだめだ 試練はやってくる でもそれは留まるものではなく
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Bukan naik menuju, melainkan naik bersama-sama dengan.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Ei vain kohdata haasteet, vaan kasvaa niiden veroisiksi.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Ikke rejse os til, men rejse os med.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Inte stiga upp till det, stiga upp med det.