Sorun onun gelecek ay bizi ziyaret edip etmeyeceğidir.The question is whether he will come to visit us next month.
Siz onu randevu ile ziyaret etmelisiniz.You should visit him by appointment.
Biz, randevusuz başkalarını ziyaret etmekten kaçınmalıyız.We must avoid calling on others without an appointment.
Benim bir arkadaşımı hastanede ziyaret ediyorum.I'm visiting a friend of mine in hospital.
Aksine eğer size yazmazsam, pazar günü sizi ziyaret edeceğim.I'll visit you on Sunday, if I don't write you to the contrary.
Fransa cumhurbaşkanı gelecek ay Japonyayı ziyaret edecek.The French president is to visit Japan next month.
Lütfen önümüzdeki hafta babamı ziyaret etmeyi unutma.Please remember to see my father next week.
Önümüzdeki hafta amcamı ziyaret edeceğim.I'll visit my uncle next week.
Ziyaret eden yazarın onuruna bir parti düzenlendi.A party was held in honor of the visiting writer.
Seyahatten bahsetmişken, sen hiç New York City'yi ziyaret ettin mi?Speaking of travel, have you ever visited New York City?
Turistlerin bir şirketi kasabamızı ziyaret etti.A company of tourists visited our town.
Biz tarihi ilgi yerlerini ziyaret ettik.We visited places of historic interest.
Yaşlı kadın ziyaretçiyi dikkatle inceledi.The old woman studied the visitor carefully.
Yeni yıl türbe ziyareti; hangi türbeler güçlüdür.New Year shrine visit; which shrines are potent?
Başlangıç için Kudüsü ziyaret ettim-üç büyük din için kutsal bir yer.For a start, I visited Jerusalem - a sacred place for three major religions.
Benim doğum günümde kimse beni ziyaret etmez.Nobody would visit me on my birthday.
Geçen Pazar onu ziyaret etmeye niyetlendim.I had intended to call on her last Sunday.
Onları yakında ziyaret edeceğiz.We will visit them soon.
Birkaç yıl önce Romanya'yı ziyaret ettim.I visited Romania a few years ago.
Ben Dan'ı ziyaret ettim.I visited Dan.
İsviçre, çok güzel bir ülkedir ve ziyaret edilmeye değerdir.Switzerland is a very beautiful country and well worth visiting.
Arkadaşlarımı ziyaret ediyorum.I am visiting my friends.
Büyükannemi hastanede ziyaret ediyorum.I'm visiting my grandmother in the hospital.
Bu öğleden sonra anneannemi ziyaret edeceğim için çiçek satın aldım.I bought flowers because I am going to visit my grandmother this afternoon.
Ben dağlarda bazı köyleri ziyaret etmenizi öneriyorum.I suggest that you visit some villages in the mountains.
Biri Romayı bir günde ziyaret edemez.One can't visit Rome in one day.
O bir otobüsle Nara'yı ziyaret etti.He visited Nara on a bus.
Her iki yer de ziyaret edilmeye değer.It's worthwhile to visit both places.
Eski kaleler ziyaret etmeye değerdir.It's worthwhile visiting the old castles.
Ziyaretimiz çok hoştu.Our visit has been very pleasant.
Ziyaretimiz harikaydı.Our visit was wonderful.
Ziyaretçilerimiz kapıdalar.Our visitors are at the door.
Ziyaretçilerimiz oturma odasında oturuyor.Our visitors are sitting in the living room.
Çocuklar ziyaretçidirler.The children are visitors.
Avrupa'da, ziyaret etmek istediğim birçok ülke var.There are many countries in Europe that I'd like to visit.
Bunlar bizim ziyaretçilerimiz.These are our visitors.
Onu yarın ziyâret edeceğim.I'll visit him tomorrow.
Ben yarın Bay Brown'ı ziyaret edeceğim.I'll visit Mr. Brown tomorrow.
Sen yarın ziyaret edeceğim.I'll visit you tomorrow.
Ben günaşırı onu ziyaret ederim.I visit him every other day.
Kişisel olarak sizi ziyaret edeceğim.I'll personally visit you.
Kısa bir ziyaretten sonra birdenbire ayağa kalktı ve ayrıldığını söyledi.After a short visit, he suddenly stood up and said he was leaving.
Bir hafta önce bugün onu ziyaret ettim.I visited him a week ago today.
Büyükannemi ziyaret edeli uzun zaman oldu.It's been a long time since I visited my grandmother.
Twitter'ın genel merkezini ziyaret etmedim.I haven't visited the headquarters of Twitter.
Japonya'yı her yıl binlerce yabancı ziyaret eder.Thousands of foreigners visit Japan each year.
O, şüphesiz bu yaz İngiltereyi ziyaret edecek.She will without a doubt visit England this summer.
Onun bu yaz İngiltere'yi ziyaret edeceğinden hiç şüphe yok.There's no doubt that she'll visit England this summer.
Kore'yi ziyaret etmek istiyorum.I want to visit Korea.
Güney Kore'yi ziyaret etmek istiyorum.I want to visit South Korea.
Bugün hiç ziyaretçim yoktu.I had no visitors today.
Bu müze ziyaret etmeye değer.This museum is worth a visit.
Beni bazen ziyaret eder.He sometimes visits me.
Ben bazen arkadaşlarımın evlerini ziyaret ederim.I sometimes visit my friends' homes.
O yer iki kez ziyaret etmeye değer.That place is worth visiting twice.
Bu yer iki kez ziyaret etmeye değer.This place is worth visiting twice.
Ben birkaç aydır Martha'yı görmediğim için, dün onu ziyaret etmek için gittim.Since I hadn't seen Martha for several months, I went to visit her yesterday.
Ben dişçiye her ziyaret için 30 Euro öderim.I pay 30 euros for every visit to the dentist.
Annem ve babam kuzenlerimi ziyaret etmem için yazın beni Boston'a gönderiyorlar.My mother and father are sending me to Boston for the summer to visit my cousins.
Ziyaretçiler müzeye girmek için uzun bir kuyrukta beklediler.The visitors waited in a long line to get into the museum.