Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.Een eikel heeft niet eens een greintje menselijke gevoelens.
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.Ein Trottel, der noch nicht mal ein Gramm menschliches Gefühl hat.
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.En nar, der ikke har et gram menneskelige følelser
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.Ett kräcka som inte har ett uns av mänskliga känslor.
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.Hlupák, ktorý nemá ani poňatia ako sa cítia ľudia okolo neho.
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.Orang berengsek tidak pernah memiliki sebutir saja perasaan manusia!
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.Palant, który nie ma nawet odrobiny ludzkich uczuć.
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.Tên xấu xa không có chút thương cảm con người nào.
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.Ticalos fara macar o farama de sentimente umane.
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.Un bastardo che non ha nemmeno un briciolo di sentimento umano.
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.Un sale type qui n'a pas une once de sentiments humain.
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.Ένα κόπανος που δεν έχει ίχνος ανθρωπιάς.
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.Негодник, в който няма грам човечност.
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.Сопляк, у которого ни грамма человеческих чувств.
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.!אדיוט שאין לו אפילו טיפת רגשות אנושיים
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.نذل ليس ليه ولو ذرة واحدة من المشاعر الانسانيه
Öyle bir serseri ki zerre insan duygusuna sahip değil.礼儀知らず・・・冷血漢 ろくでなし!!
RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.Aj, národové jako krůpě od okova, a jako prášek na vážkách se počítají, ostrovy jako nejmenší věc zachvacuje.
RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.보라 그에게는 열방은 통의 한 방울 물 같고 저울의 적은 티끌 같으며 섬들은 떠오르는 먼지 같으니
RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.Se, som Dråbe på Spand er Folkene, at regne som Fnug på Vægt, som et Gran vejer fjerne Strande.
RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.Вот народы – как капля из ведра, и считаются как пылинка на весах. Вот, острова как порошинку поднимает Он.
RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.הן גוים כמר מדלי וכשחק מאזנים נחשבו הן איים כדק יטול׃
RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.هوذا الامم كنقطة من دلو وكغبار الميزان تحسب هوذا الجزائر يرفعها كدقة.
RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.看 哪 、 萬 民 都 像 水 桶 的 一 滴 、 又 算 如 天 平 上 的 微 塵 . 他 舉 起 眾 海 島 、 好 像 極 微 之 物
RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.看哪 、 萬民 都 像 水桶 的 一 滴 、 又 算 如 天平 上 的 微塵 . 他 舉起眾 海島 、 好像 極微 之物
Son zerresine kadar.Até ao último cabelo.
Son zerresine kadar.Do ostatniego włoska.
Son zerresine kadar.Fino all'ultimo capello.
Son zerresine kadar.Hasta el último pelo.
Son zerresine kadar.Med hud og hår.
Son zerresine kadar.Med hull och hår.
Son zerresine kadar.Viimeistä karvaa myöden.
Son zerresine kadar.Μέχρι την τελευταία τρίχα.
Son zerresine kadar.До последнего волоска.
Varlığımın her bir zerresi dünyanın sonuna kadar mutluca giderdi insanlarımızın hizmetindeDienste unseres Volkes bis ans Ende der Welt reiste.
Varlığımın her bir zerresi dünyanın sonuna kadar mutluca giderdi insanlarımızın hizmetindeわが民のために でも 今は...?
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Ces particules d'étain se déposaient sur les têtes de lectures ce qui les endommageait.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Deze tindeeltjes werden afgezet op de koppen en deden de koppen crashen.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Diese Zinnpartikel lagerten sich auf den Köpfen der Bänder ab und zerstören sie.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Drobinki cyny gromadziły się na głowicach, uszkadzając je.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.E queste particelle si depositavano sulle testine del nastro e pian piano le mettevano fuori uso.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.És ezek a cink-részecskék lerakódtak a szalagolvasó fejekre és megsértették a fejeket.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Iar aceste particule de staniu se depuneau pe capetele de citire a benzilor şi le distrugeau.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.그리고 이 주석 분자들은 테이프 머리에 누적이 되어 테이프 머리에 충돌하고 있었습니다.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Những hạt thiếc này đã lắng trên đầu băng và phá hủy đầu băng.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Partikel seng ini terkumpul pada kepala pita kaset dan merusak kepala pita kaset.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Y estas partículas de estaño eran depositadas sobre los lectores de cinta y estaban arruinándolos.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Και αυτά τα μόρια κασσίτερου κάθονταν στις κεφαλές δισκετών καταστρέφοντάς τες.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.И тези калаени частици са се депозирали върху лентовите глави и са ги увреждали.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.І ці часточки олова осідали на магнітних головках приводів, спричиняючи їх відмову.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Эти частицы олова оседали на головках приводов и вызывали их отказы.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.ושבבי בדיל אלו התמקמו להם על ראשי הקלטות והביאו לקריסתם של ראשי הקלטות.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.وهذه الجزيئات تموضعت على رؤس الاقراص وكانت تصيبها بالعطب
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.堆積して ヘッドを破壊したのです 殺菌剤の調合は変更されました
Ve sen ne zaman bunun farkındalığına eriştiğinde, bu bağımlılığın zerre kuvveti yok.E ogni volta che si entra nel riconoscimento di questo, questa dipendenza non ha alcun potere.
Ve sen ne zaman bunun farkındalığına eriştiğinde, bu bağımlılığın zerre kuvveti yok.Et chaque fois que tu arrives à reconnaitre cela, cette addiction n'a plus aucun pouvoir.
Ve sen ne zaman bunun farkındalığına eriştiğinde, bu bağımlılığın zerre kuvveti yok. Gücü yok onun.A pokaždé, když si toto uvědomíte, tahle závislost nemá vůbec žádnou moc.
Ve sen ne zaman bunun farkındalığına eriştiğinde, bu bağımlılığın zerre kuvveti yok.Ja joka kerta kun tunnistat tämän, riippuvuudella ei ole ollenkaan voimaa.
Ve sen ne zaman bunun farkındalığına eriştiğinde, bu bağımlılığın zerre kuvveti yok.Y cada vez llegas a reconocerlo, esta adicción no tiene ningún poder en absoluto.
Zerre kadar çamurlu olsa askerlerine suyu içirmezlerdi.병사들에게 아주 멀리서 온 흙탕물일지라도 마시지 못하게 조치를 한 것입니다.