Bir gün seni ziyaret etmek istiyorum.I would like to call on you one of these days.
Yabancı bir ülkeyi ziyaret etmek pahalı olmalı.Visiting a foreign country must be expensive.
Gezimizin amacı, yeni bir fabrikayı ziyaret etmektir.The purpose of our trip is to visit a new factory.
Ailemi ziyaret etmek için birkaç gün izin alabilir miyim?May I take a few days off to visit my family?
Doktoru ziyaret etmekten korkma!Don't be afraid of seeing the doctor.
Geçen yıl Roma'yı ziyaret etmek niyetindeydi.I intended to visit Rome last year.
Los Angeles ziyaret etmek istediğim yerlerden biridir.Los Angeles is one of the places that I'd like to visit.
İngiltere'yi bir kez daha ziyaret etmek için can atıyorum.I am anxious to visit Britain once again.
Her şeyden önce, Jim'i ziyaret etmek zorundayım.First of all, I have to call on Jim.
Gezinin amacı, büyükanneyi ziyaret etmekti.The object of the journey was to visit Grandma.
Müzeyi ziyaret etmek faydalıdır.It is worthwhile visiting the museum.
O müzeyi ziyaret etmek faydalıdır.It is worthwhile visiting that museum.
Bir müddet beni düzenli olarak ziyaret etmek zorunda kalacaksın.You'll have to visit me regularly for a while.
Biz bu yaz tatili sırasında Nikko'yu ziyaret etmek istiyoruz.We would like to visit Nikko during this summer vacation.
Burası tam uzun süredir ziyaret etmek istediğim yer.This is the very place that I have long wanted to visit.
Bir gün İngiltere'yi ziyaret etmek istiyorum.I'd like to visit England someday.
Bir gün New York'u ziyaret etmek istiyorum.I would like to visit New York someday.
Ben, bir gün ülkenizi ziyaret etmek istiyorum.I'd like to visit your country someday.
İngiltere uzun zamandır ziyaret etmek istediğim bir ülkedir.England is a country that I've wanted to visit for a long time.
ABD'yi ziyaret etmek ister misin?Would you like to visit the United States?
Okulunu ziyaret etmek için sabırsızlanıyorum.I am looking forward to visiting your school.
Bu, onu ziyaret etmek için yanlış bir zaman mı?Isn't this the wrong time to visit him?
Bu, ziyaret etmek istediğim Paris'tir.It is Paris that I want to visit.
Gezimizin amacı arkadaşları ziyaret etmek ve bazı turistik noktaları görmektir.The purpose of our trip is to visit friends and see some tourist spots.
Sizi ziyaret etmek için geldik.We have come to pay you a visit.
Büyükannemi ziyaret etmek için Hokata'ya gittik.We went to Hakata to visit my grandmother.
Uzun süredir kenti ziyaret etmek istiyoruz.We have wanted to visit the city for a long time.
Planım İskoçya'daki eski kaleleri ziyaret etmektir.My plan is visiting old castles in Scotland.
Hobim eski tapınakları ziyaret etmektir.My hobby is visiting old temples.
Sizi ziyaret etmek istiyorum.I would like to visit you.
Bir gün Mısır'ı ziyaret etmek istiyorum.I wish to visit Egypt someday.
Hindistan'daki bir guruyu ziyaret etmek için bir randevum var.I have an appointment to visit a guru in India.
Kyoto'nun ilginç yerlerini ziyaret etmek istiyorum.I do want to do the sights of Kyoto.
Özellikle Amerika'yı ziyaret etmek istiyorum.I'd like to visit America most of all.
New York'u ziyaret etmek istiyorum.I would like to visit New York.
Londra'yı ziyaret etmek istiyorum.I'd like to visit London.
Büyük şehirleri ziyaret etmekten hoşlanmam.I don't like visiting big cities.
Onu ziyaret etmek için hastaneye gittim.I went to the hospital to visit him.
Amcamı ziyaret etmek için Shikoku'ya gittim.I went to Shikoku to visit my uncle.
İlkbahar Kyoto'yu ziyaret etmek için en iyi mevsim.Spring is the best season to visit Kyoto.
İnsanları ziyaret etmek ziyaret edilmekten daha hoştur.Visiting people is nicer than being visited.
Onun ziyaret etmek istediği yer Mısır'dır.It is Egypt that he wants to visit.
Doğduğu ülkeyi ziyaret etmek için ara sıra tatillerden faydalandı.He availed himself of the 'off-and-on' holidays to visit his native country.
Onun hayali Paris'i ziyaret etmek.Her dream is visiting Paris.
O, Avrupa'yı ziyaret etmek için isteklidir.She is anxious to visit Europe.
Biz, randevusuz başkalarını ziyaret etmekten kaçınmalıyız.We must avoid calling on others without an appointment.
Avrupa'da, ziyaret etmek istediğim birçok ülke var.There are many countries in Europe that I'd like to visit.
Kore'yi ziyaret etmek istiyorum.I want to visit Korea.
Güney Kore'yi ziyaret etmek istiyorum.I want to visit South Korea.
Ben birkaç aydır Martha'yı görmediğim için, dün onu ziyaret etmek için gittim.Since I hadn't seen Martha for several months, I went to visit her yesterday.
Büyükannemi ziyaret etmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to visit my grandmother.
Eski arkadaşları ziyaret etmek eğlencelidir.It's fun to visit old friends.
Bir yıl Kyoto'daki bütün yerleri ziyaret etmek için yeterli değil.One year is not enough to visit all the places in Kyoto.
Gelecek hafta arkadaşımı ziyaret etmek istiyorum.I want to visit my friend next week.
Ben, Machu Picchu harabelerini ziyaret etmek isterim.I want to visit the ruins of Machu Picchu.
Onun hayali Paris'i ziyaret etmektir.Her dream is to visit Paris.
Ofisteki en iyi arkadaşı onu ziyaret etmek için geldi.His best friend in the office came to visit him.
O, gelecek Yaz ziyaret etmek için gelemeyeceğini söylemek için ona yazdı.She wrote to him to tell him that she couldn't come to visit next summer.
Atina harabelerini ziyaret etmek istiyorum.I want to visit the ruins of Athens.
Bizi ziyaret etmek için gelişine ne kadar mutlu olduğumu anlatamam.I can't tell you how happy I am that you've come to visit us.