Tom oldukça zengin oldu.Tom became quite wealthy.
Keşke öyle bir araba almak için yeterince zengin olsam.I wish I were rich enough to buy a car like that.
Tom sözüm ona çok zengin.Tom is supposedly very wealthy.
Ben kasabada en zengin adammışım gibi karım paramı sokağa atıyor.My wife throws my money around as if I were the richest man in town.
Ben istediğim bir şeye gücü yetecek kadar yeterince zenginim.I'm now rich enough to afford to get anything I want.
Bu şeyin gerçekten işe yarayacağını varsayarsak, zengin olacağız.Assuming this thing actually works, we'll be rich.
Van Hornlar zenginler.The Van Horns are rich.
Bu zengin kızlar çok yüzeysel.These rich girls are very superficial.
Tom Jackson, Boston'un en zengin adamlarından biridir.Tom Jackson is one of the richest men in Boston.
Avustralya'da en zengin kişi kim?Who's the richest person in Australia?
Sen bana Tom'un çok zengin olduğunu söylemedin.You didn't tell me Tom was so rich.
Tom tanıdığım en zengin adam.Tom is the richest guy I know.
Şu anda dünyada en zengin kişi kim?Who is currently the richest person in the world?
Tom bir gecede zengin oldu.Tom became rich overnight.
Onun kadar zengin olmak istiyorum.I'd like to be as rich as him.
Keşke Tom kadar zengin olsam.I wish I were as rich as Tom.
Tom zengin ve bekar.Tom is rich and single.
Böyle zengin olduğunu bilmiyordum.I didn't know you were so rich.
Zengin olsaydım bile, ona para vermezdim.Even if I were rich, I wouldn't give him money.
Zengin olsam bile, ona para vermem.Even if I were rich, I wouldn't give him money.
Tom buradaki herkesten daha zengin.Tom is richer than anyone else here.
Yaşam bizim en büyük zenginliğimizdir.Life is our greatest wealth.
Zenginler sadece beni tatmin etmeyecek.Riches only will not satisfy me.
O şüphesiz zengin ama ona güvenmiyorum.He is without a doubt rich, but I don't trust him.
Tom dünyanın en zengin ve en ünlü erkeklerinden biridir.Tom is one of the world's richest and most famous men.
Amerika dünyada en zengin ülkedir.America is the richest country in the world.
Amerika en zengin ve en güçlü ülkedir.America is the richest and most powerful country.
Ondan daha zengin olman adil değildir.It isn't fair that you are wealthier than she is.
Onlar onun çok zengin olduğunu söylüyor.They say he was very rich.
Ben zengin bir adam değilim.I'm not a wealthy man.
Ben yeterince zengin değilim.I'm not rich enough.
İkimiz de zenginiz.We're both rich.
Her ikimiz de olmayı dilediğimiz kadar zengin değiliz.We're both not as rich as we wish we were.
Tom zengin bir adam değil.Tom isn't a rich man.
Tom zengin bir adam değildir.Tom isn't a rich man.
O bayan zengin ama o erkek değil.She's rich, but he's not.
Tom Mary'den zengin mi?Is Tom richer than Mary?
Bazı zengin insanlar vergilerde adil paylarını ödemez.Some wealthy people don't pay their fair share in taxes.
Bazı zengin insanlar ve şirketler vergilerde adil paylarını ödemez.Some rich people and corporations don't pay their fair share in taxes.
Yoksul ülkelerdeki insanların zengin ülkelerdeki insanlardan daha fazla çocukları var.People in poor countries have more children than people in rich countries.
Fakirler zenginleri destekler.The poor support the rich.
Tom bana babasının zengin olduğunu söyledi.Tom told me his father was rich.
Tom dünyanın en zengin kişilerinden biridir.Tom is one of the wealthiest people in the world.
O onun zengin olup olmadığını sordu.He asked whether he was rich.
Burada zengin olmak istiyor musunuz?Do you want to get rich here?
Ben çok zenginim.I am very rich.
Ben gerçekten zenginim, seni temin ederim.I'm really rich, I assure you that.
Ben zengin oldum.I got rich.
Baban zengin mi?Is your father rich?
Ben can sıkıcı zengin insanlara katlanamam.I can't stand annoying rich people.
Karşılıklı farklılıklarımızla kendimizi zenginleştirelim.Let us enrich ourselves with our mutual differences.
O, onun zengin olup olmadığını sordu.He asked if she was rich.
O bir hırsız olamayacak kadar çok zengin.He is too rich to become a thief.
Zenginler zenginleşiyor ve fakirler fakirleşiyor.The rich are getting richer and the poor are getting poorer.
Eğer zengin bir adam olsam çok çalışmak zorunda olmam.If I were a rich man, I wouldn't have to work hard.
Eğer zengin olsam, şimdi yaptığımın aynısını yapmak isterim: hiçbir şey.If I were rich, I'd do the same thing as I do now: nothing.
Tom, Mary'nin şimdi olduğu kadar zengindi.Tom used to be as rich as Mary is now.
Ben eskisi kadar zengin değilim.I'm not as rich as I used to be.
Tom oldukça zengin görünüyor.Tom seems to be pretty rich.
Biz zengin değiliz.We're not wealthy.