Ve bulduğunuz şey de şu, sebze ve zeytinyağı yiyen insanlarda daha az kırışıklık var.ומה שמוצאים, כמובן, זה שיש פחות קמטים למי שאוכל ירקות ושמן זית.
Ve bulduğunuz şey de şu, sebze ve zeytinyağı yiyen insanlarda daha az kırışıklık var.وما تجدوه في الحقيقة، أن الناس الذين يأكلون الخضروات وزيت الزيتون لديهم تجاعيد أقل.
Ve bulduğunuz şey de şu, sebze ve zeytinyağı yiyen insanlarda daha az kırışıklık var.野菜とオリーブ油を食べる人たちにはしわが少ないのですが それは果物や野菜やオリーブ油を食べる人たちが
Verdiği tazelik hissini bir görseniz. Gözlerimiz kapalı 5 farklı zeytinyağını test ettik.Eu fiz uma degustação às cegas com 20 pessoas e outros cinco azeites.
Yakup Tanrının kendisiyle konuştuğu yere taş bir anıt dikti. Üzerine dökmelik sunu ve zeytinyağı döktü.야곱이 하나님의 자기와 말씀하시던 곳에 기둥 곧 돌 기둥을 세우고 그 위에 전제물을 붓고 또 그 위에 기름을 붓고
Yakup Tanrının kendisiyle konuştuğu yere taş bir anıt dikti. Üzerine dökmelik sunu ve zeytinyağı döktü.Người dựng một cây trụ đó tại nơi Ðức Chúa Trời đã phán cùng mình, dâng lễ quán và tưới dầu vào.
Yakup Tanrının kendisiyle konuştuğu yere taş bir anıt dikti. Üzerine dökmelik sunu ve zeytinyağı döktü.Người dựng một cây trụ đó tại nơi Ðức_Chúa_Trời đã phán cùng mình , dâng lễ quán và tưới dầu vào .
Yakup Tanrının kendisiyle konuştuğu yere taş bir anıt dikti. Üzerine dökmelik sunu ve zeytinyağı döktü.И Яков издигна стълб на мястото, гдето му говори, каменен стълб и принесе възлияние на него и го поля с масло.
Yakup Tanrının kendisiyle konuştuğu yere taş bir anıt dikti. Üzerine dökmelik sunu ve zeytinyağı döktü.ויצב יעקב מצבה במקום אשר דבר אתו מצבת אבן ויסך עליה נסך ויצק עליה שמן׃
Yakup Tanrının kendisiyle konuştuğu yere taş bir anıt dikti. Üzerine dökmelik sunu ve zeytinyağı döktü.فنصب يعقوب عمودا في المكان الذي فيه تكلم معه عمودا من حجر. وسكب عليه سكيبا وصب عليه زيتا.
Yakup Tanrının kendisiyle konuştuğu yere taş bir anıt dikti. Üzerine dökmelik sunu ve zeytinyağı döktü.雅 各 便 在 那 裡 立 了 一 根 石 柱 、 在 柱 子 上 奠 酒 、 澆 油
Yakup Tanrının kendisiyle konuştuğu yere taş bir anıt dikti. Üzerine dökmelik sunu ve zeytinyağı döktü.雅各 便 在 那 裡立 了 一 根 石柱 、 在 柱子 上 奠酒 、 澆油
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.(2:24) la terre exaucera le blé, le moût et l`huile, et ils exauceront Jizreel.
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.a terra responderá ao trigo, e ao vinho, e ao azeite, e estes responderão a Jizreel.
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.a zem sa ohlási obiliu, vínnej šťave a olejú, a ony sa ohlásia Jizreelu.
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.Ðất sẽ trả lời cho lúa mì, cho rượu mới, cho dầu, và ba thứ nầy sẽ trả lời cho Gít-rê-ên.
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.Ðất sẽ trả_lời cho lúa_mì , cho rượu mới , cho dầu , và ba thứ nầy sẽ trả_lời cho Gít-rê-ên .
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.ja maa kuulee jyviä, viiniä ja öljyä, ja nämä kuulevat Jisreeliä.
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.땅은 곡식과 포도주와 기름에 응하고 또 이것들은 이스르엘에 응하리라
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.La tierra responderá al trigo, al vino y al aceite; y éstos responderán a Jezreel
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.och jorden skall bönhöra säden, så ock vinet och oljan, och de skola bönhöra Jisreel.
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.og Jorden bønhører Hornet, Mosten og Olien, og de bønhører Jizreel.
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.og jorden skal bønnhøre kornet og mosten og oljen, og de skal bønnhøre Jisre'el.
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.pămîntul va asculta grîul, mustul şi untdelemnul, şi acestea vor asculta pe Izreel.
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.ti fidanzerò con me nella fedeltà e tu conoscerai il Signore
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.und die Erde soll Korn, Most und Öl erhören, und diese sollen Jesreel erhören.
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.Země pak vyslyší obilé, i mest, i olej, a ty věci vyslyší Jezreele.
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.и земля услышит хлеб и вино и елей; а сии услышат Изреель.
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.И земята ще отговори на житото, на виното, и на маслото, И те ще отговорят на Израела.
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.והארץ תענה את הדגן ואת התירוש ואת היצהר והם יענו את יזרעאל׃
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.والارض تستجيب القمح والمسطار والزيت وهي تستجيب يزرعيل.
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.地 必 應 允 五 榖 、 新 酒 、 和 油 、 這 些 必 應 允 耶 斯 列 民 、 〔 耶 斯 列 就 是 神 栽 種 的 意 思
Yerse, tahıla, yeni şaraba, Zeytinyağına yanıt verecek, Onlar da Yizreele yanıt verecekler.地必 應允 五 榖 、 新 酒 、 和 油 、 這些 必應允耶斯列民 、 〔 耶斯列 就是 神栽種 的 意思
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!cînd mi se scăldau paşii în smîntînă, şi stînca vărsa lîngă mine pîraie de untdelemn!
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!cuando mis pasos se bañaban en leche, y la roca me vertía corrientes de aceite
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!da ich meine Tritte wusch in Butter und die Felsen mir Ölbäche gossen;
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!då mina fötter badade i gräddmjölk och klippan invid mig göt ut bäckar av olja!
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!da mine Fødder vaded i Fløde, og Olie strømmede, hvor jeg stod,
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!da mine føtter badet sig i melk, og berget ved mitt hus lot bekker av olje strømme frem!
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!Gdy ścieszki moje opływały masłem, a opoka wylewała mi źródła oliwy;
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!jolloin askeleeni kylpivät kermassa ja kallio minun vierelläni vuoti öljyvirtoja!
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!Když šlepěje mé máslem oplývaly, a skála vylévala mi prameny oleje,
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!뻐터가 내 발자취를 씻기며 반석이 나를 위하여 기름 시내를 흘러 내었으며
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!kor lábaimat [édes] tejben mostam, és mellettem a szikla olajpatakokat ontott;
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!ko sem si umival noge v smetani in je skala poleg mene izlivala potoke olja!
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!kým sa moje kroky kúpaly v masle, a skala vylievala u mňa potoky oleja;
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!Lúc tôi rửa chơn trong sữa , Và hòn đá phun suối dầu ra cho tôi !
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!Lúc tôi rửa chơn trong sữa, Và hòn đá phun suối dầu ra cho tôi!
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!Quand mes pieds se baignaient dans la crème Et que le rocher répandait près de moi des ruisseaux d`huile!
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!quando mi lavavo in piedi nel latte e la roccia mi versava ruscelli d'olio
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!quando os meus passos eram banhados em leite, e a rocha me deitava ribeiros de azeite!
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!toen mijn zaken goed liepen en er room in overvloed was en de rots stromen olijfolie voor mij leverde!
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!οτε επλυνον τα βηματα μου με βουτυρον, και ο βραχος εξεχεε δι' εμε ποταμους ελαιου
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!Когато миех стъпките си с масло, И скалата изливаше за мене реки от дървено масло!
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!когда пути мои обливались молоком, и скала источала для меня ручьи елея!
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!ברחץ הליכי בחמה וצור יצוק עמדי פלגי שמן׃
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!اذ غسلت خطواتي باللبن والصخر سكب لي جداول زيت
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!奶 多 可 洗 我 的 腳 、 磐 石 為 我 出 油 成 河
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!奶多 可 洗 我 的 腳 、 磐石 為 我 出油 成 河
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.A víno, jenž obveseluje srdce člověka. Činí, aby se stkvěla tvář od oleje, ano i pokrmem zdržuje život lidský.