Ulusal Koalisyona bundan böyle zirvede Şam'ın koltuğu verildi.The National Coalition was henceforth granted Damascus' seat at the summit.
Rusya, Polonya, Macaristan, Yunanistan ve İtalya'daki listelerde zirvede kaldı.It remained high in charts in Russia, Poland, Hungary, Greece and Italy.
Zirvede, İzla Dağı'nda yaklaşık 40.000 keşiş vardı.At its peak, there were approximately 40,000 monks on Mt. Izla.
"41 yıl sonra zirvede buluştular".Nach 34 Jahren lösten sich die Klostertaler auf.
Zirvedekiler, 1995 yılında Show TV'de yayınlanmış dizi.Rawcliffe outete sich im Jahr 1995 in einer Fernsehsendung als homosexuell.
Aynı zamanda IFPI listesinde 5 hafta boyunca zirvede kalmıştır.Insgesamt war er fünf Jahre auf der FIFA-Liste.
Bu konferansın devamı niteliğinde Aralık 2011’de Istanbul’da düzenlenen zirvede de hazır bulunmuştur.Auch an der im Dezember 2011 in Istanbul ausgerichteten Folgekonferenz nahm Sorgeç teil.
Dört hafta boyunca zirvedeki yerini korumuştur.Für Bayreuth spielte er vier Saisonen lang.
Ağrı Dağı iki zirveden oluşur.La montagne est composée de deux pics.
Şarkı yayınlandığı sırada, önceki şarkı I Will Always Love You hala zirvede yer almaktaydı.Ce sera la chanson The Night Will Always Win.
Demet Akalın, "Olacak Olacak zirvede bir şarkı...Naked Eye est une chanson disant: "Debout...
Bu zirvede temeli atılan bu kuruluş, 2014 yılında kurulacak olan Yeni Kalkınma Bankası’ydı.Ce projet sera un complément à la Nouvelle Banque de développement proposé par les BRICS en 2014.
R&B listelerinde tam 7 hafta zirvede kaldı.Elle se classe à la première place des charts R&B pendant sept semaines.
Özellikle Somebody Like You, tam 8 hafta zirveden inmemişti.Comme elle ne s'attendait pas à en avoir autant, elle en tua huit.
Solo kariyeri de bu dönemlerde zirvedeydi.Seule la motte castrale subsiste de cette époque.
Birleşik Krallık'ta zirvede altı hafta kaldı.Il reste 6 semaines dans le coma.
"Sözde Ayrılık" dört hafta, "Yeni Biri" bir hafta zirvede kaldı.Mais 6 nouveaux, "les Autres" entrent dans une seconde maison.
Şarkı birçok Avrupa listesinde zirvede yer aldı.Il chante depuis sur de très nombreuses scènes européennes.
Avustralya'da şarkı zirveden giriş yaptı.Vient ensuite l'Open d'Australie.
Zirvede Tek Başına.Le cavalier seul.
Bu zirve "Kar Leoparı" unvanını alabilmek için tırmanılması gereken beş zirveden biridir.El pico es uno de los cinco que debe ser escalado para poder obtener el premio Leopardo de las Nieves.
Zirvedekiler; 2000 En İyi Sabah Programı ödülünü aldı.Premio Chlotrudis a la mejor fotografía de 2000.
Şarkı Norveç,İsviçre ve İngiltere R&B listelerinde zirvede yer almıştır.La canción alcanzó el número uno en Noruega, Eslovaquia, Suiza, así como en el la lista R&B del Reino Unido.
"41 yıl sonra zirvede buluştular".«Capta a las estrellas durante 40 años» .
Şarkı 8 hafta daha zirvede yer almıştır.La canción se mantuvo durante ocho semanas en la cumbre.
Zirvede olduğu boyunca, yılda 27.000 çocuk Artek'te tatil yaptı.Nel suo periodo d'oro, 27.000 bambini passavano le vacanze ad Artek.
Zirvedekiler, 1995 yılında Show TV'de yayınlanmış dizi.Curatela, Gremese, 1995 Chi è della tv.
Şarkı birçok Avrupa listesinde zirvede yer aldı.La canzone ha avuto alti piazzamenti in classifica nella maggior parte dei mercati europei.
"41 yıl sonra zirvede buluştular".Всего на становление монастыря ушел 41 год.
Zirvede olduğu boyunca, yılda 27.000 çocuk Artek'te tatil yaptı.В дни расцвета ежегодное количество путёвок в «Артек» составляло 27 тысяч.
Zirvede olduğu boyunca, yılda 27.000 çocuk Artek'te tatil yaptı.أثناء أوجها، 27،000 طفل سنويا اجازتها في آرتيك .
Zirvede Tek Başına.على قمة الدنيا وحيدا ً.
Piroklastik akışlar, zirveden 20 kilometre (12 mi)'lik bir alana yayılmıştır.يتم التخلص من النفايات التي تم جمعها عن طريق التفريغ في مناطق تقع على بعد حوالي 20 كم (12 ميل) من المدينة.
Bu albüm Bora Öztoprak'ın zirvedeki yerini korumasını sağlamıştır.ذهب هذا الأخير ( القرد) إلى إخفاء مفتاح سو.
No Doubt'ın şarkısı "Don't Speak", 1996-1997 döneminde 16 hafta zirvede kaldı.O recorde foi estabelecido pela "Don't Speak" do No Doubt, com 16 semanas, em 1996-1997.
Ağustos 2008'de İspanya Single Listesi'ne ilk sıradan girdi ve zirvede dört hafta geçirdi.Chegou ao primeiro lugar na lista de singles durante quatro semanas em Outubro de 2008.
Kitap dünya çapında ticari başarı yakaladı ve New York Times fantezi kitap listesine zirveden girdi.O livro foi um sucesso crítico e comercial, estreando no topo da lista do New York Times Fantasy.
Şarkı 8 hafta daha zirvede yer almıştır.A canção ficou no topo por oito semanas.
Mısır ilk defa bu dönemde medeniyet gelişmişliği ve başarıları açısından devamlı zirvededir.A França foi vista na época como um modelo de civilização e progresso.
2011 yılında, Aon gelirlerine dayalı Dünyanın en büyük sigorta brokeri olarak zirvede yer aldı.Em 2011, a Aon foi classificada como a maior corretora de seguros do mundo com base na receita.
Şarkı zirvede 5 hafta boyunca kalmıştır.A música permaneceu nas paradas durante cinco semanas.
Zirvede "Topluluktan veya başka herhangi birisinden para istemiyoruz.O Corpo Sacerdotal não tem obrigação nenhuma para com a "comunidade" pagã ou outra qualquer.
Avustralya'da şarkı zirveden giriş yaptı.Termina o racionamento de carne na Austrália.
Nasır, zirveden saatler sonra ağır bir kalp krizi sonucu öldü.Morreu apenas algumas horas mais tarde em consequência de uma grave hemorragia cerebral.
Adele'in "Rolling in the Deep" şarkısı yedi ardışık hafta zirvede kaldı.Rolling In The Deep van Adele stond 73 weken genoteerd.
Ayrıca zirvede iken, 700,000 koku geliri ile en zengin (güçlü) tozama ailesi olmuştur.Tevens werden ze de rijkste en machtigste tozamafamilie van Japan, met een inkomen van 700.000 koku.
Solo kariyeri de bu dönemlerde zirvedeydi.Alleen mevr. Coolsma was toen nog in leven.
Buna ek olarak, Belçika'nın her iki listesine de zirveden girmeyi başardı.Ook bezat zij het Belgisch record in beide disciplines.
"I Gotta Feeling", on dört hafta boyunca zirvede yer aldı."I Gotta Feeling" w zestawieniu spędził w sumie trzynaście tygodni.
Zirvede NATO üyelerinin devlet ve hükûmet başkanları bir araya geldi.W sytuacjach nadzwyczajnych zwoływane są szczyty szefów państw członkowskich NATO.
Mısır ilk defa bu dönemde medeniyet gelişmişliği ve başarıları açısından devamlı zirvededir.Prawdopodobnie to tam Agricola po raz pierwszy zetknął się z tezami reformacji i humanizmu.
Buna ek olarak, Belçika'nın her iki listesine de zirveden girmeyi başardı.W obu przypadkach zdobywał także Superpuchar Belgii.
Şarkı zirvede 5 hafta boyunca kalmıştır.Piosenka łącznie spędziła w rankingu pięć tygodni.
Cape Finisterre, zirveden bir görünüm.Cape Point i Przylądek Dobrej Nadziei.
Sene sonundada ATP World Tour Finali'ni 2. kez kazanarak seneyi zirvede tamamladı.Han lyckades hursomhelst kvalificera till ATP World Tour Finals för tolfte året i rad.
Bu son şarkı, dünyadan olumlu eleştiriler alırken, albüm çoğu albüm listesinde hala zirvedeydi.Överlag såg de flesta musikkritiker positivt på albumet, som hamnade på många av albumlistorna världen runt.
Boks otoriteleri Rourke'un zirvedeki boksörlere karşı başarı kazanmak için çok yaşlı olduğunu söylediler.I följande filmer får man se hur Rocky kämpar tappert mot många kända boxare.
Adele'in "Rolling in the Deep" şarkısı yedi ardışık hafta zirvede kaldı.При цьому «Rolling in the Deep» посідала першу позицію впродовж 7 тижнів.
NATO'nun Soğuk Savaş sonrası başlattığı Açık Kapı politikası zirvede yinelendi.Мадридская встреча на высшем уровне Розширення НАТО Політика відкритих дверей Альянсу.
Zirvede 5 m yüksekliğinde metal bir haç dikilmiştir.Na vrcholu se nachází 5 m vysoký kovový kříž.