Ana içeriğe geç
Sözlük

zorlukla ile cümle

zorlukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
En büyük zorluklar nelerdir?What are the biggest challenges?
Biz zorlukların farkındayız.We're aware of the challenges.
Biz birçok zorluklarla karşı karşıyayız.We face many challenges.
Artık seni buralarda zorlukla görebiliyoruz.We hardly ever see you around here anymore.
Bu zorlukla bir fark yarattı.It hardly made a difference.
Tom zorlukları sever.Tom loves challenges.
Eğer zorlukların olursa beni ara.Call me if you have difficulties.
Tom'un ne dediğini zorlukla duyabildim.I could hardly hear what Tom was saying.
Kamyon sürücüleri belirgin zorluklarla karşı karşıyadır.Truck drivers face obvious challenges.
Bunlar ilginç zorluklardır.These are interesting challenges.
Başlangıçta zorluklar vardı.Initially there were challenges.
Herkesin hayatta zorlukları var.Everyone has challenges in life.
Zorluklar olacağını biliyoruz.We know there'll be challenges.
Hangi zorluklarla karşı karşıya kalabiliriz?What challenges might we face?
Bazı büyük zorluklar devam ediyor.Some major challenges remain.
Daha önce zorluklar yaşadık.We've had challenges before.
Her zaman zorluklar vardır.There are always challenges.
Zorluklar sayısızdır.The challenges are numerous.
Zorluklar artıyor.The challenges are mounting.
Bazı zorluklarımız var.We do have some challenges.
İleride zorluklar var.There are challenges ahead.
Tom zorlukla Fransızca konuşur.Tom hardly speaks French.
Zorluklar vardı.There were challenges.
Diana zorlukla nefes alıyordu.Diana gasped.
Fadıl, Dania'yı zorlukla tanıdı.Fadil barely recognized Dania.
Ben zorlukları seviyorum.I love challenges.
Tom mali zorluklar yaşıyor.Tom is having financial difficulties.
Zorluklara rağmen başarılı oldu.He succeeded, despite the difficulties.
Tom zorlukla hareket edebilir.Tom could hardly move.
Tom zorlukla hareket edebiliyor.Tom can hardly move.
Zorlukla hareket edebiliyorum.I can hardly move.
Sami zorlukla karşılaştı.Sami ran into trouble.
Sami bazı ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldı.Sami faced some grave challenges.
Tom tüm engelleri ve zorlukları aştı.Tom overcame all obstacles and difficulties.
Tom çok zorluklar çekti.Tom went through a lot of hardship.
Onun gençliğinde nasıl zorluklar yaşadığını bilmiyorlar.They don't know what difficulties he went through in his youth.
Büyük bir zorlukla karşı karşıya.He is facing a challenge.
Zorlukların farkında.He was aware of the difficulties.
Bunun uygulanmasındaki bazı pratik zorluklar da tartışılmıştır.Some practical difficulties of implementing this are also discussed.
Aslında bu zorluklar, alanı terk etmesinin temel nedenlerinden biridir.In fact these challenges are one of the primary reasons why he left the field.
Prader-Willi, aşırı yemek ve öğrenme zorlukları ile ilişkili bir gelişimsel bozukluktur.Prader–Willi is a developmental disorder associated with over-eating and learning difficulties.
Europa'nın düşük yerçekimi kolonizasyon adına zorluklar getirebilir.The low gravity of Europa may also present challenges to colonization efforts.
Leo Fokas, zorlukla bir gemiye binip kaçabildi.Leo Phocas barely escaped by boarding a ship.
"Küresel gıda güvenliği: gerçeklik, zorluklar ve perspektifler" - monografi, Almanya, Köln, 2017.Global food security: realities, challenges and prospects - monographs, Germany, Cologne, 2017.
Europa'nın kolonizasyonu çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir.The colonization of Europa presents numerous difficulties.
Tüm zorluklar ise ondan korkmaktadır”.This is what I am fearful of."
Ekip 40 milyon dolarlık bütçeyle, yine de birçok zorlukla karşı karşıya kaldı.With a budget of $40 million, the team still faced many challenges.
Eğer zorluklar çok fazlaysa birey yeni beceriler edinerek akış durumuna geri dönebilir” demiştir.If challenges are too great, one can return to the flow state by learning new skills."
Cemaat içi zorluklarda da Hamon çağrıldı.Hamon was also called upon to decide communal difficulties.
Çiftçiler bile büyük zorluklar yaşamışlardır.Farmers have also suffered more economic difficulties.
MIPS pazara girene kadar bazı finansal zorluklarla karşılaştı.However, MIPS had financial difficulties while bringing it to market.
Şiirin yaşlanma ve ölüme odaklanması, filmin sanatsal zorlukları irdelemesiyle bağlantılıdır.The poem's focus on aging and death connects to the film's exploration of artistic difficulty.
Elit güçlerin karşısına çıkabilecek zorluklar genellikle toplumun uçlarındakilerinden gelir.Challenges to elite power are often likely to arise on the margins of society.
Bu deneylerin yürütülmesinde ve sonuçların yorumlanmasında yeni zorluklar getirdi.This presented new challenges in the conduct of experiments and the interpretation of results.
Kurbanı zorlukla kurtuldu.The victim barely survived.
Şarkı, Strøm'in hayatta karşılaştığı zorluklar üzerine söylediği bir tempoda numara.The song is an up-tempo number, in which Strøm sings about the difficulties she faces in life.
(1935) Tüm bu zorluklara rağmen Thälmann iyi bir öğrenciydi.Despite this burden, Thälmann was a good student who enjoyed learning.
Hayatının önemli bir kısmını bu kampta zorluklar içerisinde geçirdi.He learned a lot about life in that harsh journey.
Geriye dönüp baktığımızda evren bize; onu gözlemlememizde bazı zorluklar çıkartmıştır.And when we left they still got to see (us) flourish and become (who we are).
Sosyal ilişki zorlukları, akademik zorluklar kadar sık görülmektedir.Academic difficulties are frequent as are problems with relationships.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod