Ana içeriğe geç
Sözlük

zinde ile cümle

zinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
40
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Duştan sonra zinde hissettim.I felt refreshed after showering.
Tom kendini sağlıklı, mutlu ve zinde hissetti.Tom felt like a million bucks.
O aktif ve zinde.He's active and fit.
Şimdi kendini zindeleştir.Now brace yourself.
Zinde kalmak hoşuma gidiyor.I like to keep fit.
Bu da, o'nun en son günlerinde bile oldukça zinde olduğunu gösterir.His last will shows that he was also quite wealthy.
Dolaşımı canlandırır, böylece daha zinde görünürsünüz.It stimulates the circulation so you look better.
Çevreyle dost ve insanın sağlık ve zindeliği açısından yararlı.It is ecologically friendly and beneficial to one's health and fitness.
Etap yarışlarındaki avantajı, tutarlı sağlığı ve zindeliğiydi.His advantage in stage races was his consistent health and fitness.
''Kendimi geleneksel kalıpta zinde hissetmiyordum.Einen Rennstall im klassischen Sinn besaß er nicht.
Bu da, o'nun en son günlerinde bile oldukça zinde olduğunu gösterir.Sa femme indique qu'il était nerveux ces derniers jours.
16; Şehidi, Zindegani Fatıma Zehra, s.La consonante -uh ante m muta en m.
Yorgunluğu ve bitkinliği giderir, zindeleşmeyi sağlar.Tanto viaggiare lo stanca e lo fa ammalare.
Uyku, vücut zindeliğinin yenilenmesi amacını taşır.Usando i fiammiferi puoi fermare la rigenerazione delle teste.
''Kendimi geleneksel kalıpta zinde hissetmiyordum.Он не собирался порывать с привычным образом жизни.
Yorgun ve bitap Rumeli askerleri, Şah İsmail'in zinde kuvvetleri karşısında yetersiz kaldı.A força britânica, exausta e enfraquecida, refugiou-se nas defesas de Kut-al-Amara.
''Kendimi geleneksel kalıpta zinde hissetmiyordum.Não me sentia confortável na minha própria pele.
Bu da, o'nun en son günlerinde bile oldukça zinde olduğunu gösterir.Enligt vad han själv säger är hans ekonomi vid denna tid trots allt en smula ansträngd.
''Kendimi geleneksel kalıpta zinde hissetmiyordum.«Нашим ідеалом ніколи не було традиційне підприємство.
''Kendimi geleneksel kalıpta zinde hissetmiyordum.Nem hagyományosan akartam hozzáállni.
Çünkü Türklük yaşayan zinde ve pür hayat bir milliyettir.”Για μας κράτος και φυλή είναι το ίδιο πράγμα».
''Kendimi geleneksel kalıpta zinde hissetmiyordum.Nepociťuje obavy o tradičnú rodinu.
Uyku, vücut zindeliğinin yenilenmesi amacını taşır.Cilj zdravljenja je tako ponovna vzpostavitev harmonije v telesu.
Dolaşımı canlandırır, böylece daha zinde görünürsünüz.Estimula la circulación así tendrá mejor aspecto.
Dolaşımı canlandırır, böylece daha zinde görünürsünüz.Ils stimulent la circulation et embellissent la peau.
Dolaşımı canlandırır, böylece daha zinde görünürsünüz.Stimola la circolazione e la aiuterā ad essere pių bella.
Dolaşımı canlandırır, böylece daha zinde görünürsünüz.Τονώνει την κυκλοφορία του αίματοs και δείχνουν όμορφεs.
Dolaşımı canlandırır, böylece daha zinde görünürsünüz.Он стимулирует кровообращение, и вы выглядите лучше.
Yani Nike aslında iyilik ortağı, sağlık ve zindelik ortağı ve hizmet sağlayıcı olarak görev yapıyor.따라서 나이키는 말 그대로 웰빙의 동반자로, 건강과 피트니스의 동반자, 그리고 서비스 제공자로 행동하는 겁니다.
Yani Nike aslında iyilik ortağı, sağlık ve zindelik ortağı ve hizmet sağlayıcı olarak görev yapıyor.Nike acționează ca un partener la bunăstare, un furnizor de servicii, un partener de sănătate și fitness.
Yani Nike aslında iyilik ortağı, sağlık ve zindelik ortağı ve hizmet sağlayıcı olarak görev yapıyor.Nike gedraagt zich als een welzijnspartner, een gezondheids- en fitnesspartner en dienstverlener.
Yani Nike aslında iyilik ortağı, sağlık ve zindelik ortağı ve hizmet sağlayıcı olarak görev yapıyor.Nike se vlastně chová jako váš partner, zdravotní a kondiční partner a poskytovatel služeb.
Yani Nike aslında iyilik ortağı, sağlık ve zindelik ortağı ve hizmet sağlayıcı olarak görev yapıyor.Nike verhält sich wie ein Gesundheitspartner, wie ein Fitnesspartner und Dienstleister.
Yani Nike aslında iyilik ortağı, sağlık ve zindelik ortağı ve hizmet sağlayıcı olarak görev yapıyor.Nike występuje jako partner na rzecz dobrego samopoczucia, zdrowia, sprawności fizycznej oraz usługodawca.
Yani Nike aslında iyilik ortağı, sağlık ve zindelik ortağı ve hizmet sağlayıcı olarak görev yapıyor.Nike выступает в роли партнёра по благосостоянию, партнёра по здоровому образу жизни и поставщика услуг.
Yani Nike aslında iyilik ortağı, sağlık ve zindelik ortağı ve hizmet sağlayıcı olarak görev yapıyor.Szóval a Nike úgy viselkedik, mint egy jóléti partner, egy egészség- és fitnesspartner és szolgáltató.
Yani Nike aslında iyilik ortağı, sağlık ve zindelik ortağı ve hizmet sağlayıcı olarak görev yapıyor.Найк поводиться як хороший партнер, партнер зі здоров'я та фітнесу та постачальник сервісів.
Yani Nike aslında iyilik ortağı, sağlık ve zindelik ortağı ve hizmet sağlayıcı olarak görev yapıyor.אז נייקי למעשה מתנהג כשותף לרווחה, שותף לבריאות וכושר וספק שירותים.
Yani Nike aslında iyilik ortağı, sağlık ve zindelik ortağı ve hizmet sağlayıcı olarak görev yapıyor.فنايك تتصرف كأنها شريك في الصحة، شريك اللياقة الصحة ومقدم الخدمة.
Yani Nike aslında iyilik ortağı, sağlık ve zindelik ortağı ve hizmet sağlayıcı olarak görev yapıyor.サービス・プロバイダーとして 活動しています するとこういう話になります
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod