Her neyse, bileşik faiz konusuna devam edelim zira finansal hesaplamaları iyice öğrenmemiz lazım. -그러면 복리 계산을 계속해 봅시다
- Her neyse, bileşik faiz konusuna devam edelim zira finansal hesaplamaları iyice öğrenmemiz lazım. -O tal vez nuestro culto se financie por dar a otras personas finanzas. por ser "usureros".
Her neyse, bileşik faiz konusuna devam edelim zira finansal hesaplamaları iyice öğrenmemiz lazım. - -Е, както и да е, нека продължим със сложната лихва, защото трябва да можем да финансираме нашия култ. .
Her neyse, bileşik faiz konusuna devam edelim zira finansal hesaplamaları iyice öğrenmemiz lazım. -حسناً، على اي حال، دعونا نكمل الفائدة المركبة قبل، لأننا بحاجة لأن نكون قادرين على تمويل العبادة
Her neyse, bileşik faiz konusuna devam edelim zira finansal hesaplamaları iyice öğrenmemiz lazım. -その前に、 私達は、私達の方法でファイナンスをする必要があります。 私達は、私達の方法でファイナンスをする必要があります。
"Hiçbir şey" diye bir şey yoktur. Zira her zaman bir şeyler vardır.Không có gì là không tồn tại; vì sẽ luôn luôn có một thứ gì đó.
"Hiçbir şey" diye bir şey yoktur. Zira her zaman bir şeyler vardır.Nichts existiert nicht, denn da ist immer etwas.
"Hiçbir şey" diye bir şey yoktur. Zira her zaman bir şeyler vardır.O nada não existe, porque há sempre qualquer coisa.
"Hiçbir şey" diye bir şey yoktur. Zira her zaman bir şeyler vardır."שום דבר" לא קיים. כי תמיד יש שם משהו.
"Hiçbir şey" diye bir şey yoktur. Zira her zaman bir şeyler vardır."لا شيء" ليس لها وجود لأن هناك دائما شيء.
"Hiçbir şey" diye bir şey yoktur. Zira her zaman bir şeyler vardır.子どもの頃 母は言った
"Hiçbir şey" diye bir şey yoktur. Zira her zaman bir şeyler vardır.그러나 "무" 란 존재할수 없습니다. 어떠한 "유" (有) 가 항상 존재하기 때문이죠.
Hiç kimse kredi vermek istemiyor, zira herkes ürkmüş durumda.Nikdo není ochoten vám poskytnout úvěr jen proto, že jsou všichni trochu vystrašeni.
Hiç kimse kredi vermek istemiyor, zira herkes ürkmüş durumda.彼らは融資を怖がっていますから。 あなたはどうしますか?
Hz. İsa'yı ayırdedebiliyoruz, zira diğer figürlerden daha büyük yapılmış ve başının üzerinde halesi var.Łatwo rozpoznać Chrystusa bo to największa postać i w aureoli.
Hz. İsa'yı ayırdedebiliyoruz, zira diğer figürlerden daha büyük yapılmış ve başının üzerinde halesi var.І ми впізнаємо Христа, адже Він більший за інші фігури, і в Нього є німб.
İflas kelimesi önemli, zira finansal krizden bahsederken bu kelimeyi sıkça kullanacağız.وأريد أن أركز على الكلمة (عدم القدرة على الوفاء) لأنها
İflas kelimesi önemli, zira finansal krizden bahsederken bu kelimeyi sıkça kullanacağız.その言葉は、私達が実際に金融危機について話すとき、
Irving Fisher, zira Fisher bu korelasyonu uzun yıllar önce fark ediyor.Irvinga Fishera, ponieważ tak naprawdę to on zauważył tę zależność kilkadziesiąt lat wcześniej.
Irving Fisher, zira Fisher bu korelasyonu uzun yıllar önce fark ediyor.Na konci 50. let 20. století
İşe en başından başlamam lazım, zira çoğu insan aslında temel muhasebe ilkelerini bilmiyor.신문들이 그렇게 하고 있지만 사람들은 기본적인 회계원리를 이해하지 못하고 있으니까요
İşe en başından başlamam lazım, zira çoğu insan aslında temel muhasebe ilkelerini bilmiyor.Les journaux font ça, mais beaucoup de gens ne comprennent pas les bases de la comptabilité.
İşe en başından başlamam lazım, zira çoğu insan aslında temel muhasebe ilkelerini bilmiyor.Protože si myslím, že to dělají noviny, ale řada lidí nerozumí základnímu účetnictví.
İşe en başından başlamam lazım, zira çoğu insan aslında temel muhasebe ilkelerini bilmiyor.Vì tôi nghĩ các thể loại báo chí đã đề cập đến, nhưng rất nhiều người lại không hiểu gì về kế toán căn bản
İşe en başından başlamam lazım, zira çoğu insan aslında temel muhasebe ilkelerini bilmiyor.Защото мисля, че вестниците вече правят това, но много хора не разбират главните сметки.
İşe en başından başlamam lazım, zira çoğu insan aslında temel muhasebe ilkelerini bilmiyor.Тому що я думаю, що це роблять газети, але більшісь людей не розуміють суті бухгалтерії.
İşe en başından başlamam lazım, zira çoğu insan aslında temel muhasebe ilkelerini bilmiyor.でも多くの人は基礎会計を理解していません。 償却は何か、流動性を持っている時、
Kadınlar toplanmışlar, korku ve telaş içindeler, zira balıkçı olan kocaları bu fırtınada denizde.Všechny ženy stojící pospolu ve skupince vypadají opravdu vyděšeně, bojí se o své muže, rybaře.
Kararın üstüne gölge düşmüş durumda, zira tarafgirlik yaptığı algısı üst düzeyde.Az ítélet megkérdőjelezhető, mivel előítéletei lehettek az üggyel kapcsolatban.
Kararın üstüne gölge düşmüş durumda, zira tarafgirlik yaptığı algısı üst düzeyde.Der kan også stille spørgsmålstegn ved dommen fordi han kan anses for at være inhabil.
Kararın üstüne gölge düşmüş durumda, zira tarafgirlik yaptığı algısı üst düzeyde.-El veredicto es dudoso, ya que se puede percibir que fue parcial.
Kararın üstüne gölge düşmüş durumda, zira tarafgirlik yaptığı algısı üst düzeyde.Il verdetto e' attaccabile perche' puo' essere ritenuto come influenzabile.
Kararın üstüne gölge düşmüş durumda, zira tarafgirlik yaptığı algısı üst düzeyde.Phán quyết này có vấn đề, kể từ khi mọi người nhận thấy là ông ta đang có thành kiến.
Kararın üstüne gölge düşmüş durumda, zira tarafgirlik yaptığı algısı üst düzeyde.Tämä tuomio on kyseenalainen, koska hänet voidaan nähdä puolueellisena.
Kararın üstüne gölge düşmüş durumda, zira tarafgirlik yaptığı algısı üst düzeyde.Verdictul e îndoielnic, din moment ce este văzut că un judecător părtinitor.
Kararın üstüne gölge düşmüş durumda, zira tarafgirlik yaptığı algısı üst düzeyde.Werdykt jest wątpliwy i może być postrzegany jako stronniczy.
Kararın üstüne gölge düşmüş durumda, zira tarafgirlik yaptığı algısı üst düzeyde.Η ετυμηγορία είναι αμφισβητήσιμη, δεδομένου ότι θα μπορούσε να θεωρηθεί μεροληπτική.
Kararın üstüne gölge düşmüş durumda, zira tarafgirlik yaptığı algısı üst düzeyde.גזר הדין מפוקפק, מפאת היותו .עשוי להתפס כמוטה
Kararın üstüne gölge düşmüş durumda, zira tarafgirlik yaptığı algısı üst düzeyde.الحُكم مشكوك فيه،و قد ينظر على أنه تحيّز
Kararın üstüne gölge düşmüş durumda, zira tarafgirlik yaptığı algısı üst düzeyde.判決に利害関係は無かった
Kenarda fazladan parası vardı zira Ramone için serbest muhasebecilik yapıyordu.Aveva contanti extra perche' stava seguendo la contabilita' di Ramone come freelance.
Kenarda fazladan parası vardı zira Ramone için serbest muhasebecilik yapıyordu.Il avait des économies. Il faisait des petits boulots de compta en free-lace pour Ramone.
Kenarda fazladan parası vardı zira Ramone için serbest muhasebecilik yapıyordu. Muhasebecilik mi?Er hatte etwas zusätzliches Geld er hat für Ramone als Freiberufler die Buchhaltung gemacht.
Kenarda fazladan parası vardı zira Ramone için serbest muhasebecilik yapıyordu. Muhasebecilik mi?Он работал бухгалтером у Рамона.
Kenarda fazladan parası vardı zira Ramone için serbest muhasebecilik yapıyordu.Είχε αρκετά χρήματα επειδή έκανε τον λογιστή για τον Ραμόν.
Kenarda fazladan parası vardı zira Ramone için serbest muhasebecilik yapıyordu.会計の仕事してたみたいでさ 会計?ねえシリル
Konuyu şimdilik burada bırakıyorum,zira süremiz doldu. Bir sonraki videoda görüşmek üzere hoşçakalın. -Jätän tämän sinun mietittäväksesi ja ehkä seuraavassa tai tulevissa videoissa kerron lisää konkurssista.
Konuyu şimdilik burada bırakıyorum,zira süremiz doldu. Bir sonraki videoda görüşmek üzere hoşçakalın. -Nechám vás s tím do příštího videa, nebod do videa v budoucnu, které bude o bankrotu.
Konuyu şimdilik burada bırakıyorum,zira süremiz doldu. Bir sonraki videoda görüşmek üzere hoşçakalın. -І я залишу тебе з цим, можливо до наступного відео, чи до майбутніх відео, які будуть про банкрутство.
Konuyu şimdilik burada bırakıyorum,zira süremiz doldu.Zostawię was może z tym do następnego filmu,
Konuyu şimdilik burada bırakıyorum,zira süremiz doldu.この問題は取って置きましょう。
Kýzarmýţ pirinç yemezdi zira yeterince beyaz deđildi, beyaz ekmek vesaire.מכיוונו של ממה שנראה כמו פה של ילד קטן,
Kýzarmýţ pirinç yemezdi zira yeterince beyaz deđildi, beyaz ekmek vesaire.والخبز الأبيض، وهكذا
Kýzarmýţ pirinç yemezdi zira yeterince beyaz deđildi, beyaz ekmek vesaire.そしてその少年の小さな口から飛び出す、
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi."레이마, 제게 9살짜리 아이가 있는데 우리에게는 그애를 위한 안전한 가정이 없으니 그애를 좀 돌봐주세요."라고 부탁했죠.
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi.Jeg vil gerne have, du tager hende hjem, fordi vi har ikke nogle tilflugtssteder."
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi."Leymah, am un copil de nouă ani pentru tine. Vreau să o duci acasă pentru că noi nu avem case sigure."
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi."Leymah, ho una bimba di nove anni per te. Voglio che la porti a casa perché non abbiamo case sicure".
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi."Leymah, mamy dla ciebie dziewięciolatkę. Zabierz ją ze sobą do domu, bo nie mamy bezpiecznych domów".
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi."Leymah, tengo una niña de nueve años para ti. Quiero que le des un hogar porque no tenemos hogares seguros".