Onun yokluğu konuyu zorlaştırmaktadır.His being absent complicates matters.
Tüm bunlarla hayatımı zorlaştırmak istemiyorum!I don't want to complicate my life with all that!
Nasvar kullanmanın en büyük yan etkisi bağımlılıktır ve bu durum ondan kurtulmayı zorlaştırmaktadır.The major side effect of using naswar is addiction, and it becomes difficult to get rid of it.
Çünkü, çatlaklık, ışık girişini zorlaştırmaktadır.Specifically, the lighting made inspection difficult.
İşleri zorlaştırmak için aslında çok farklı şeylerler. .And to make things confusing, they're actually very different things.
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.He recently changed his tactics Making it more difficult to capture him
Çünkü şimdi, işi iki kat zorlaştırmak için yedi labutu sırt sırta çevireceğiz --Because now, to make this twice as difficult, we'll juggle the seven clubs back ...
Bu gerçek, ulusların karar verme süreçlerini zorlaştırmaktadır.This reality poses numerous challenges to national decision-making processes.
Buna karşılık, 5 yerine 30 kelimeyi hatırlamak zorunda kalmak, ayırt etmeyi zorlaştırmaktadır.In contrast, having to remember 30 words rather than 5 makes the discrimination harder.
Bu da yayının hem üretilmesini hem de kullanılmasını zorlaştırmaktadır." [1]This further makes publication difficult, both to produce and to use".[1]
Köyün rakım olarak yüksekte bulunması kış mevsiminde hayat şartlarını zorlaştırmaktadır.Ihr dann erreichtes Gewicht ist ausschlaggebend für ihre Überlebenschancen im kommenden Winter.
Bu engebeli arazi, yolların virajlı ve bozuk olmasına neden olup mahalledeki ulaşımı zorlaştırmaktadır.Anwohner und Passanten fühlen sich durch den Lärm und die Störung des Verkehrsflusses belästigt.
Bu tür yetenekler hastalığın tanısını zorlaştırmaktadır.Or, ce symptôme rend le diagnostic de la maladie très compliqué.
Kaçak girişlerin engellenememesi sağlıklı değerlere ulaşılmasını zorlaştırmaktadır.Incorporación de nuevas medidas de seguridad para dificultar la falsificación de los billetes.
Çünkü, çatlaklık, ışık girişini zorlaştırmaktadır.La luce altro non fa che svelare la vergogna.
Ancak Güney Asya'da çok sayıda bulunan türler arasındaki benzerlikler ayırt edilmelerini zorlaştırmaktadır.إلا أنه من الصعب عدم تمييز التشابه بين الأنواع الموجودة بأعداد كبيرة في جنوب آسيا.
Kaçak girişlerin engellenememesi sağlıklı değerlere ulaşılmasını zorlaştırmaktadır.فعدم منعها من الدخول بطريقة غير شرعية يجعل من الصعب بلوغها القيمة الصحية الأمنه .
Bu da eğitim materyalinin öğrenciye ulaşmasını zorlaştırmaktadır.Isto por sua vez dificulta o processo de aprendizagem.
Dağların yüksekliği ulaşımı zorlaştırmaktadır.De långsträckta bergen försvårar transporterna.
Ancak genel olarak modern işlemciler etkin elle yapılan optimizasyonu giderek zorlaştırmaktadır.Utövandet av de senare tjänsterna torde dock ha komplicerats av hans allt värre ögonproblem.
Dağların yüksekliği ulaşımı zorlaştırmaktadır.Silniční dopravu komplikuje kopcovitý terén.
Ancak genel olarak modern işlemciler etkin elle yapılan optimizasyonu giderek zorlaştırmaktadır.Manapság egyre hatékonyabb módszerek váltják föl az irrigálást.
Çünkü, çatlaklık, ışık girişini zorlaştırmaktadır.Sebab, memecah sinar adalah pekerjaan sulit.
Çünkü, çatlaklık, ışık girişini zorlaştırmaktadır.光硬化樹脂は光を当てることによって硬化する。
Ancak HIV/AIDS ile ilgili toplumsal önyargılar HIV tanısını ve tedaviyi zorlaştırmaktadır.少数科学家继续质疑HIV和艾滋病之间的关系,或HIV的存在。
Dağların yüksekliği ulaşımı zorlaştırmaktadır.הכביש הגדיל מאוד את תנועת התיירות להר.
Bu da kent merkezinde otomobille ulaşımı zorlaştırmakta, buna bir de park sorunu katmaktadır.Keďže je štvrť situovaná v samom centre Paríža, je tu automobilová doprava problematická.
Çünkü şimdi, işi iki kat zorlaştırmak için yedi labutu sırt sırta çevireceğiz --7本の棍棒を後ろに BF: 7本のジャグリング
Çünkü şimdi, işi iki kat zorlaştırmak için yedi labutu sırt sırta çevireceğiz --왜냐하면 이제 두 배로 어렵게 할겁니다. 우리는 일곱개 곤봉 저글링을 뒤로 할겁니다.
Çünkü şimdi, işi iki kat zorlaştırmak için yedi labutu sırt sırta çevireceğiz --Parce que maintenant, pour rendre cela deux fois plus dur, nous allons jongler avec sept massues --
Çünkü şimdi, işi iki kat zorlaştırmak için yedi labutu sırt sırta çevireceğiz --Perché ora, per raddoppiare la difficoltà, li lanceremo di spalle.
Çünkü şimdi, işi iki kat zorlaştırmak için yedi labutu sırt sırta çevireceğiz --Porque ahora, para hacerlo más difícil haremos malabarismo con las siete clavas nuevamente.
Çünkü şimdi, işi iki kat zorlaştırmak için yedi labutu sırt sırta çevireceğiz --Și acum, ca să fie de două ori mai dificil, vom jongla invers cu cele șapte măciuci.
Çünkü şimdi, işi iki kat zorlaştırmak için yedi labutu sırt sırta çevireceğiz --Um es noch schwieriger zu machen, werden wir nun die sieben Keulen
Çünkü şimdi, işi iki kat zorlaştırmak için yedi labutu sırt sırta çevireceğiz --Want nu, gaan we dit twee keer zo moeilijk maken, we zullen met zeven kegels jongleren rug --
Çünkü şimdi, işi iki kat zorlaştırmak için yedi labutu sırt sırta çevireceğiz --Защото сега, за да направим това два пъти по-трудно, ще жонглираме седемте бухалки между нас
Çünkü şimdi, işi iki kat zorlaştırmak için yedi labutu sırt sırta çevireceğiz --Потому что теперь, чтобы сделать это в два раза сложнее, мы будем жонглировать семью булавами... спина...
Çünkü şimdi, işi iki kat zorlaştırmak için yedi labutu sırt sırta çevireceğiz --כי כדי לעשות את זה פי שנים יותר קשה, נעשה ג'אגלינג עם שבע אלות לאחור---
Çünkü şimdi, işi iki kat zorlaştırmak için yedi labutu sırt sırta çevireceğiz --لاننا سنصعب الامر اكثر الان لاننا سوف نرمي هذه السبعة الى الوراء
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.El a schimbat recent sale tactica Ceea ce face mai greu pentru a-l captura
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.Ele recentemente mudou as suas táticas Dificultando a sua captura
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.Habár mostanában taktikát váltott, ami megnehezíti az elfogását.
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.Han har for nylig ændret sin taktik Gør det mere vanskeligt at fange ham
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.Han har nyligen ändrat sin taktik Genom att göra det svårare att fånga honom
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.He hablado con gente de México, de Canadá
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.Il a récemment changé de tactique le rendant encore plus difficile à capturer.
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.Nedávno změnil své postupy aby tak ztížil jeho nalezení.
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.Ông gần đây đã thay đổi chiến thuật của ông Làm cho nó khó khăn hơn để nắm bắt anh ta
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.Onlangs veranderde hij zijn tactiek Waardoor het moeilijker te vangen hem
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.Ostatnio zmienił swoją taktykę, co sprawiło, że trudniej go pojmać.
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.Recentemente ha cambiato le proprie tattiche rendendo ancora più difficili le operazioni di cattura.
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.Наскоро той промени тактиката си и така направи заловяването му още по-трудно.
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.לאחרונה הוא שינה את הטקטיקות שלו כדי שיהיה יותר קשה לתפוס אותו
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.والآن قد قام بتغير خططه جاعلاً منها أكثر صعوبة للإمساك به
Ele geçirilmesini zorlaştırmak için... ...yeni taktikler geliştirdi.逮捕するのは更に難しくなりました。 国際支援は、いつ撤退するかも分かりません。
Görevi yükün geçişini zorlaştırmaktır. -Tahle věc tady je rezistor. A to je něco, co bude náboj skutečně ovlivňovat.
Görevi yükün geçişini zorlaştırmaktır. -Táto vec, je rezistor a to je niečo, čo v skutočnosti bude náboj ovplyvňovať.
Görevi yükün geçişini zorlaştırmaktır. -Това нещо тук, тази назъбена линия, това е резистор, и това е нещо което всъщност ще възпрепятства заряда.
Görevi yükün geçişini zorlaştırmaktır. -Ця річ тут, ця ломана лінія - це резистор, і це те, що насправді, буде затримувати заряд.
Görevi yükün geçişini zorlaştırmaktır. -הנגד, וזה דבר שלמעשה מעכב את המטען