Ben zencefilli çörek adamım.Som perníkový mužík.
Ben zencefilli çörek adamım.Sono l'omino di pan di zenzero.
Ben zencefilli çörek adamım.Tôi là người bánh gừng.
Ben zencefilli çörek adamım.Είμαι ο Μπισκοτένιος.
Ben zencefilli çörek adamım.Аз съм човечето-меденка.
Ben zencefilli çörek adamım."Я пряничный человечек".
Çocuk: Ben Zencefilli Adam."Eu sou o Homem de Gengibre."
Çocuk: Ben Zencefilli Adam.I'm the Gingerbread Man.
Çocuk: Ben Zencefilli Adam.Децата: аз съм Рижата брада.
Çocuklar: Ben zencefilli çörek adamım.Niños: soy el hombre de pan de jengibre.
Çocuklar: Ben zencefilli çörek adamım.ילדים: אני איש עוגיית הזנגביל.
Çocuklar: Ben zencefilli çörek adamım.أطفال : أنا بائع خبز الزنجبيل.
Çocuklar: Ben zencefilli çörek adamım.「いいわ よくできましたね」
(Gülme sesleri) Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.És később is még sokáig borzasztóan szerettem volna megkóstolni a gyömbérsört.
Öğretmen: Ben zencefilli çörek adamım.Maestra: soy el hombre de pan de jengibre.
Öğretmen: Ben zencefilli çörek adamım.מורה: אני איש עוגיית הזנגביל.
Öğretmen: Ben zencefilli çörek adamım.المعلم : أنا بائع خبز الزنجبيل.
Öğretmen: Ben zencefilli çörek adamım.(子)「僕はジンジャーブレッドマンだ」
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.A další spoustu let poté jsem toužila ochutnat zázvorové pivo.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.A mnoho nasledujúcich rokov som zúfalo túžila ochutnať zázvorové pivo.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Beberapa tahun sesudahnya, saya sangat ingin minum bir jahe.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Durante anos, eu tive o desejo desesperado de provar cerveja de gengibre.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.E per molti anni, dopo, avrei avuto il desiderio disperato di provare una birra allo zenzero.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Et pendant plusieurs années encore, je vivais dans le désir désespéré de goûter le ginger beer.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Gedurende velen jaren daarna, wilde ik dolgraag gemberbier proeven.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Ja vuosien ajan minulla olisi epätoivoinen halu maistaa inkivääriolutta.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.몇 년이 지난후, 전 깊은 열망을 가지게 되었습니다. 진저비어를 맛보고 싶어졌던 것이죠
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Mulţi ani după aceea, am poftit cu disperare să gust berea de ghimbir.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Och under många år, hade jag en desperat längtan efter att få smaka på ginger ale
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Tudi po mnogo letih sem imela nezadržno željo, da bi poskusila ingverjevo pivo.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Und noch jahrelang hatte ich das tiefe Verlangen, Ingwer-Limonade zu probieren.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Và nhiều năm sau đó, I vẫn thèm muốn đến tột cùng được nếm xem thử bia gừng vị thế nào.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Για πολλά χρόνια, είχα μια τεράστια επιθυμία να τη δοκιμάσω.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Багато років потому в мене з'явилось величезне бажання скуштувати імбирного пива.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.В продължение на много години след това изпитвах отчаян копнеж да опитам джинджифилова бира.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.И много лет спустя у меня было сильное желание попробовать имбирный эль.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.ושנים רבות לאחר מכן, עדיין היה לי צורך נואש לטעום בירת זנגוויל.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.ولعدة سنوات بعد ذلك، كانت لدي رغبة جامحة في تذوّق نبيذ الجنجر.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.無性に飲んでみたかった でも その話はまた今度
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.Da ne govorim o tem, da nisem vedela, kaj ingverjevo pivo sploh je.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.Det spelade ingen roll att jag inte hade någon aning om vad ginger ale var.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.Es spielte keine Rolle, dass ich nicht wusste, was Ingwer-Limonade ist.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde. (Gülme sesleri)Це нічого, що я і гадки не мала, що таке імбирне пиво (Сміх)
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.Huolimatta siitä, ettei minulla ollut tietoa, mitä se oli.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.Ik had geen idee wat gemberbier was.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.Je n'avais pas la moindre idée de ce qu'était le ginger beer, mais peu importait.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.진저비어가 뭔지 전혀 몰랐지만 별 상관없었습니다.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.Não me importava de não fazer ideia do que era cerveja de gengibre.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.Nem számított, hogy fogalmam sem volt, mi az. (Nevetés)
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.Nic nevadilo, že jsem netušila, co je zázvorové pivo.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.Nie wiedziałam co to takiego, ale to nic.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.No a čo, že som netušila, čo bolo zázvorové pivo.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.No importaba que yo no supiera qué era.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.Nu conta că nu ştiam ce-i aia bere de ghimbir.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.Peccato non avessi idea di cosa fosse una birra allo zenzero!
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.Walaupun saya tidak tahu apa itu bir jahe.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.Κι ας μην είχα ιδέα τι ήταν η τζιτζιμπίρα.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.Не важно, что я даже не знала, что такое имбирный эль.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.Независимо, че нямах представа какво е джинджифилова бира.
Zencefilli biranın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde.זאת על אף שלא היה לי שום מושג מהי בכלל בירת זנגוויל