Ana içeriğe geç
Sözlük

zirvesinde ile cümle

zirvesinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
MTV'nin "Tüm zamanların en büyük MC'leri" listesinin zirvesinde yer aldı.MTV дали ему 7 место в своём списке величайших MC всех времен.
"Şenol Güenş, Beşiktaş'ın zirvesinde".«Слово в Великий Пяток» «Прав.
Flo Rida'nın T-Pain ile düet yaptığı "Low" şarkısı sekiz ardışık hafta listenin zirvesinde kaldı.Песня «Low», записанная Flo Rida при участии T-Pain возглавляла чарт восемь недель подряд.
Munzur Dağları'nın zirvesinde birçok doğal göl bulunmaktadır.В гористой местности располагаются многочисленные горные реки.
Vitrell'de (Fransa) yapılan Fransız-Afrika zirvesinde kilit bir rol oynadı.Plaza of Africa в Севилье был возведен с той же целью.
Yerle göğü birbirine bağlayan Dünya Ağacı’nın zirvesinde, iki başlı bir kartal yuva kurmuştur.Укреплённый дворец, который находится в этом городе, (так же велик), как обе световых горы неба.
Bundan kısa süre sonra batı zirvesinde yeniden Sovyet bayrağı dalgalanır.Над городом Ельней снова взвился советский флаг.
Kariyerinin zirvesindeyken ciddi sakatlıklar yüzünden erkenden futbolu bırakmak zorunda kaldı.Из-за тяжёлых травм ему пришлось рано завершить игровую карьеру.
Günler sonra babanın ölmüş bedenini dağın zirvesinde bulurlar.Однако на следующий день на берегу моря находят труп его отца.
1933 yılının sonunda Hepburn kariyerinin zirvesindeydi; ama kendini Broadway'de kanıtlamaya can atıyordu.بحلول نهاية عام 1933، كانت هيبورن ممثلة سينمائية لها احترامها، ولكنها اشتاقت لإثبات نفسها في برودواي.
Gücünün zirvesinde, yüzlerce aktif üyeye sahipti.له مصنفات كثيرة، بلغت نحو مائة مصنَّف.
Şarkı uzun bir süre listelerin zirvesinde yer almıştır.وظلت أغنيتها لو لو لو لمدة طويلة على رأس قوائم محطات الراديو.
1933 yılının sonunda Hepburn kariyerinin zirvesindeydi; ama kendini Broadway'de kanıtlamaya can atıyordu.Até o final de 1933 Hepburn estava no topo de sua profissão, mas desejava provar-se na Broadway.
Kikwete en son zirvesinde Zimbabve'deki Robert Mugabe rejimini eleştirmiştir.Chega ao fim a ditadura de Robert Mugabe no Zimbabwe.
Zirvesinde bir krater gölü bulunmaktadır.Tem um lago de cratera permanente no topo.
MTV'nin "Tüm zamanların en büyük MC'leri" listesinin zirvesinde yer aldı.MTV classificou-o em 2º lugar em sua lista dos maiores MCs de Todos os Tempos..
Meydan, Quirinal Tepesi'nin zirvesinde yer almaktadır.Depois, avançaram chegando à colina do Quirinal.
Araf dağının zirvesinden Adem ve Havva'nın kovulduğu cennet yer alır.A primeira vela lembra o perdão concedido a Adão e Eva.
"Şenol Güenş, Beşiktaş'ın zirvesinde".«Extrativismo está à beira da falência».
Alesia, bir tepenin zirvesinde, nehir vadileriyle çevrelenmiş, savunmaya elverişli bir kaleydi.O sítio está localizado em uma colina, com condições naturais que permitem a sua defesa.
Yerle göğü birbirine bağlayan Dünya Ağacı’nın zirvesinde, iki başlı bir kartal yuva kurmuştur.Hemel en aarde worden in de Rig Veda (1,160) als ovalen, twee wereldhelften (ródasi), beschreven.
"Şenol Güenş, Beşiktaş'ın zirvesinde".An., 'Vondels hoofd bij Hoge Raad.'
Bu yüzden, Güneş'in kendi güneş döngüsünün zirvesinde olduğu zamanlardan bile çok daha fazladır.Binnen een bepaalde tijdzone is dit de tijd waarop de zon haar hoogste punt aan de hemel heeft bereikt.
Meydan, Quirinal Tepesi'nin zirvesinde yer almaktadır.De kapel is gelegen aan de Quirinusstraße.
Zirvesinde mayıs ayı başlarına kadar kayak yapalılabilecek kar kalınlığı bulunmaktadır.Dit is een sneeuwzeker stuk van het skigebied, waar tot in april erg goed geskied kan worden.
Kikwete en son zirvesinde Zimbabve'deki Robert Mugabe rejimini eleştirmiştir.De SACP is sterk gekant tegen het bewind van Robert Mugabe in Zimbabwe.
Zirvesinde bir krater gölü bulunmaktadır.In de krater bevindt zich een kratermeer.
Beş hafta boyunca listenin zirvesinde kaldı.Het zou vijf weken in de lijst blijven staan.
Dağın zirvesinde bir kale direği bulunmaktadır.Numera finns en moské vid bergets fot.
"Şenol Güenş, Beşiktaş'ın zirvesinde"."Sött på gränsen till komik".
Gücünün zirvesinde, yüzlerce aktif üyeye sahipti.När rörelsen var som starkast hade den flera hundra aktiva medlemmar.
2008 zirvesinde Arnavutluk ve Hırvatistan resmen NATO'ya davet edildi.Under toppmötet i april 2008 inbjöds Kroatien och Albanien officiellt att gå med i Nato.
Alesia, bir tepenin zirvesinde, nehir vadileriyle çevrelenmiş, savunmaya elverişli bir kaleydi.Staden låg uppe på en bergskulle med flera naturliga klippor som var lätta att försvara.
Zirvesinde bir krater gölü bulunmaktadır.На його вершині лежить кратерне озеро.
Ortaçağ Pirlepesi bir dağın zirvesinde yer alan kalenin etrafında kurulmuştu.В середні віки розвиток села залежав від замку, що знаходився поруч.
Genelde yanardağın zirvesinde bulunur.Відповідає він зазвичай начебто стукотом.
31 Ocak 2008 tarihinde Addis Ababa'daki Afrika Birliği zirvesinde Afrika Birliği Başkanı seçildi.Současná vlajka Africké unie byla přijata na 14. setkání v Addis Abebě 31. ledna 2010.
Ortaçağ Pirlepesi bir dağın zirvesinde yer alan kalenin etrafında kurulmuştu.Leželo na pahorku, kde byl ve středověku postaven hrad.
Beş hafta boyunca listenin zirvesinde kaldı.Și a rămas în clasament pentru un total de cinci săptămâni.
MTV'nin "Tüm zamanların en büyük MC'leri" listesinin zirvesinde yer aldı.Postul MTV l-a pozitionat pe locul 3 în topul The Greatest MCs of All Time.
Zirvesinde bir krater gölü bulunmaktadır.A kráterben egy tó található.
Tahtı Taniquetil'in zirvesindeki Ilmarin'dedir.Trónja Ilmarinban, Taniquetil tetején áll.
Zirvesinde kuzeye doğru açılan ve 500 m. genişliğinde bir krater bulunur.A hegy tetején vulkáni kráter található, 500 m szélességben és északi irányból nyitva.
Henüz 30 yaşındaydı ve geri kalan 30 yıllık ömründe mesleğinin zirvesinde kaldı.Ekkor még csak 12 éves volt, de a szerelem emlékét élete végéig megőrizte.
Kikwete en son zirvesinde Zimbabve'deki Robert Mugabe rejimini eleştirmiştir.Hän arvosteli kitkerästi aikalaistaan Zimbabwen Robert Mugabea.
Mimari dönemin zirvesinde Lund, 27 kiliseye sahipti.Perinteisen tyylin sprintissä Mononen oli 79:s.
Yaz ayları hariç, tüm yıl zirvesinde kar vardır.Ylhäällä on lunta ympäri vuoden kesällä varjossa.
Dağların zirvesinde yaşar.Se elää korkealla vuoristossa.
MTV'nin "Tüm zamanların en büyük MC'leri" listesinin zirvesinde yer aldı.Shakur oli MTV:n järjestämän äänestyksen kaikkien aikojen parhaimpien MC:den listalla sijalla kaksi.
Şarkı uzun bir süre listelerin zirvesinde yer almıştır.Riippumatto oli pitkään listojen kärkisijoilla.
Gücünün zirvesinde, yüzlerce aktif üyeye sahipti.Η συμμορία τώρα κατέχει εκατοντάδες ενεργά μέλη.
Genelde ağaç, dünyanın merkezinde bir dağın zirvesinde bulunur.I Danmark placeres sædvanligvis en stjerne i toppen af træet.
31 Ocak 2008 tarihinde Addis Ababa'daki Afrika Birliği zirvesinde Afrika Birliği Başkanı seçildi.Den 27. januar afholdt den Afrikanske Union et topmøde i Addis Ababa i Etiopien.
Ayrıca köyde kelakafıra( kafir kalesi) adında bir dağ var ve zirvesinde sur ve yol var.Nosa (også kalt Nøsa) er et fjell i Fræna kommune i Møre og Romsdal.
Kikwete en son zirvesinde Zimbabve'deki Robert Mugabe rejimini eleştirmiştir.Malema har også støttet Robert Mugabes landreformer i Zimbabwe.
1870'te de şöhretinin zirvesindeyken öldü.I 1870 ble han opphøyet i friherrestanden.
Bluetory albümü 14 Ocak 2010'da yayınlandı ve iki hafta boyunca Gaon Listesi'nin zirvesinde kaldı.Bluetory dirilis pada 14 Januari 2010 dan menempati #1 selama dua minggu di Gaon Chart.
2008 zirvesinde Arnavutluk ve Hırvatistan resmen NATO'ya davet edildi.Tháng Tư năm 2008, Croatia và Albania chính thức được mời gia nhập NATO.
Ortaçağ Pirlepesi bir dağın zirvesinde yer alan kalenin etrafında kurulmuştu.Phế tích tòa lâu đài được xây thế kỷ 10 nằm ở một ngọn đồi gần đó.
Şöhretinin zirvesindeyken, düzenli sabah televizyon programları yapmıştır.Không lâu sau là tính năng tự canh sáng theo các chương trình.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod