Ben büyükannemin evini ziyaret ettim.I visited my grandmother's house.
Lütfen bugün orayı ziyaret et.Please visit there today.
Her yıl bir sürü yabancı Japonya'yı ziyaret eder.A lot of foreigners visit Japan every year.
Her yıl Tayland'ı ziyaret eden Avrupalıların sayısı çok büyüktür.The number of Europeans who visit Thailand every year is very large.
Yarın sabah seni evinde ziyaret edebilir miyim?May I call on you at your house tomorrow morning?
Seni yarın mutlaka ziyaret edeceğim.I will visit you tomorrow without fail.
Yarın sizi ziyaret etmeyecek.He's not going to visit you tomorrow.
Yarın seni ziyaret etmem için uygun.Tomorrow is convenient for me to call on you.
Beni yarın ziyaret edebilirsin.You can visit me tomorrow.
Yarın bir fabrikayı ziyaret edeceksin, değil mi?You're visiting a factory tomorrow, aren't you?
Yarın bazı tapınakları ziyaret edelim.Let's visit some temples tomorrow.
Eski bir arkadaş yarın beni ziyaret edecek.An old friend will call on me tomorrow.
Yarın doktoru ziyaret etmeliyim.I must pay a visit to the doctor tomorrow.
Onu yarın ziyaret edeceğim.I'll call on him tomorrow.
Hiçbir ziyaretçi akşam 9:00'dan sonra hastanede kalamaz.No visitor can remain in the hospital after 9 p.m.
Sorun onun gelecek ay bizi ziyaret edip etmeyeceğidir.The question is whether he will come to visit us next month.
Siz onu randevu ile ziyaret etmelisiniz.You should visit him by appointment.
Biz, randevusuz başkalarını ziyaret etmekten kaçınmalıyız.We must avoid calling on others without an appointment.
Benim bir arkadaşımı hastanede ziyaret ediyorum.I'm visiting a friend of mine in hospital.
Aksine eğer size yazmazsam, pazar günü sizi ziyaret edeceğim.I'll visit you on Sunday, if I don't write you to the contrary.
Fransa cumhurbaşkanı gelecek ay Japonyayı ziyaret edecek.The French president is to visit Japan next month.
Lütfen önümüzdeki hafta babamı ziyaret etmeyi unutma.Please remember to see my father next week.
Önümüzdeki hafta amcamı ziyaret edeceğim.I'll visit my uncle next week.
Ziyaret eden yazarın onuruna bir parti düzenlendi.A party was held in honor of the visiting writer.
Seyahatten bahsetmişken, sen hiç New York City'yi ziyaret ettin mi?Speaking of travel, have you ever visited New York City?
Turistlerin bir şirketi kasabamızı ziyaret etti.A company of tourists visited our town.
Biz tarihi ilgi yerlerini ziyaret ettik.We visited places of historic interest.
Yaşlı kadın ziyaretçiyi dikkatle inceledi.The old woman studied the visitor carefully.
Yeni yıl türbe ziyareti; hangi türbeler güçlüdür.New Year shrine visit; which shrines are potent?
Başlangıç için Kudüsü ziyaret ettim-üç büyük din için kutsal bir yer.For a start, I visited Jerusalem - a sacred place for three major religions.
Benim doğum günümde kimse beni ziyaret etmez.Nobody would visit me on my birthday.
Geçen Pazar onu ziyaret etmeye niyetlendim.I had intended to call on her last Sunday.
Onları yakında ziyaret edeceğiz.We will visit them soon.
Birkaç yıl önce Romanya'yı ziyaret ettim.I visited Romania a few years ago.
Ben Dan'ı ziyaret ettim.I visited Dan.
Trang'in partisi ölüyü beklerken verilen bir ziyafet gibiydi.Trang's party was like a wake.
İsviçre, çok güzel bir ülkedir ve ziyaret edilmeye değerdir.Switzerland is a very beautiful country and well worth visiting.
Arkadaşlarımı ziyaret ediyorum.I am visiting my friends.
Büyükannemi hastanede ziyaret ediyorum.I'm visiting my grandmother in the hospital.
Bu öğleden sonra anneannemi ziyaret edeceğim için çiçek satın aldım.I bought flowers because I am going to visit my grandmother this afternoon.
Ben dağlarda bazı köyleri ziyaret etmenizi öneriyorum.I suggest that you visit some villages in the mountains.
Onlar evlendiğinde bazı Şangaylılar büyük ziyafetler düzenlerler.Some Shanghainese hold large banquets when they get married.
Biri Romayı bir günde ziyaret edemez.One can't visit Rome in one day.
O bir otobüsle Nara'yı ziyaret etti.He visited Nara on a bus.
Her iki yer de ziyaret edilmeye değer.It's worthwhile to visit both places.
Eski kaleler ziyaret etmeye değerdir.It's worthwhile visiting the old castles.
Ziyaretimiz çok hoştu.Our visit has been very pleasant.
Ziyaretimiz harikaydı.Our visit was wonderful.
Ziyaretçilerimiz kapıdalar.Our visitors are at the door.
Ziyaretçilerimiz oturma odasında oturuyor.Our visitors are sitting in the living room.
Çocuklar ziyaretçidirler.The children are visitors.
Avrupa'da, ziyaret etmek istediğim birçok ülke var.There are many countries in Europe that I'd like to visit.
Bunlar bizim ziyaretçilerimiz.These are our visitors.
Onu yarın ziyâret edeceğim.I'll visit him tomorrow.
Ben yarın Bay Brown'ı ziyaret edeceğim.I'll visit Mr. Brown tomorrow.
Sen yarın ziyaret edeceğim.I'll visit you tomorrow.
Ben günaşırı onu ziyaret ederim.I visit him every other day.
Kişisel olarak sizi ziyaret edeceğim.I'll personally visit you.
Kısa bir ziyaretten sonra birdenbire ayağa kalktı ve ayrıldığını söyledi.After a short visit, he suddenly stood up and said he was leaving.
Bir hafta önce bugün onu ziyaret ettim.I visited him a week ago today.