Sami bir gazi hastanesindeki bir psikiyatrı ziyaret etti.Sami visited a psychiatrist at a veterans' hospital.
Sami ilçe cezaevinde Leyla'yı ziyaret etti.Sami visited Layla at the county jail.
Sami bir alışveriş merkezini ziyaret etti.Sami visited a shopping center.
Sami'nin hayali Amazon ormanlarını ziyaret etmekti.Sami's dream was to visit the Amazon forest.
Onlar Avustralya'yı hiç ziyaret etmediler.They've never visited Australia.
Avustralya'yı hiç ziyaret etmedim.I've never visited Australia.
Kuaförü ziyaret ettim.I visited the hairdresser.
Berberi ziyaret ettim.I visited the hairdresser.
Tom'un hastanede olduğunu bilseydim onu ziyaret ederdim.If I'd known that Tom was in the hospital, I'd have visited him.
Tom bugün Mary’yi ziyaret edecek.Tom will visit Mary today.
Birçok Kanadalı turist, Boston'u ziyaret eder.A lot of Canadian tourists visit Boston.
Birçok Kanadalı her yıl Boston'u ziyaret eder.Many Canadians visit Boston every year.
Tom muhtemelen yarın bizi ziyaret edecek.Tom will probably visit us tomorrow.
Boston'a gittiğimde her zaman Tom'u ziyaret ediyorum.I always visit Tom when I go to Boston.
Hiç kimse bizi ziyaret etmiyor.No one ever visits us.
Önümüzdeki yaz Boston'daki amcamı ziyaret edeceğim.I'll visit my uncle in Boston next summer.
Boston şimdiye kadar ziyaret ettiğim en büyük şehirdir.Boston is the largest city I've ever visited.
Boston şimdiye kadar ziyaret ettiğim en büyük kent.Boston is the largest city I've ever visited.
Boston geçen yıl ziyaret ettiğim şehirlerden biridir.Boston is one of the cities I visited last year.
Boston geçen sene ziyaret ettiğim kentlerden biridir.Boston is one of the cities I visited last year.
Tom bizi ziyaret etmeye geldi.Tom came to visit us.
Boston'u ziyaret etmeyi severim.I like to visit Boston.
Keşke Tom'u ziyaret etseydim.I wish I'd visited Tom.
Sami ziyaretçileri ağırladı.Sami welcomed the visitors.
Sami ziyaretçilerle sohbet etti.Sami chatted to the visitors.
Sami resepsiyonda ziyaretçileri karşılıyordu.Sami greeted visitors at the reception.
Yakında Tom'u ziyaret ediyor olacağım.I'll be visiting Tom soon.
Ziyaretiniz beni çok mutlu eder.Your visit makes me very happy.
Ayda bir kez Boston'u ziyaret ederim.I visit Boston once a month.
Her yaz Boston'u ziyaret ediyorum.I visit Boston every summer.
Tom’u ziyaret etmek için bu öğleden sonra hastaneye gidiyorum.I'm going to the hospital this afternoon to visit Tom.
Tom yarın Mary'i ziyaret etmeyecek.Tom won't visit Mary tomorrow.
Gelecek pazartesi Tom'u ziyaret edeceğiz.We're going to visit Tom next Monday.
Önce hangi müzeyi ziyaret etmek istersin?Which museum would you like to visit first?
Bu yaz Boston'u ziyaret etmeyi umuyoruz.We're hoping to visit Boston this summer.
Beni yarın ziyaret edeceğine emin misin?Are you sure you can visit me tomorrow?
Beni yarın ziyaret edeceğinden emin misin?Are you sure that you can visit me tomorrow?
Lütfen tekrar bizi ziyaret edin.Please come see us again.
Geçen yıl Boston'u ziyaret ettin mi?Did you visit Boston last year?
Artık kimse bizi ziyaret etmeye gelmiyor.No one comes to visit us anymore.
Tom akrabalarını ziyaret ediyor.Tom is visiting relatives.
Müzeleri ziyaret etmekten hoşlanıyor musun?Do you enjoy visiting museums?
Büyükanne ve büyükbabanı sık sık ziyaret ediyor musun?Do you often visit your grandparents?
Birgün Amerika’yı ziyaret etmeyi planlıyor musun?Do you plan to visit America someday?
Baban hiç Avustralya'yı ziyaret etti mi?Has your father ever visited Australia?
Geçen hafta büyük ebeveynlerini ziyaret ettin mi?Did you visit your grandparents last week?
Her hafta büyük ebeveynlerini ziyaret eder misin?Do you visit your grandparents every week?
Geçen pazartesi büyükanneni ziyaret ettin mi?Did you visit your grandmother last Monday?
Geçen yıl kaç kez büyük ebeveynlerini ziyaret ettin?How many times did you visit your grandparents last year?
Gelecek yıl Boston’u ziyaret edebileceğinizi düşünüyor musunuz?Do you think you'll be able to visit Boston next year?
Tom müzeyi Mary ile birlikte ziyaret etti.Tom visited the museum with Mary.
Japonya'dayken kaç tapınak ve türbeyi ziyaret ettiniz?How many temples and shrines did you visit while you were in Japan?
Tom senin ziyaretini dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to your visit.
Detaylı bilgi için example.com adresini ziyaret edebilirsiniz.For more information, visit example.com.
Bu ay akrabalarından herhangi birini ziyaret ettiniz mi?Have you visited any of your relatives this month?
Tom ve Mary akrabalarını ziyaret ediyor.Tom and Mary are visiting relatives.
Gençken, büyük ebeveynlerimi yaklaşık ayda bir kez ziyaret ederdim.When I was a teenager, I used to visit my grandparents about once a month.
Ziyaretin hakkında çok hevesli.He's very enthusiastic about your visit.
Hiç Orta Batı'yı ziyaret ettin mi?Have you ever visited the midwest?
Avustralya'yı çoktan ziyaret ettim.I've already visited Australia.