Paranı ziyan etme.Don't throw away your money.
Ziyaretler sadece randevuyladır.Visits by appointment only.
Tom beni düzenli olarak ziyaret etti.Tom visited me regularly.
Tom Boston'u ziyaret etmeyecek.Tom won't visit Boston.
Tom bir arkadaşını ziyaret etti.Tom visited a friend.
Tom beni ziyaret etti.Tom paid me a visit.
Yarın Tom'u ziyaret etmeyi planlıyoruz.We plan to visit Tom tomorrow.
Tom kız kardeşi Mary'yi ziyaret etmeye gitti.Tom went to visit his sister, Mary.
Tom Mary'den sürpriz bir ziyaret aldı.Tom got a surprise visit from Mary.
Son ziyaretimden beri her şey değişti.Everything's changed since my last visit.
Tom geçen ay Boston'u ziyaret etti.Tom visited Boston last month.
Son ziyaretinizden bu yana biraz zaman geçti.It's been a while since your last visit.
Tom o gün beni ziyaret etmeye geldi.Tom came to visit me that day.
Bizi ziyarete gelmek istiyor musun?Do you wanna come visit us?
Keşke Boston'a gidip Tom'u ziyaret edebilseydik.I wish we could go to Boston and visit Tom.
Bugün öğleden sonra şehri ziyaret etmeyi planlıyorlar.They're planning to visit the city late this afternoon.
Tom'u ziyaret etmeye gidelim.Let's go visit Tom.
Tom'u Boston'da ziyaret etmeye gidelim.Let's go visit Tom in Boston.
Porno web sitelerini ziyaret etmekten hoşlanıyor musunuz?Do you like visiting porn websites?
Gelecek pazartesi ziyaret etmeniz için iyi bir zaman olacaktı.Next Monday would be a good time for you to visit.
Kız arkadaşımı ziyarete geldim.I've come to visit my girlfriend.
"Buraya ziyaretinizin amacı ne?" "Kişisel.""What's the purpose of your visit here?" "It's personal."
Seni ziyaret etmek için randevu almak zorunda mıyım?Do I have to schedule an appointment to see you?
Umarım bizi tekrar ziyaret edersiniz.I hope you'll visit us again.
Leyla ziyaret ettiği her alışveriş merkezinden kozmetik ürünleri satın aldı.Layla bought cosmetics at every shopping mall she visited.
Fadıl, Dania'ya sabah erkenden bir ziyarette bulundu.Fadil paid an early morning visit to Dania.
Fadıl, Dania'yı ziyarete geldi.Fadil came to visit Dania.
Tom Mary'yi ziyaret etmek için geldi.Tom came to visit Mary.
Tom'u sık sık pazartesi günleri ziyaret ederim.I often visit Tom on Mondays.
Boston'u ilk ziyaret ettiğinde kaç yaşındaydın?How old were you when you first visited Boston?
Bir dahaki sefere dükkanımızı ziyarete gelmen gerekir.You should come visit our shop next time.
Tom, Mary'nin Boston'u ziyaret etmesini umuyor.Tom hopes Mary will visit Boston.
Tom'un ziyareti için hazır olmak zorundayız.We have to get ready for Tom's visit.
Artık nadiren Boston'u ziyaret ediyorum.I seldom visit Boston anymore.
Bir ara seni ziyaret etmek için Boston'a gelmem gerek.I should come to Boston to visit you sometime.
Bir ara bizi ziyarete gel.Come visit us sometime.
Fadıl başka birini ziyaret ediyordu.Fadil was seeing someone else.
Leyla başka erkekleri ziyaret ediyordu.Layla was seeing other men.
Fadıl aileyi ziyarete gitti.Fadil went to visit family.
Leyla, Fadıl'ı diğer kadınları ziyaret etmekle suçladı.Layla accused Fadil of seeing other women.
Bizi online olarak ziyaret edin.Visit us online.
Bizi çevrimiçi ziyaret edin.Visit us online.
Kalıntılar ziyaret edilmeye değerdir.The ruins are worth a visit.
Kaleyi ziyaret etmemizi öneren kişi Tom'du.Tom was the one who suggested that we visit the castle.
Birkaç kez Avustralya'yı ziyaret ettim.I've visited Australia several times.
Sami, Buckingham Sarayı'nı ziyaret etti.Sami visited Buckingham Palace.
Tom Boston'daki akrabaları ziyaret etmek için gitti.Tom went to visit relatives in Boston.
İnsanlar Mars'ı turist olarak ne zaman ziyaret edecekler?When will people visit Mars as tourists?
Tom ve Mary'yi gelecek yaz bizi ziyaret etmeye davet edeceğiz.We're going to invite Tom and Mary to visit us next summer.
Tom, Mary bizi son ziyaret ettiğinde Mary ile birlikte değildi.Tom wasn't with Mary the last time she visited us.
Umarım Boston'u ziyaret etme şansını yakalarım.I hope I get a chance to visit Boston.
Boston'u hiç ziyaret etmedim.I've never visited Boston.
Londra'dan ziyade Paris'e gitmem daha iyi.It's better I go to Paris rather than London.
Onlar başkenti ziyaret ettiler.They visited the capital.
Üç yıl önce Avustralya'yı ziyaret ettimI visited Australia three years ago.
Ben birkaç yıl önce Avustralya'yı ziyaret ettim.I visited Australia a few years ago.
Avustralya'yı ziyaret ettim.I visited Australia.
Bizi ziyaret etmeye gel!Come visit us!
Yarın bahçeyi ziyaret edelim.Let's visit the garden tomorrow.
Gelecekte kırsal kesimi ziyaret etmemiz gerekir.We should visit the countryside in the future.