zorlayıcı ile cümle
zorlayıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu değerin 350 olması gerektiğine dair zorlayıcı sebepler var.Και έχουμε αδιάσειστα στοιχεία ότι πρέπει οπωσδήποτε να γίνει 350.
Bu değerin 350 olması gerektiğine dair zorlayıcı sebepler var.Последние данные однозначно указывают на то, что она должна быть на уровне 350.
Bu değerin 350 olması gerektiğine dair zorlayıcı sebepler var.Сега има неоспорими доказателства, че наистина трябва да бъде 350.
Bu değerin 350 olması gerektiğine dair zorlayıcı sebepler var.עכשיו קיימת עדויות משכנעות שזה באמת חייב להיות 350.
Bu değerin 350 olması gerektiğine dair zorlayıcı sebepler var.الآن هناك أدلة قاهرة/ مقنعة إنه حقاً بحاجة لأن يكون 350.
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.Descubrí que mi fotografía era casi compulsiva.
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.Ich habe mich fast dazu verpflichtet gefühlt zu fotografieren.
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.Ik ervoer mijn fotografie als bijna dwangmatig.
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.Il mio fotografare è quasi compulsivo.
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.Je trouve cette photographie que j'ai prise presque compulsive.
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.그리고 제 사진 작업이 눈을 뗄 수 없을 만큼 흥미롭다 생각했습니다.
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.Már szinte megszállottan fényképeztem.
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.Pentru mine, fotografia e ceva compulsiv.
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.Saya merasa mengambil foto ini hampir seperti kewajiban.
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.Stało się to dla mnie nałogiem.
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.Tôi nhân ra rằng việc chụp ảnh của mình gần như là bắt buộc.
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.Тази моя фотография се оказа почти натрапчива.
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.Я понял, что фотография для меня - это что-то непреодолимое.
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.מצאתי שהצורך שלי לצלם הוא כמעט כפייתי.
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.وجدت أن هذا التصوير الذى أقوم بة مُلْزِم
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.写真の方が 時に扇情的なドキュメンタリより
Bu grafikler zorlayıcı ve dalgalı, ama insanların bakış açısından aslında çok bir faydası yok.Aceste grafice sunt atrăgătoare, se unduiesc, dar din perspectiva unui om ele nu sunt de fapt prea utile.
Bu grafikler zorlayıcı ve dalgalı, ama insanların bakış açısından aslında çok bir faydası yok.Deze grafieken zijn fascinerend, ze golven ... maar uit menselijk perspectief zijn ze niet heel bruikbaar.
Bu grafikler zorlayıcı ve dalgalı, ama insanların bakış açısından aslında çok bir faydası yok.이 그래프들은 매력적이며, 높낮이를 보이고 있지만, 사람의 관점에서 보면 그들은 별로 도움이 되지 않습니다
Bu grafikler zorlayıcı ve dalgalı, ama insanların bakış açısından aslında çok bir faydası yok.Nämä kuvaajat ovat aaltoilevia ja mukaansatempaavia mutta ihmisen näkökannalta eivät kovinkaan hyödyllisiä.
Bu grafikler zorlayıcı ve dalgalı, ama insanların bakış açısından aslında çok bir faydası yok.Son gráficos atractivos, ondulantes, pero, desde una perspectiva humana, en realidad no son muy útiles.
Bu grafikler zorlayıcı ve dalgalı, ama insanların bakış açısından aslında çok bir faydası yok.Te wykresy są przekonujące, falują, ale z ludzkiej perspektywy nie są tak naprawdę bardzo przydatne.
Bu grafikler zorlayıcı ve dalgalı, ama insanların bakış açısından aslında çok bir faydası yok.Tyto grafy jsou působivé, jsou zvlněné, ale z lidského pohledu nejsou moc užitečné.
Bu grafikler zorlayıcı ve dalgalı, ama insanların bakış açısından aslında çok bir faydası yok.Графиките са интригуващи, те са вълнообразни, но от човешка гледна точка не са особено полезни.
Bu grafikler zorlayıcı ve dalgalı, ama insanların bakış açısından aslında çok bir faydası yok.Эти волнообразные графики интригуют, но с человеческой точки зрения они не слишком полезны.
Bu grafikler zorlayıcı ve dalgalı, ama insanların bakış açısından aslında çok bir faydası yok.הגרפחם האלה מחייבים, הם גליים,, אבל מנקודת מבט אנושית, הם למעשה לא כל כך מועילים.
Bu grafikler zorlayıcı ve dalgalı, ama insanların bakış açısından aslında çok bir faydası yok.تلك الرسومات متموجة ومتحكم بها. ولكن من من منظور بشري، في الواقع ليست مفيدة جدا.
Bu grafikler zorlayıcı ve dalgalı, ama insanların bakış açısından aslında çok bir faydası yok.しかし 人間にとっては このままでは役に立ちません そのため どうすれば このデータを
Bu güzel, zorlayıcı bir soru.Estamos casi allí!
Bu güzel, zorlayıcı bir soru.Estamos quase lá!
Bu güzel, zorlayıcı bir soru.Jesteśmy prawie tu!
Bu güzel, zorlayıcı bir soru.거의 다 왔다!
Bu güzel, zorlayıcı bir soru.Már majdnem kész vagyunk!
Bu güzel, zorlayıcı bir soru. Neredeyse bitirmek üzereyiz. .Vi er der næsten. . .
Bu güzel, zorlayıcı bir soru.Nous sommes presque !
Bu güzel, zorlayıcı bir soru.Už sa blížime!
Bu güzel, zorlayıcı bir soru.Už se blížíme!
Bu güzel, zorlayıcı bir soru.Почти сме готови.
Bu iyi amaçlar için de zorlayıcı yönlerde kullanılabilir.Det kan også bruges til noget godt, på meget overbevisende måder.
Bu iyi amaçlar için de zorlayıcı yönlerde kullanılabilir.Elle peut être utilisée de manière très convaincante pour le bien.
Bu iyi amaçlar için de zorlayıcı yönlerde kullanılabilir.Es kann ebenso in sehr fesselnden Wegen für etwas Gutes genutzt werden.
Bu iyi amaçlar için de zorlayıcı yönlerde kullanılabilir.Ezeket lenyűgöző módokon lehet jóra is használni.
Bu iyi amaçlar için de zorlayıcı yönlerde kullanılabilir.Het kan ook op heel aansprekende manieren ten goede gebruikt worden.
Bu iyi amaçlar için de zorlayıcı yönlerde kullanılabilir.이 것 역시 상당히 강력한 방법을 통해 좋은 방향으로 사용될 수 있습니다.
Bu iyi amaçlar için de zorlayıcı yönlerde kullanılabilir.Można to wykorzystać też w zniewalający sposób do dobrych celów.
Bu iyi amaçlar için de zorlayıcı yönlerde kullanılabilir.Poate fi folosită în moduri foarte convingătoare pentru bine.
Bu iyi amaçlar için de zorlayıcı yönlerde kullanılabilir.Puede usarse de maneras muy convincentes para bien.
Bu iyi amaçlar için de zorlayıcı yönlerde kullanılabilir.Si può usare in modi stimolanti anche a fin di bene.
Bu iyi amaçlar için de zorlayıcı yönlerde kullanılabilir.Μπορεί να χρησιμοποιηθεί με πολύ συναρπαστικούς τρόπους και για καλό.
Bu iyi amaçlar için de zorlayıcı yönlerde kullanılabilir.И он может быть отлично использован в полезных целях.
Bu iyi amaçlar için de zorlayıcı yönlerde kullanılabilir.Това може да се използва по много убедителен начин за добро.
Bu iyi amaçlar için de zorlayıcı yönlerde kullanılabilir.זה יכול גם לשמש כדרכי שיכנוע לביצוע דברים חיוביים.
Bu iyi amaçlar için de zorlayıcı yönlerde kullanılabilir.ويمكن أيضا أن تستخدم بطرق مقنعة جدا من أجل الخير
Bu iyi amaçlar için de zorlayıcı yönlerde kullanılabilir.地元にトラフィックやビジネスを導くため
Burası biraz zorlayıcı çünkü robotların dinamiği oldukça karmaşıktır.Aşa că devine o provocare pentru că dinamica acestui robot e destul de complicată.