Ana içeriğe geç
Sözlük

zincir ile cümle

zincir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Cinayetler zincirinin aynı adam tarafından işlendiği sanılmaktadır.The chain of crimes are thought to have been committed by the same man.
Büyük mağaza zinciri yeni bir şube açtı.The large chain store created a new branch.
Tutsak zincirle bağlıydı.The prisoner is in chains.
Köpek zincirlenmelidir.The dog should be on a chain.
George köpeğine bir zincir taktı.George put a chain on the dog.
Isırmasın diye köpeği zincirlesen iyi olur.You had better chain up the dog so that he won't bite.
Köpek zincirli mi?Is the dog chained?
Köpek direğe zincirlendi.The dog was chained to the post.
Köpeğinizi ağaca zincirlenmiş tutun.Keep your dog chained up to the tree.
Otoyolda bir zincirleme trafik kazası vardı.There was a multiple collision on the highway.
Bütün gün masaya zincirlendim.I was chained to the desk all day.
Gümüş prangalarla ayaklarını zincirleyelim.Let's shackle your feet with silver fetters.
Bütünüyle sipariş edilmiş bir takıma çoğunlukla bir " zincir" denilir.A totally ordered set is often called a "chain".
Bir zincir en zayıf halkasından daha güçlü değildir..A chain is no stronger than its weakest link.
Bir zincir birçok bağlantıdan oluşur.A chain is made up of many links.
Yoğun trafikteki zincirleme bir kazaydı.There was a chain-reaction crash during rush hour.
Her şeyin bir saadet zinciri olduğu ortaya çıktı.The whole thing turned out to be a Ponzi scheme.
Onlar bir insan zinciri oluşturdular.They formed a human chain.
Bir zincir ancak en zayıf halkası kadar kuvvetlidir.A chain is only as strong as its weakest link.
Zincirleme bir reaksiyon başladı.It started a chain reaction.
Tekne bir zincirle çapaya bağlıdır.The boat is attached to the anchor by a chain.
Oldukça şiddetli kar yağıyor. Zincirimiz var mı? Eğer öyleyse, sanırım onları takmalıyız.It's snowing pretty hard. Do we have any chains? If so, I think we should put them on.
Tom kapının zincirini çözdü.Tom unchained the door.
Tom bisiklet zincirinin üzerine yağ koydu.Tom put oil on the bicycle chain.
Tom kapıyı zincirle kilitledi.Tom chain-locked the door.
Tüm canlılar varlığın tek zincirine bağlıdırlar.All living things are connected in one chain of being.
Tom bisiklet zincirini yağladı.Tom oiled his bicycle chain.
Tom tuvalet ışık zincirini çekti.Tom pulled the chain on the closet light.
Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri yoktur.The proletarians have nothing to lose but their chains.
O ısırmasın diye köpeği zincirlesek iyi. olur.I had better chain up the dog so that he won't bite.
Bu tür zincirli testere kullanmayı biliyor musun?Do you know how to use this kind of chain saw?
Lamberto büyük otel zincirinin adıdır.Lamberto is the name of a large hotel chain.
Tom Mary'ye gümüş bir zincir üzerinde bir anahtar verdi.Tom gave Mary a key on a silver chain.
O yeni zincir mağazası beni işsiz bırakabilir.That new chain store could put me out of business.
Tom zincirini kesmeye çalıştı.Tom tried to cut through his chain.
Düşünce zincirimi kaybetmiş gibi görünüyorum.I seem to have lost my train of thought.
Aldi bir Alman indirim süpermarketleri zinciridir.Aldi is a German discount supermarket chain.
En sevdiğiniz market zinciri nedir?What's your favorite convenience store chain?
Halkanın biri kopuksa, tüm zincir kopuktur.One link broken, the whole chain is broken.
Bir link bir zincirin iki parçasını birleştirir.A link joins two parts of a chain.
Kendimi şu ağaca zincirlemek istiyorum.I want to chain myself to that tree.
Tom kendini bir ağaca zincirledi.Tom chained himself to a tree.
Yosunlar ve planktonlar besin zincirinin altındadır.Algae and plankton are at the bottom of the food chain.
Zincir en zayıf halkasından daha güçlü değildir.The chain is no stronger than its weakest link.
Zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür.The chain is no stronger than its weakest link.
Tom boynunun etrafına gümüş bir zincir taktı.Tom wore a silver chain around his neck.
Proteinler, origami kağıdı gibi katlanmış amino asit zincirleridir.Proteins are chains of amino acids that are folded like origami paper.
Kendimi kesmeyi planladıkları ağaçlardan birine zincirledim.I chained myself to one of the trees they were planning to cut down.
Kapının zincirini söktüm.I unchained the door.
Zincirli testerinizi ne sıklıkla kullanıyorsunuz?How often do you use your chain saw?
Bir zincir testerem yok ama testeresi olan birini tanyorum.I don't have a chain saw, but I know someone who does.
Arabam için zincirlerim yoktu, bu yüzden evde kaldım.I didn't have chains for my car, so I stayed home.
Arabam için zincirlerim yok.I don't have chains for my car.
Sami'nin köpeği zincirini kırdı.Sami's dog broke its chain.
Sami, Leyla'ya zincirle bağladı.Sami shackled Layla with a chain.
Tom köpeğini her zaman zincirli tutar.Tom always keeps his dog chained up.
Tom bisikletini bir ağaca zincirledi.Tom chained his bicycle to a tree.
Zincirlerimi kırmam gerek.I need to break free.
Zinciri yağla.Oil the chain.
Zinciri yağlayın.Oil the chain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod