Ana içeriğe geç
Sözlük

ziya ile cümle

ziya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, Mary'yi Boston'daki evinde ziyaret etti.Tom visited Mary in her Boston home.
Bu öğleden sonra Tom'u hastanede ziyaret etmeyi düşündüm.I thought I'd visit Tom in the hospital this afternoon.
Tom ziyafete katılamadı.Tom was unable to attend the banquet.
Bizi daha sık ziyaret etmen gerekir.You should visit us more often.
Jacksonları ziyarete gidelim.Let's go visit the Jacksons.
Kampı ziyaret ettin mi?Did you visit the camp?
Ben Paris'in dünyada nasıl en çok ziyaret edilen şehir olduğunu bilmiyorum.I don't know how Paris is the most visited city in the world.
Dünyada en çok ziyaret edilen ikinci kent nedir?What's the second most visited city in the world?
Dünyada ikinci en çok ziyaret edilen kent nedir?What's the second most visited city in the world?
Haftaya kız kardeşimi ziyaret etmek için Vancouver'a gideceğim.Next week I'm going to Vancouver to visit my sister.
Tom dün bizi ziyaret etti.Tom visited us yesterday.
O bir Kuzey Amerika şehrini ziyaret edebilseydi, o, San Francisco, California olurdu.If he could visit any North American city, it'd be San Francisco, California.
Tom ziyarete geldi ve bizimle akşam yemeği yedi.Tom came over and had dinner with us.
Tom arada bir ziyaretime gelir.Tom comes and sees me once in a while.
Tom arada bir bizi ziyaret etmeye gelir.Tom comes to visit us once in a while.
Tom ara sıra bizi ziyarete gelir.Tom comes to visit us every now and then.
Hayatınızı anlamsız şeylerle ziyan etmeyin.Don't waste your life on meaningless things.
Her zaman Türkiye'yi ziyaret etmek istedim.I've always wanted to visit Turkey.
Her zaman Türkiye'yi ziyaret etmek istemişimdir.I've always wanted to visit Turkey.
Ben her zaman Avustralya'yı ziyaret etmek istedim.I've always wanted to visit Australia.
Neden Avustralya'yı ziyaret ediyorsunuz?Why are you visiting Australia?
Boston'u ziyaret etmeyi seviyorum.I love visiting Boston.
Gelecek ay Tokyo'yu ziyaret edeceğine memnunum.I'm glad you will visit Tokyo next month.
Bu konuda gözlerine ziyafet çek.Feast your eyes on this.
Onun beklenmeyen ziyaretinden hoşlandım.I enjoyed her unexpected visit.
Daha fazla ayrıntı için web sitemizi ziyaret et.For more details, visit our website.
Şimdiye kadar ülke dışında on şehirden daha fazlasını ziyaret ettim.I've visited more than ten cities outside the country so far.
Ken'i ziyaret ettiğimde çalışıyordu.When I visited Ken he was studying.
Biz Arc de Triomphe'i ziyaret ettikten sonra güzel bir kafede duracağız.After we visit the Arc de Triomphe, we'll stop at a nice café.
Büyükannem bugün bizi ziyarete geldiği için çiçekler aldım.I bought flowers because my grandmother is coming today for a visit.
Boston, Şikago gibi şehirleri ziyaret ettim.I have visited cities like Boston, Chicago, etc.
Kütüphaneyi şimdi ziyaret etsek iyi olur.We'd better visit the library now.
Tom'u ziyaret etmek istiyorum.I want to visit Tom.
Erkek kardeşim Tom'un karısı Mary'nin babası, John, Boston'dan ziyarete geliyor.My brother Tom's wife Mary's father, John, is visiting from Boston.
O onunla birlikte hayvanat bahçesini ziyaret etti.She visited the zoo with him.
Dün ebeveynlerimi ziyaret etmedim ama onları bugün ziyaret edeceğim.Yesterday I did not visit my parents, but I will visit them today.
Geçen Salı günü ben ABD'yi ziyaret ettim.Last Tuesday I visited the United States.
Hayvanat bahçesine gelen ziyaretçilere hayvanları beslemek için izin verilmez.Visitors to the zoo are not allowed to feed the animals.
Hastalığım nedeniyle, seni ziyaret edemedim.Due to my illness, I couldn't visit you.
Tom geçen hafta Mary'yi ziyaret etti.Tom visited Mary last week.
Biz ziyaretçilere alışık değiliz.We're not used to visitors.
Beni ziyaret edecek misin?Will you visit me?
Tom Avustralya'yı üç kez ziyaret etti.Tom has visited Australia three times.
Neden artık Tom bizi ziyaret etmiyor?Why doesn't Tom visit us anymore?
Tom niçin bizi artık ziyaret etmiyor?Why doesn't Tom visit us anymore?
Lütfen yarın beni ziyaret et.Please visit me tomorrow.
Bugün büyükbabamın mezarını ziyaret edeceğim.Today I'm going to visit my grandfather's grave.
Tom Boston'u ziyaret etti.Tom has visited Boston.
Tom Mary'ye Avustralya'yı ziyaret etmek istediğini söyledi.Tom told Mary he wanted to visit Australia.
Bir gün Mısırı ziyaret etmek istiyorum.I would like to visit Egypt, one day.
Bir gün Boston'u ziyaret etmek istiyorum.I'd like to visit Boston one day.
Ziyaret eden arkadaşlar ev için bir süstür.Friends who pay a visit are an ornament to the home.
Tom'u ziyaret etmek için istekliydim.I was eager to visit Tom.
Ben Filipinler'i ziyaret etmek istiyorum.I want to visit the Philippines.
Kim Filipinler'i ziyaret etmek istiyor? Böyle bir tropik cennet!Who wants to visit the Philippines? It is such a tropical paradise!
Ben bir çocukken ayda birkaç kez büyük ebeveynlerimi ziyaret ederdim.I used to visit my grandparents several times a month when I was a kid.
Tom ziyaret etmek için uğradığında bunu severdim.I used to love it when Tom came over to visit.
Tom beni hep ziyaret ederdi.Tom used to visit me all the time.
Ulusal hokey takımı Amerika'yı ziyaret ettiğinde, oyuncuların yarısı ayrıldı.When the national hockey team visited America, half the players defected.
O, müzeyi ziyaret etmek için durumdan yararlandı.He took advantage of the occasion to visit the museum.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod