Ana içeriğe geç
Sözlük

ziya ile cümle

ziya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Boston'u ne zaman ziyaret ettin?When did you visit Boston?
Çok fazla ziyaretçimiz olmaz.We don't get many visitors.
Ziyaretçimiz olduğunu bilmiyordum.I didn't know we had company.
Ziyaret etmek için Boston'dan daha ucuz yerler düşünemiyorum.I can think of cheaper places to visit than Boston.
Ziyaret etmek için Boston'dan daha ilginç yerler düşünebiliyorum.I can think of more interesting places to visit than Boston.
Ziyaret etmek için Boston'dan daha güvenli yerler düşünebilirim.I can think of safer places to visit than Boston.
Mary cezaevindeki kocasını ziyaret etti.Mary visited her husband in prison.
Datu, Alvin'i ziyaret etti.Datu visited Alvin.
Sanırım Tom ziyarete gelmek için çok geç olduğunu düşündü.I guess Tom thought it was too late to come visit.
Boston'u ziyaret etmeyi dört gözle bekliyorum.I've been looking forward to visiting Boston.
Ziyaretimi sevdim.I've enjoyed my stay.
Ziyaretçiler için zamanım yok.I have no time for visitors.
Ziyaret etmemizi umursamadığını umuyorum.I hope you don't mind us dropping in.
Sadece Tom'u ziyaret ettiğini duydum.I just heard you visited Tom.
Artık Boston'u ziyaret etmek istemiyorum.I no longer want to visit Boston.
Tom Mary'yi ziyaret etti.Tom visited Mary.
Arkadaşlarını ne zaman ziyaret ettin?When did you visit your friends?
Hangi yerleri ziyaret etmek istersiniz?What places would you like to visit?
Lütfen bizi daha sık ziyaret etmeye gel.Please come visit us more often.
Doktoru ziyaret etmelisin.You should pay the doctor a visit.
Marika hiç Japonya'yı ziyaret etti mi?Has Marika ever visited Japan?
Tom'un yıllık ziyaretini her zaman sabırsızlıkla bekleriz.We always look forward to Tom's annual visit.
Bu ziyarette seninle çok zaman geçirmedim.I didn't get to spend a lot of time with you on this visit.
Bu akşam ziyarete gelen arkadaşlarımız var.We have friends coming over this evening.
Katalonya'daki küçük bir kasabayı ziyaret ettim.I visited a small town in Catalonia.
Köpek balığı çorbası genellikle Çin'de evlenme törenlerinde ve ziyafetlerde servis edilir.Shark fin soup is commonly served at Chinese weddings and banquets.
Hastalığım yüzünden bugün ziyaret edemedim.I could not visit today because of my illness.
Yarın sabah ofisini ziyaret edebilir miyim?May I visit your office tomorrow morning?
New York'tayken Brooklyn'i ziyaret ettim.When I was in New York, I visited Brooklyn.
Seni davet etseydim beni ziyaret etmeye gelir miydin?Would you have come to visit me if I had invited you?
Keşke biz Boston'dayken sizi ziyaret etmek için zamanımız olsaydı.I wish we'd had time to visit you while we were in Boston.
Tom'un bir ziyaret için uğramak isteyip istemediğini göreceğiz.I'll see if Tom wants to come over for a visit.
Keşke ziyaretçisi olacağımızı bana söyleseydin.I wish you'd told me we were having company.
Hastanede Tom'u ziyaret edeceğim.I'm going to visit Tom in the hospital.
Bir süre ziyaret edemeyeceğim.I won't be able to visit for a while.
Tom'u ziyarete gitmeyi düşünüyordum.I was thinking of going to visit Tom.
Ziyarete gelmek için kötü bir zaman seçtin.You picked a bad time to come visit.
Her pazartesi seni ziyaret edeceğim.I'll visit you every other Monday.
Tom'u hapishanede ziyaret edeceğim.I'm going to visit Tom in jail.
Ziyaretçi beklemiyorduk.We weren't expecting visitors.
Ben bir arkadaşı ziyaret edecektim.I was going to visit a friend.
Yarın seni ziyaret etmeye geleceğim.I'll come visit you tomorrow.
Boston'da Tom'u ziyaret ediyordum.I was visiting Tom in Boston.
Ziyaretçi beklemiyordum.I wasn't expecting visitors.
Tom onu ziyaret etmemi istedi.Tom wanted me to visit him.
Tom'u ziyaret edeceğim.I'm going to visit Tom.
Tom'u ziyaret etmeye gidiyorum.I'm going to visit Tom.
Ben nadiren ziyaretçi alırım.I rarely get visitors.
Ziyaretçiniz var.You have a visitor.
Ziyaretçin var.You have a visitor.
Bir ziyaretçimiz var.We have a visitor.
Ziyaretçimiz var.We have a visitor.
Hiç kimse Tom'u ziyaret etmiyor.Nobody visits Tom.
Gerçekten Tom'un ziyaretini iple çekiyorum.I'm really looking forward to Tom's visit.
Tom'a hapiste olan babasını ziyaret etmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed to visit his father who was in prison.
Tom'un cezaevindeki babasını ziyaret etmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed to visit his father in prison.
Özel bir ziyaret gerçekleştirmek istiyorum.I want to make a private visit.
Ben bugün dedemin mezarını ziyarete gittim.I went to visit my grandfather's grave today.
Biz Sao Paulo'nun en büyük müzesini ziyaret ettik.We visited Sao Paulo's largest museum.
O gün beni ziyarete geldi.She came to visit me that day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod