Birçok programlama işi Hindistan ve başka ülkelerde yaptırılmaya başlanmıştı zira.Habia muchos trabajos de programadores siendo subcontratados a la India y a cualquier lugar.
Birçok programlama işi Hindistan ve başka ülkelerde yaptırılmaya başlanmıştı zira.Sie hatte eine Menge Programmierung Arbeitsplätze nach Indien ausgelagert und bei allen anderen.
Birçok programlama işi Hindistan ve başka ülkelerde yaptırılmaya başlanmıştı zira.Usługi informatyczne były świadczone do Indii i w inne miejsca.
Birçok programlama işi Hindistan ve başka ülkelerde yaptırılmaya başlanmıştı zira.Πολλοί προγραμματιστές έβρισκαν δουλειές στην Ινδία και σε άλλα μέρη.
Birçok programlama işi Hindistan ve başka ülkelerde yaptırılmaya başlanmıştı zira.アウトキャストされていました。 この全体的な状況があったので、
Birşeyler bildiğimi düşünürdüm. Derlerdi ki; bu zirai takvimdir ve insanlar--Те казваха, че това е заради земеделския календар, но нека ви кажа, че това е безсмислено.
Bu açıdan baktığınızda biraz daha farklı düşünebilirsiniz, zira tasarruflar açısından baktığınızdaMyśląc o tym, w ten sposób, zdobywasz pewne nowe sporzenie na tą krzywą.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Dat is belangrijk op vele fronten, en een daarvan is deze cultuur in de landbouw.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.È importante su vari fronti, e uno di questi è il fronte della cultura che esiste nell'agricoltura.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Et c'est important sur plusieurs aspects, et l'un d'eux cette importance qu'il revêt dans la culture agricole.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Ez sok szempontból fontos, az egyik, hogy ez a kultúra a mezőgazdaság része.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Isso é importante em muitos aspetos. Um deles é porque esta cultura faz parte da agricultura.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.다양한 분야에서 이는 중요한 점인데요, 그 중 한 가지는, 농업분야에서의 문화입니다.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Og det er vigtigt på mange fronter, og en af dem er på grund af den kultur der er i landbruget.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Tämä koskee monia tahoja, kuten maataloustuotannossa toimivia.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.To ważne z wielu względów, np. dla kultury związanej z rolnictwem.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Und das ist auf so viele Weisen wichtig, und eine liegt in der Kultur unserer Landwirtschaft.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Y esto es importante en muchos frentes, y uno de ellos es a razón de la cultura dentro de la agricultura.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.И это важно с многих точек зрения, и одна из них — что это часть сельского хозяйства.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Това е важно по много причини, една от тях е защото тази култура е селскостопанска.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.זה דבר חשוב מהרבה היבטים, אחד מהם הוא התרבות של החקלאות.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.وهذا أمر مهم لكثير من الجبهات ، واحد منهم هو بسبب تلك الثقافة التي في الزراعة.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.農業文化も深刻な影響を受ける一つです 移住性の養蜂家たちは アメリカ最後の遊牧民です
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.Asta poate fi surprinzător pentru că neanderthalii nu au fost niciodată în China.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.Ça peut être également surprenant parce que les Neandertal n'ont jamais été en Chine.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.Das ist auch überraschend, weil die Neanderthaler nie in China waren.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.Đây cũng là điều bất ngờ vì người Neanderthal chưa bao giờ ở Trung Quốc.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.Det er måske også overraskende fordi Neanderthalerne levede aldrig i Kina.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.Detta kan också vara överraskande eftersom neandertalarna aldrig var i Kina.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.Dit kan ook verrassend zijn omdat de Neanderthalers nooit in China waren.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.E anche questo è sorprendente. perché i Neanderthal non hanno mai vissuto in Cina.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.Esto también puede sorprender porque los neandertales nunca estuvieron en China.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.Ez szintén meglepő lehet, mivel a Neander-völgyi emberek sosem voltak Kínában.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.Ini mungkin juga mengejutkan karena Neanderthal tidak pernah pergi ke Cina.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.Isto também pode ser surpreendente porque os Neandertais nunca estiveram na China.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.네안데르탈인은 중국에 간적이 없기때문에 이것도 놀라운 결과라고 생각할 지 모르죠.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.To je možná také překvapivé, protože neandertálci nikdy v Číně nebyli.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.To môže byť tiež prekvapivé, pretože Neandertálci sa v Čine nikdy nevyskytovali.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.To także może być zaskakujące, ponieważ neandertalczyków nigdy nie było w Chinach.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.Αυτό μπορεί επίσης να προκαλεί έκπληξη αφού οι Νεάντερταλ δεν υπήρξαν ποτέ στην Κίνα.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.Това може би е също изненадващо, тъй като неандерталците никога не са били в Китай.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.Это может показаться удивительным, потому что неандертальцы никогда не были в Китае.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.זה גם אולי מפתיע כי הניאנדרטליים מעולם לא היו בסין.
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.فإن وجدنا ذلك سيثير ذلك الاهتمام حتماً لأن " النيدرثيلس " لم يكن في الصين على الاطلاق
Bu da ilginç olaiblir, zira Neandertaller hiç bir zaman Çin'de bulunmadı.ネアンデルタール人は一度も中国に棲んでいません これの説明として我々が提唱するのは
Bu hususu aklınızda tutmanızı öneririm, zira ileride tahvillerden bahsetmeye başladığımızda da önemli olacak.Đây là điều bạn cần ghi nhớ để sau này tìm hiểu về trái phiếu.
Bu hususu aklınızda tutmanızı öneririm, zira ileride tahvillerden bahsetmeye başladığımızda da önemli olacak.Esto es algo que debemos tener en mente para mas adelante cuando empecemos a pensar en bonos.
Bu hususu aklınızda tutmanızı öneririm, zira ileride tahvillerden bahsetmeye başladığımızda da önemli olacak.Isso é algo a ter em mente para mais tarde, quando começamos a pensando em títulos.
Bu hususu aklınızda tutmanızı öneririm, zira ileride tahvillerden bahsetmeye başladığımızda da önemli olacak.Questa è una cosa da tenere a mente per dopo, quando passeremo alle obbligazioni.
Bu hususu aklınızda tutmanızı öneririm, zira ileride tahvillerden bahsetmeye başladığımızda da önemli olacak.Tämä kannattaa pitää mielessä myöhempää tarvetta varten, sitten alamme ajatella obligaatioita.
Bu hususu aklınızda tutmanızı öneririm, zira ileride tahvillerden bahsetmeye başladığımızda da önemli olacak.Tohle je něco, co si zapamatujte na později, kdy začneme uvažovat o obligacích.
Bu hususu aklınızda tutmanızı öneririm, zira ileride tahvillerden bahsetmeye başladığımızda da önemli olacak.To jest coś, co będzie przydatne później gdy zaczniemy myśleć o obligacjach.
Bu hususu aklınızda tutmanızı öneririm, zira ileride tahvillerden bahsetmeye başladığımızda da önemli olacak.Αυτό είναι κάτι για να έχετε στο μυαλό σας στη συνέχεια, όταν θα αρχίσουμε να σκεφτόμαστε τα ομόλογα.
Bu hususu aklınızda tutmanızı öneririm, zira ileride tahvillerden bahsetmeye başladığımızda da önemli olacak.頭の中に入れておきましょう。 金利が下がる時には、未来に支払われる、
Bu ilginç, zira Hristiyanlığın eski dinleri yenmiş olduğunu simgeliyor.To je zajímavé, zobrazuje to totiž vítězství křesťanství nad starými polyteistickými tradicemi starých Římanů.
Bu ilginç, zira Hristiyanlığın eski dinleri yenmiş olduğunu simgeliyor.וזה דבר מעניין, מכיוון שזה מתאר את הנצרות כמתעלה מעל
Bu kilise son derece önemli, zira aynı zamanda kraliyet hanedanının gömüldüğü yer.Jedná se o velice důležitý kostel, ve kterém je pohřbena královská rodina.
Bu kilise son derece önemli, zira aynı zamanda kraliyet hanedanının gömüldüğü yer.Значение этой церкви огромно, здесь похоронены члены королевских семей.
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.이번에는 포도에서 멀어집시다 포도는 변진성 제품이니까요 상하게 되죠
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.Opusťme teď hrozny, protože hrozny podléhají zkáze, kazí se.