Ziraati seviyor ve büyüyünce öğretmen olmak istiyor.Iubeşte agricultura şi doreşte să fie profesor de liceu.
Ziraati seviyor ve büyüyünce öğretmen olmak istiyor.이 아이는 농업을 사랑하구요, 고등학교 선생님이 되고 싶어합니다.
Ziraati seviyor ve büyüyünce öğretmen olmak istiyor.Le encanta la agricultura y quiere ser profesora de secundaria.
Ziraati seviyor ve büyüyünce öğretmen olmak istiyor.Le piace l'agricoltura e vuole diventare un'insegnante di scuola superiore.
Ziraati seviyor ve büyüyünce öğretmen olmak istiyor.Miluje poľnohospodárstvo a chce byť učiteľkou na strednej.
Ziraati seviyor ve büyüyünce öğretmen olmak istiyor.Miluje zemědělství a chce učit na střední.
Ziraati seviyor ve büyüyünce öğretmen olmak istiyor.Sie liebt Landwirtschaft und will High School-Lehrerin werden.
Ziraati seviyor ve büyüyünce öğretmen olmak istiyor.Uwielbia rolnictwo i chce być nauczycielką w liceum.
Ziraati seviyor ve büyüyünce öğretmen olmak istiyor.Ze houdt van landbouw en wil later lerares worden.
Ziraati seviyor ve büyüyünce öğretmen olmak istiyor.Αγαπαέι τη γεωργία και θέλει να γίνει καθηγήτρια γυμνασίου.
Ziraati seviyor ve büyüyünce öğretmen olmak istiyor.Ей нравится сельское хозяйство и она хочет стать учителем старших классов.
Ziraati seviyor ve büyüyünce öğretmen olmak istiyor.Тя обича земеделието и иска да бъде учителка.
Ziraati seviyor ve büyüyünce öğretmen olmak istiyor.היא אוהבת חקלאות ורוצה להיות מורה בתיכון.
Ziraati seviyor ve büyüyünce öğretmen olmak istiyor.تحب الزراعة و تريد أن تصبح معلمة ثانوية،
Ziraati seviyor ve büyüyünce öğretmen olmak istiyor.大学進学を希望しているのですが、バーティ郡に戻ってきたいと言います
Ziraat. Yiyecek sıkıntısı olduğunu düşünüyorsak yeni tohumlar üretiriz.Pensamos que hay un problema de comida, así que creamos nuevas semillas.
Ziraat. Yiyecek sıkıntısı olduğunu düşünüyorsak yeni tohumlar üretiriz.Vi tror det råder brist på mat, så vi skapar nya grödor.
Ziraat. Yiyecek sıkıntısı olduğunu düşünüyorsak yeni tohumlar üretiriz.Wij denken dat er een voedselprobleem is, dus creëren we nieuwe zaden.
Ziraat. Yiyecek sıkıntısı olduğunu düşünüyorsak yeni tohumlar üretiriz.Мислим, че има хранителен проблем, затова създаваме нови семена.
Zira bana hala geçen kiradan borcun var bayım.8年前に超して来た時の前金もね
Zira bana hala geçen kiradan borcun var bayım.Lei caro signore e' ancora indietro con l'affitto.
Zira bana hala geçen kiradan borcun var bayım.Tu me dois encore un loyer, monsieur!
Zira bana hala geçen kiradan borcun var bayım.Επειδή ακόμα μου χρωστάς νοίκι κύριε.
Zira bana hala geçen kiradan borcun var bayım.Не забывай, ты ещё должен мне за квартиру.
Zira başlangıç sermayesi 300 birim.원래 300의 투자로부터
Zira başlangıç sermayesi 300 birim.Algunos activos y algunos pasivos, se va a hacer una diferencia.
Zira başlangıç sermayesi 300 birim.Protože s touto původní investicí 300 pokaždé když přidá nějaká aktiva a nějaké závazky, bude to rozdíl.
Zira başlangıç sermayesi 300 birim.資産や負債を付け加えることで
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.Chtěl vidět projev mé identity.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.Dia ingin melihat manifestasi dari identitas saya.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.El dorea să vadă cum îmi manifest identitatea.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.Ele queria ver a manifestação da minha identidade.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.El quería ver la manifestación de mi identidad.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.Er wollte eine Manifestation meiner Identität sehen.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.Han ville se ett uttryck för min identitet.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.Hij wou de manifestatie van mijn identiteit zien.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.Identitásom megnyilvánulását akarta látni.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.Il voulait voir la manifestation de mon identité.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.그가 보고 싶었던 건 제 정체성의 표현이었죠.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.On chciał uwidzieć manifestację mojej tożsamości.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.Ông muốn thấy hóa thân của bản sắc của tôi
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.Voleva vedere la manifestazione della mia identità.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.Ήθελε να δει εκδηλώσεις της ταυτότητάς μου.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.Він хотів побачити вияв моєї ідентичності.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.Он хотел увидеть олицетворение моей личности.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.Той искаше да види проявата на моята идентичност.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.הוא ציפה למצוא גילום של הזהות שלי.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.لقد أراد أن يرى تجليا لهويتي.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.本にもトルコ人女性を期待していました
Zira birçok kişi bu sözcüğü duyduğunda bunun "kadınlar" anlamına geldiğini düşünür.많은 사람이 "성"이라는 단어를 들으면 "여성"이라는 의미를 떠올리기 때문이죠.
Zira birçok kişi bu sözcüğü duyduğunda bunun "kadınlar" anlamına geldiğini düşünür.Veel mensen denken bij het woord 'sekse' dat het 'vrouwen' betekent.
Zira birçok kişi bu sözcüğü duyduğunda bunun "kadınlar" anlamına geldiğini düşünür.Wiele osób, gdy słyszy słowo "płeć", myśli "kobiety".
Zira birçok kişi bu sözcüğü duyduğunda bunun "kadınlar" anlamına geldiğini düşünür.כי הרבה אנשים שומעים את המילה "מגדר" וחושבים שהכוונה היא ל"נשים".
Zira birçok kişi bu sözcüğü duyduğunda bunun "kadınlar" anlamına geldiğini düşünür.نظراً لأن كثير من الناس يسمعون كلمة "الجندر" ويعتقدون أنها تعني "المرأة".
Zira birçok kişi bu sözcüğü duyduğunda bunun "kadınlar" anlamına geldiğini düşünür.「女性」という意味だと思う 「ジェンダーの問題」とは「女性の問題」だと
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.A diferencia de muchos otros, ha llegado a la edad adulta.
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.Ao contrário de muitos outros, ele tinha sobrevivido para se tornar um adulto.
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.Contrairement à beaucoup d'autres, il a survécu jusqu'à l'âge adulte.
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.Diversamente da molti altri, è sopravvissuto ed è diventato un adulto.
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.In tegenstelling tot veel anderen wordt hij een volwassen man.