Ve üzerlerine zillet, eziklik ve yoksulluk damgası vuruldu, Allah'tan bir gazaba çarpıldılar.They were covered with humiliation and misery; they drew on themselves the wrath of Allah.
Gözleri düşük olarak yüzlerini bir zillet kaplar.Lowered will be their eyes, disgrace overwhelming them.
Gözleri 'zillet ve dehşetten düşmüş olarak', sanki 'yayılan' çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.They will come out of the graves with downcast eyes like an expanding swarm of locusts.
Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşük', kendilerini de zillet sarıp-kuşatmış.Lowered will be their eyes, disgrace overwhelming them.
Gözler zillet içinde düşecek.Eyes be lowered in submission.
O gün, öyle yüzler vardır ki, 'zillet içinde aşağılanmıştır.'Many faces will be contrite on that day,
O gün bir takım yüzler zillete bürünmüştür.Many faces will be contrite on that day,
Ve göreceksin onları, zilletten ezilip büzülmüş halde ürkek bakışlarla bakarken, ateşe salınırlar.You should see them brought before the Fire, abject in disgrace, looking stealthily.
Gözleri yere eğilmiş, benliklerini zillet kaplamıştır.Lowered will be their eyes, disgrace overwhelming them.
Gözleri yere eğik; bir zillet kuşatmıştır onları.Eyes lowered, shame attending.
Yüzler vardır o gün zilletle öne eğilmiştir.Many faces will be contrite on that day,
Evet, onlar o gün zilletle boyun eğeceklerdir.They will submit to questioning then,
Gözleri horluktan aşağı düşmüş bir halde kendilerini zillet bürür.Lowered will be their eyes, disgrace overwhelming them.
Gözleri horluktan aşağı düşmüş ve kendileri zillete bürünmüş bir halde.Eyes lowered, shame attending.
Bu, dünyada onlar için bir zillettir. Ahirette ise onlar için büyük bir azab vardır.Such is their disgrace in the world, and in the Hereafter their doom shall be dreadful.
Gözleri düşük bir halde kendilerini bir zillet kaplar.Lowered will be their eyes, disgrace overwhelming them.
Yüzler var ki, o gün eğilmiş, zillete düşmüştür.Many faces will be contrite on that day,
Onlar için dünyada zillet, âhirette ise müthiş bir azap vardır. [9,17-18-28]For them is ignominy in the world and severe punishment in the life to come.
Gözleri yerde, kendilerini zillet kaplamıştır.Lowered will be their eyes, disgrace overwhelming them.
Gözleri zillet içinde mezarlardan çıkarlar; tıpkı saçılmış çekirgeler gibi...They will come out of the graves with downcast eyes like an expanding swarm of locusts.
Gözleri yere eğik; bir zillet kuşatmıştır onları. İşte bu gündür onlara vaat edilmiş olan.With lowered eyes, disgrace overcoming them; this is the day, which they had been promised.
Üzerlerine zillet ve meskenet damgası vuruldu ve nihayet Allah'dan bir gazaba uğradılar.Get you down to Egypt; you shall have there that you demanded.'
Ve üzerlerine zillet, eziklik ve yoksulluk damgası vuruldu, Allah'tan bir gazaba çarpıldılar.And stuck upon them were abjection and poverty. And they drew on themselves indignation from Allah.
Allah, onlara dünya hayatında zilleti tattırdı.So Allah made them taste humiliation in the life of the world.
Şimdi acaba o çocuğu zillet ve horluğa katlanarak saklayacak mı? Yoksa toprağa mı gömecek?Shall he keep her with dishonour or bury her in the earth?
Onların yüzlerine ne bir karalık, ne de zillet bulaşır.Neither gloom nor shame will come over their faces.
Onların yüzlerine kara da bulaşmaz, zillet de...Neither gloom nor shame will come over their faces.
Kötülük kazananlara ise kötülüğün miktarınca karşılık vardır. Ama yüzlerini bir zillet de kaplar.As for those who have earned evil deeds: a reward of similar evil, and shame will cover them.
Kötülük yapanlara gelince, kötülüğün cezası misli iledir. Onları zillet kaplayacaktır.As for those who have earned evil deeds: a reward of similar evil, and shame will cover them.
Şimdi acaba o çocuğu zillet ve horluğa katlanarak saklayacak mı?Should he keep it in humiliation or bury it in the ground?
Ama yüzlerini bir zillet de kaplar.They will have none to defend them against God.
Kendilerini bir zillettir kaplayacak...Onları Allah'ın bu cezasından kurtaracak bir kimse yoktur.They will have none to defend them against God.