zen ile cümle

zen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Ortalama Amerika'lilar eskiden Cin'e gore 20 kat daha fazla zengindiler.The average American used to be more than 20 times richer than the average Chinese.
Kasabanın en zengini benim, ama özkaynak karlılığı yerlerde sürünen de benim.I'm the richest guy in town and I'm making the worst returns on assets.
Zenginlik etikisi mesela - unutmayın, diğer her şey eşit olacak -Remember, all other things equal.
Çünkü Afrika'nın zengin olmasını istiyoruz.Why? Because we want Africa to be rich.
Paraya dayalı ekonomide, para demek zenginlik, mülk ve güç demek ve bunlar temel belirleyiciler.In the monetary-based system, it's wealth, property and power, and that is the main directive.
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.We, as a country, should be ashamed at that. The richest country.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.His mother was incarcerated for the crime of being wealthy.
Daha da zenginleştikleri için değil, dünyanın geri kalanı gitgide daha da fakirleştiği için.Not because they've grown richer, but because the rest of the world has grown increasingly poorer.
Evreni bugün olduğundan daha zengin ve daha güzel hale getiririz.We transform the universe into something much more rich and beautiful than it is today.
Ancak aynı zamanda orada hiçbir şey yapmadan zenginleşenleri gördüler.But they also saw in it that people were getting rich for doing nothing.
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.Well, in 2002, one of the trends we started to see was that the web had become a lot more rich.
Ve tabi ki üçüncü neden, bir girişimci olarak bana en yakın olanı, zenginlik.And of course, the third motivator, one near and dear to my heart as an entrepreneur, is wealth.
Aslında, zenginliğin en büyüğü.In fact, the greatest wealth.
Fakat hidrojen sülfitçe bu kadar zengin olacağından haberimiz yoktu.We weren't really aware that it would be so rich with sulfides, hydrogen sulfides.
Zengin olan insanların ( maddi, manevi ), bunu diğer insanlarla paylaşması gerektiğine inanırım.I believe that people who have a lot need to share what they have.
Pisagor, Batlamyus ve Elealı Zeno bunu biliyordu.It was known to Pythagoras, Ptolemy, and Zeno of illyria.
Sadece komşum evini daha yüksek fiyata satabildi diye ben zenginleştim.Just by my neighbor's house selling for more.
Ben zengin bir kuş, bu yüzden her şey iyiydi.I'm a wealthy bird, so everything was fine.
"Oh, iyi, zengin çeşit giysi söndürmeye ve giyinme olacak.""Oh, well, put out rich raiment of sorts, and I'll be dressing."
Jeeves onun zengin amcası olsaydı o daha sıkı fıkı olamazdı.If Jeeves had been his rich uncle he couldn't have been more chummy.
Bu, zengin ödüller için çağrıda bir fırsat olduğunu söyle bana bir şey gibi görünüyordu.Something seemed to tell me that this was an occasion that called for rich rewards.
Geri kalanımıza benzeyerek amcanın hükmettiği gibi bir zenginliği elde edemezsin,değil mi?You don't acquire the kind of wealth your uncle commanded by being like the rest of us, huh?
Bu dünya zengin, tadı güzel, iyi hissettiriyor, iyi kokuyor.It's rich, it tastes good, it feels good, it smells good.
Esrarın çok ucuz olduğu görünmekteydi. Esrar satarak zengin olamazdınız.You couldn't really make any money selling marijuana -- marijuana's too cheap, it turns out.
Silikon Vadisi'ndeki ilk grup insan çok ama çok zengin oldu.The first set of people in Silicon Valley got very, very rich.
Başka bir, yaşlı ve yorgun zenneyi midem kaldırmaz demiştin hatırlasana.You said you couldn't stomach another tired old drag queen.
Bir ikincisi , ki çok Zen havasına girmeden anlatacağım bunu. Bu Budha'dan bir alıntı:Second one, without sounding overly Zen, and this is a quote from the Buddha:
Eğer öyle bir şey olsaydı, zengin olmuştum.If that were the case, I'd be making a fortune.
Çünkü aslında insanlar böyle zengin olur."Because that's the way people really get rich."
Zenci herif Olimpiyat'larda sizin en iyi adamınızı alaşağı etti.Black fellow beat the shit out of your best men at the Olympics.
Zenginleri lağvetmeği mi istiyorsunuz?", diye sorar.Do you want to abolish the rich?"
Bu zengin bir ailedir ! kasabanın Zengini Zhang Baiwan'ın tek çocuğunu kaplan yemiş !Look! That's a rich family. Zhang Baiwan, very rich, his only grand child was eaten by the tiger.
Bizim hakim rüşvetçidir ! zenginlere hizmet eder !Our magistrate only serves the rich.
Zenginler her zaman fakirlerin omuzlarında oturur ve yaşarlar.It says that the rich are always sitting on the shoulders and survive on the shoulders of the poor.
Etrafımızdaki gerçek dünyadan daha güzel ve zengin.More beautiful and rich than the real world around us.
Bu çoğu Amerikalıya göre oldukça şaşırtıcıdır, aşırı derecede zenci Amerikalı boşluğu olmasının.It's also extremely surprising to many Americans, a heavily African-American space.
İnandıkları şey, %24 Amerikalı Twitter kullanıcısının zenci Amerikalı olduğudur.They believe that 24 percent of American Twitter users are African-American.
Bu iki katı kadar zenci Amerikalı nüfus içinde temsil edilir.That's about twice as high as African-Americans are represented in the population.
Ve konuları bulmaya niyetlenirsiniz ki hemen hemen tümüyle zenci Amerikalı sohbetlerine.And you tend to find topics that are almost entirely African-American conversations.
Kırmızı nokta, bize bir ülkenin zenginliğine oranla öğrenci başında düşen harcamayı gösteriyor.The red dot shows you spending per student relative to a country's wealth.
Aynı zamanda zengin ve varlıklılar için madeni para havuzları tasarlıyoruz.We're also designing coin ponds for the rich and affluent.
Almanların zengin banka adamları Red Shield bayrağı altında uçuyorlar.Rich banker men from Germany flying under the banner of the Red Shield.
Bariz olarak senden daha zenginim Hula Girl.I'm clearly richer than you will ever be Hula Girl.
1955 yılında olduğundan daha zengin değilsinYou are no richer than you were in 1955.
Kostümler karakteri zenginleştiriyordu.The costumes were an amplification of character.
Bu, zenginlik yaratmanın mücadelesidir.It should be a challenge of creating wealth.
Araştırma kurumlarını destekleyiniz, çünkü bilgi, zenginlik yaratmanın önemli bir parçasıdır.Support research institutions, because knowledge is an important part of wealth creation.
50 yaşında zenci bir inşaat işçisi.Fifty-year-old African-American construction worker standing on a subway.
Adam zenci, öbürü beyaz, iki küçük çocuğu var.He's black, the guy's white, and he's got two kids.
Uzak ülkeler ve insanlardan zengin bilgi... ...kaynaklarına ulaşılabilir oldu.Rich information from distant lands and peoples... ...has become routinely available.
Üstüne üstlük dünya standartlarına göre oldukça da zenginsiniz.And you're pretty rich by the standards of the world at large.
Ve ayrıca, zenginlere karşı hissedilen gücenme ve içerleme, oldukça yaygın durumda.And also, the bitterness and even resentment towards the rich and the powerful is quite widespread.
Hiç de zengin değiller.They're not rich at all.
Bizden daha zenginsiniz.You are richer than us.
Dünya, sıklıkla göründüğünden daha zengin daha geniştir.The world is richer, vaster than it too often seems to be.
Kemik iliği zengin bir yetişkin kök hücre kaynağıdır.Bone marrow is a very rich source of adult stem cells.
Zengin insanlar biliyor,Nothing. Wealthy people know.
Şimdi, son 50 yılda, biz Amerikalılar istediğimiz her şeye sahip olduk. Daha zenginiz.Now in the last 50 years, we Americans have gotten a lot of the things that we want.
New York, çok zengin bir şehir,New York is a city full of riches...
Gelişmiş ülkelerde insanlar sağlıklı, eğitimli, zengin ve küçük ailelere sahiplerdi.In the industrialized world, people were healthy, educated, rich, and they had small families.

İlgili Sayfalar