Ana içeriğe geç
Sözlük

ziyaret ile cümle

ziyaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ziyaret için teşekkürler.Thanks for the visit.
Kyoto'yu ziyaret etmeliyim.I should visit Kyoto.
Ziyaret ettiğin için teşekkür ederim.Thank you for stopping by.
Tek başına Tom'u ziyaret etmek için gitmemeliydin.You shouldn't have gone to visit Tom alone.
Neden bazen ziyaret etmiyorsun?Why don't you come visit sometime?
Onlar akrabaları ziyaret ediyorlar.They are visiting relatives.
Geçenlerde onu ziyaret ettim.I visited him recently.
Yakında onu ziyaret edeceğim.I'm going to visit him soon.
Tom ziyaret etti.Tom came by.
O beni tesadüfen ziyaret etti.He happened to visit me.
Ziyaretçisi oluyoruz.We're having company.
Ziyaretçilerimiz var.We have visitors.
Ziyarete geleceğiz.We'll come visit.
Bizi ziyaret ettiler.They visited us.
Boston'u ziyaret ettim.I visited Boston.
Yakında ziyaret edeceğim.I'll visit soon.
Ziyaretçiler bekliyorum.I'm expecting visitors.
O, üvey annesini ziyaret ediyordu.He was visiting his foster mother.
Linda birini ziyaret etti ve hâlâ geri gelmedi.Linda visited someone and still hasn't come back.
Ziyaretçilerin var.You have visitors.
Gezilerinizde hangi yerleri ziyaret etmeyi planlıyorsunuz? Ve nasıl? Ve neden?What places are you planning to visit in your travels? And how? And why?
Biz bütün ziyaretçilere aynı davranırız.We treat all visitors alike.
Senin şirketin zaten beni ziyaret etti.Your agent has already called on me.
Ülkenin tarihi yerlerini ziyaret ettik.We visited the historic sites of the country.
Tom sadece ziyaret yapıyor.Tom is just visiting.
Biz ziyaretçi almıyoruz.We don't get visitors.
Ben fazla ziyaretçi almam.I don't get many visitors.
Boston'u ne zaman ziyaret ettin?When did you visit Boston?
Çok fazla ziyaretçimiz olmaz.We don't get many visitors.
Ziyaretçimiz olduğunu bilmiyordum.I didn't know we had company.
Ziyaret etmek için Boston'dan daha ucuz yerler düşünemiyorum.I can think of cheaper places to visit than Boston.
Ziyaret etmek için Boston'dan daha ilginç yerler düşünebiliyorum.I can think of more interesting places to visit than Boston.
Ziyaret etmek için Boston'dan daha güvenli yerler düşünebilirim.I can think of safer places to visit than Boston.
Mary cezaevindeki kocasını ziyaret etti.Mary visited her husband in prison.
Datu, Alvin'i ziyaret etti.Datu visited Alvin.
Sanırım Tom ziyarete gelmek için çok geç olduğunu düşündü.I guess Tom thought it was too late to come visit.
Boston'u ziyaret etmeyi dört gözle bekliyorum.I've been looking forward to visiting Boston.
Ziyaretimi sevdim.I've enjoyed my stay.
Ziyaretçiler için zamanım yok.I have no time for visitors.
Ziyaret etmemizi umursamadığını umuyorum.I hope you don't mind us dropping in.
Sadece Tom'u ziyaret ettiğini duydum.I just heard you visited Tom.
Artık Boston'u ziyaret etmek istemiyorum.I no longer want to visit Boston.
Tom Mary'yi ziyaret etti.Tom visited Mary.
Arkadaşlarını ne zaman ziyaret ettin?When did you visit your friends?
Hangi yerleri ziyaret etmek istersiniz?What places would you like to visit?
Lütfen bizi daha sık ziyaret etmeye gel.Please come visit us more often.
Doktoru ziyaret etmelisin.You should pay the doctor a visit.
Marika hiç Japonya'yı ziyaret etti mi?Has Marika ever visited Japan?
Tom'un yıllık ziyaretini her zaman sabırsızlıkla bekleriz.We always look forward to Tom's annual visit.
Bu ziyarette seninle çok zaman geçirmedim.I didn't get to spend a lot of time with you on this visit.
Bu akşam ziyarete gelen arkadaşlarımız var.We have friends coming over this evening.
Katalonya'daki küçük bir kasabayı ziyaret ettim.I visited a small town in Catalonia.
Hastalığım yüzünden bugün ziyaret edemedim.I could not visit today because of my illness.
Yarın sabah ofisini ziyaret edebilir miyim?May I visit your office tomorrow morning?
New York'tayken Brooklyn'i ziyaret ettim.When I was in New York, I visited Brooklyn.
Seni davet etseydim beni ziyaret etmeye gelir miydin?Would you have come to visit me if I had invited you?
Keşke biz Boston'dayken sizi ziyaret etmek için zamanımız olsaydı.I wish we'd had time to visit you while we were in Boston.
Tom'un bir ziyaret için uğramak isteyip istemediğini göreceğiz.I'll see if Tom wants to come over for a visit.
Keşke ziyaretçisi olacağımızı bana söyleseydin.I wish you'd told me we were having company.
Hastanede Tom'u ziyaret edeceğim.I'm going to visit Tom in the hospital.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod