Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Možno to je to čo nám dáva nepriazeň osudu, vedomie seba samých, vedomie našej vlastnej sily.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Peut-être que c'est ce que l'adversité nous offre, un sens de nous-même, un sens de notre propre puissance.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Poate că asta ne dă adversitatea: un simț al sinelui, cunoașterea propriei noastre puteri.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Quizás esto es lo que la adversidad nos da, un sentido de "sí mismo", un sentido de nuestro propio poder.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Talán ez az, amit a hátrányos helyzet nyújt számunkra, a magunkról alkotott képünket, a saját erőnk tudatát.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Talvez seja isso que a adversidade nos dá, um sentido de nós próprios, um sentido do nosso potencial.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Wellicht is dat hetgene dat tegenslag ons biedt: zelfbewustzijn, een besef van onze eigen kracht.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Ίσως αυτό είναι που μας δίνουν οι αντιξοότητες, αίσθηση του εαυτού μας, αίσθηση της προσωπικής μας δύναμης.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Може би това ни дава бедата, усет за самоличност, усет за собствената ни мощ.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Может, именно это и дают нам неблагоприятные обстоятельства: чувство самого себя, чувство собственной силы.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Можливо це те, що нам дають труднощі - розуміння самих себе, усвідомлення власних сил.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.אולי זה מה שמעניקה לנו המצוקה, תחושה של עצמיות, ותחושה של הכוח שבנו.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.فهذا ما قد تعطينا المحن الشعور بالذات والقوة
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.自我や自己能力を教えてくれるのではないでしょうか 自分自身へ贈るプレゼントです
Ben bu ayrıntıları ile taşıdığı korku, ama benim küçük görelim zorluklar, durumu anlamak için. "나는이 세부 사항 당신을 낳은 것을 두려워하지만 내 작은 모습을 보게하고 있습니다 문제는, 그 상황을 이해할 수있다면. "
Ben bu ayrıntıları ile taşıdığı korku, ama benim küçük görelim zorluklar, durumu anlamak için. "あなたが状況を理解したならば、難しさ、。" "私は密接に続く午前、"私は答えた。
Ben bu yaklaşıma bayıldım. Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Мне это очень нравится: не "подняться к", а "держаться на" высоте.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Én rövidlátó vagyok. Nézem a jeleket a terem végében, de alig látom őket.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Eu sou míope. Olho para os sinais lá ao fundo, mal os consigo ver.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Eu sunt miop. Ma uit la semnele din fundul salii si de abia le vad.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Ich bin kurzsichtig. Ich gucke die Schilder hinten an und kann sie kaum sehen.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Ik ben bijziend. Ik kan de tekens achteraan nauwelijks zien.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Jestem krótkowidzem. Patrzę na napisy na końcu sali i z trudem je widzę.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Je suis myope. Je regarde les symboles au fond, je peux à peine les voir.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Jsem krátkozraký. Koukám se na cedule vzadu, sotva je vidím.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.저는 근시입니다. 저 끝에 표지를 봐도 거의 안 보입니다.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Saya menderita rabun jauh. Saya sulit melihat tanda di ujung sana.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Tôi bị cận thị, khi nhìn các biển ở cuối, tôi hầu như không thấy gì.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Yo soy miope. Miro las señales al final y casi no puedo verlas.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Έχω μυωπία. Τα σήματα στο τέλος, τα βλέπω ίσα ίσα.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Аз съм късоглед. Гледам към знаците в дъното, и едва ги виждам.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.У мене короткозорість. Коли я дивлюсь на знаки в кінці залу, то заледве їх бачу.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Я близорук. Я смотрю на те знаки там вдалеке и едва вижу их.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.אני קצר-רואי. אני מביט בשלטים מאחור ובקושי יכול לראות אותם.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.أنا قصير النظر. أنظر الى العلامات في النهاية، أستطيع رؤيتها بصعوبة.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.では・・・よし、これであそこを走っている人が見えるようになりました。
Ben psikiyatr olarak biliyorum ki, zorluklarla, tatmin arasında çelişkili bir ilişki var.정신과의사로서 내가 아는 한 역경과 소망실현 사이에는 역설적 관계가 있다.
Ben psikiyatr olarak biliyorum ki, zorluklarla, tatmin arasında çelişkili bir ilişki var.Tukaj nastopi paradoksalno razmerje, ki ga poznam kot psihiater, med težavo in izpolnitvijo.
Ben psikiyatr olarak biliyorum ki, zorluklarla, tatmin arasında çelişkili bir ilişki var.קיים קשר פרדוקסלי ככל שאני יודע כמו הפסיכיאטר, בין מצוקה וסיפוק,
Ben psikiyatr olarak biliyorum ki, zorluklarla, tatmin arasında çelişkili bir ilişki var.そして束縛と自由、
Bilgisayar grafiklerinin en büyük zorluklarından bir tanesi gerçek bir resim yaratabilmek, dijital insan yüzü.컴퓨터 그래픽 분야의 가장 큰 과제 중 하나는 사람의 얼굴을 디지털로 포토리얼하게 표현하는 것이었습니다.
Bilgisayar grafiklerinin en büyük zorluklarından bir tanesi gerçek bir resim yaratabilmek, dijital insan yüzü.Un des plus grands défis dans l'image de synthèse a toujours été de créer un visage humain photo-réaliste.
Bilgisayar grafiklerinin en büyük zorluklarından bir tanesi gerçek bir resim yaratabilmek, dijital insan yüzü.Uno de los mayores retos en computación gráfica ha sido el poder crear un rostro humano digital fotorrealista.
Bilgisayar grafiklerinin en büyük zorluklarından bir tanesi gerçek bir resim yaratabilmek, dijital insan yüzü.Одной из самых сложных задач в компьютерной графике было создание фото-реалистичного цифрового лица человека.
Bilgisayar grafiklerinin en büyük zorluklarından bir tanesi gerçek bir resim yaratabilmek, dijital insan yüzü.אחד מהאתגרים הגדולים בגרפיקה ממוחשבת היה ליצור פרצוף אנושי, פוטו ראליסטי.
Bilgisayar grafiklerinin en büyük zorluklarından bir tanesi gerçek bir resim yaratabilmek, dijital insan yüzü.إن إحدى التحديات الكبيرة في فن الرسم عن طريق الحاسوب هي القدرة على تكوين صورة حقيقية صورة رقمية لوجه بشري
Bilgisayar grafiklerinin en büyük zorluklarından bir tanesi gerçek bir resim yaratabilmek, dijital insan yüzü.本物のように見える人の顔を デジタル合成することでした これが難しい理由は エイリアンや恐竜とは違って
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Azoknak közületek, akinek nehéz volt Ne hagyjátok veszni álmaitokat.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Für diejenigen von Euch, die keinen Ausweg sehen, gebt euren Traum nicht auf!
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Gửi tới những người đã trả qua những biến cố áy, đừng từ bỏ giấc mơ của mình.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.살아가며 고난을 겪어야 했던 분들 꿈을 포기하지 마십쇼.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Para aqueles que têm passado por dificuldades, não desistam do vosso sonho.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Para aquellos que hayan experimentado algunas dificultades: No abandones tu sueño.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Pentru voi toţi acei care aţi întâmpinat greutăţi în viaţă, nu renunţaţi la visele voastre.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Pour ceux d'entre vous qui ont connu des difficultés N'abandonnez pas votre rêve
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Pre tích z vás, ktorí už zažili nejaké ťažkosti, nevzdávajte sa svojho sna.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Pro ty z vás, kdo zažili těžké časy: "Nevzdávejte se svých snů."
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Voor de mensen onder jullie die ervaringen hebben gehad met ontberingen, geef je droom niet op.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Za vse, ki ste izkusili prenekatere stiske, nikar ne obupajte nad svojimi sanjami.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Για εσάς που έχετε περάσει δύσκολα, μην παρατάτε το όνειρο σας.