İnsanlarla tanıştığımızda onların zihinsel bir özgeçmişini çıkarmak için bu küçük sorgulamayı yaparız.私たちは頭の中に 出会った人の履歴書を 作ろうと尋問を始めます 「お名前は」「出身は」
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.As pessoas sofrem mental e fisicamente.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.Az emberek mentálisan és fizikailag is szenvednek.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.Die Leute leiden geistig und körperlich.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.사람들은 정신적으로 육체적으로 고통받고 있었습니다.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.La gente soffre mentalmente e fisicamente.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.Las personas sufren mentalmente y físicamente.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.Les gens souffraient mentalement et physiquement.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.Ludzie cierpią psychicznie i fizycznie.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.Människor led både psykiskt och fysiskt.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.Mensen gaan er mentaal en fysiek onderdoor.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.Mọi người chịu đựng về mặt tinh thần lẫn thể chất.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.Oamenii suferă mental și fizic.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.Orang-orang menderita baik secara fisik maupun mental.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.Trpia psychicky aj fyzicky.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.Οι άνθρωποι υποφέρουν ψυχικά και σωματικά.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.Люди страдают морально и физически.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.Люди страждають морально та фізично.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.Хората страдат психически и физически.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.אנשים סבלו כתוצאה מכך, מנטאלית ופיזית.
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.مما يسبب معاناة نفسية و جسدية
İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.私たちは 現地へ行き 学生ボランティアと一緒に
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"Adesso ti stai preparando per attaccare mentalmente te stesso?"
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"Apa kau membuat dirimu melakukan serangan mental terhadap dirimu sendiri?
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"Est-ce que tu vas te mettre à t'attaquer mentalement toi-même?
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"Ga je jezelf voorstellen als mentale aanvaller van jezelf?"
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"I masz zamiar zrobić z siebie kogoś, kto sam siebie mentalnie atakuje?"
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"자기 몸을 스스로 공격하라고 명령할 것인가요?"
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"Necháš se na sebe duševně útočit sám sebou?
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"O să te sabotezi singur, adică să te ataci mental singur?"
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"Tänker du se till att mentalt attackera dig själv?"
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"Vais-te por mentalmente a atacar-te a ti mesmo?"
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"¿vas a meterte en esto para atacarte mentalmente, tu mismo?"
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"Wirst Du Dich aufspielen, indem Du dich gestig attackierst?
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"Σκοπεύεις να να προετοιμάσεις διανοητικά τον εαυτό σου να επιτεθεί στον ίδιο;
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"Ты разве настроен психически нападать на себя самого?"
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"Ще се настроиш ли така мисловно атакувайки се?"
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"האם אתה הולך להגדיר את עצמך כמי שתוקף את עצמו מנטלית?"
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"أتريد أن تجعل من نفسك كمن يهاجم نفسه عقلياً ؟
Kendine zihinsel olarak saldırmaya hazır mısın?"精神的に自虐することになるぞ」と言ってくれました。 そんなことで、二人で勉強しました。
Ki bir çok farklı alt kategoriye bölünür : hafıza, konsantrasyon, zihinsel enerji, zeka, empati.무수히 많은 하위 범주로 구분이 되고 여기에는 기억력, 집중, 심리적 힘, 지적 능력, 동정심 등이 있습니다
Ki bir çok farklı alt kategoriye bölünür : hafıza, konsantrasyon, zihinsel enerji, zeka, empati.Его можно разложить на много разных категорий: память, концентрация, умственные силы, интеллект, переживания.
Ki bir çok farklı alt kategoriye bölünür : hafıza, konsantrasyon, zihinsel enerji, zeka, empati.שנכלל בהרבה תת-קטגוריות: זכרון, ריכוז, כוח מוחי, משכל, אמפטיה.
Ki bir çok farklı alt kategoriye bölünür : hafıza, konsantrasyon, zihinsel enerji, zeka, empati.الذي يندرج تحت عددٍ من الأمور الفرعيّة المختلفة الذاكرة، التركيز، الطاقة العقليّة،الذكاء، التعاطف
Ki bir çok farklı alt kategoriye bölünür : hafıza, konsantrasyon, zihinsel enerji, zeka, empati.記憶力、集中力、精神力、理解力、共感力 これらは素晴らしいものです
levhaları yönetmek daha çok zihinsel bir süreç.Es más un proceso mental.
levhaları yönetmek daha çok zihinsel bir süreç.Ich kann die Regler handhaben. Das ist eher ein mentaler Prozess.
levhaları yönetmek daha çok zihinsel bir süreç.특별한 기술이 필요한 것도 아니고, 슬쩍 밀어주기만 할 줄 알면 되는데, 이건 기술보다는 정신적으로 더 연관이 있죠.
levhaları yönetmek daha çok zihinsel bir süreç.Pot opera reglajele, ceea ce e mai degrabă un proces mental.
levhaları yönetmek daha çok zihinsel bir süreç.Potrafię operować slajdami, co jest bardziej procesem mentalnym.
levhaları yönetmek daha çok zihinsel bir süreç.את הכישורים המוטוריים העדינים לעשות, שאני יכול להפעיל את ההחלקות, שזה יותר פעולה מנטלית.
levhaları yönetmek daha çok zihinsel bir süreç.المهارات الحركية الدقيقة القيام به ، أستطيع أن اعمل بشرائح ، الذي هو أكثر من عملية عقلية.
levhaları yönetmek daha çok zihinsel bir süreç.このレバーを滑らせるのなら 意志だけでできます 振り子の動きを見ながら判断します
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.Descoperim că bolile mintale sunt printre primele cauze ale dizabilităţii în lume.
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.Dowiemy się, na przykład, że choroby psychiczne są jedną z wiodących przyczyn niesprawności na świecie.
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.예를 들어, 세계적으로 정신병은 장애의 주된 원인중 하나라는 것을 발견하게 되었습니다.
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.Scopriamo che, per esempio, i disagi mentali sono tra le principali cause di disabilità in tutto il mondo.
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.Για παράδειγμα, ότι οι ψυχικές παθήσεις είναι μέσα στους κυρίαρχους λόγους αναπηρίας σε όλο τον κόσμο.
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.А саме: однією з основних причин недієздатності у цілому світі є таки психічні розлади.
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.Из неё видно, например, что психические расстройства — одна из главных причин нетрудоспособности в мире.