Ana içeriğe geç
Sözlük

zeminde ile cümle

zeminde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Toprak zeminde oynanır.Igra se na zemljanoj podlozi.
Zeminde veya suda yavaş adımlarla besin ararlar ya da pusuda av yakalama fırsatı beklerler.Hranu traže polako hodajući po tlu ili vodi i vrebajući čekaju priliku da ulove plijen.
90'lı yıllarda legal zeminde çalışan kürt kimlikli partilerde aktif görevler yaptı.Razmišljala sam o sebi i svojim prijateljima 90-ih na piđama partijima.
Avustralya Açık, plexicushion olarak adlandırılan sert zeminde oynanmaktadır.Hrá sa na otvorených dvorcoch s tvrdým povrchom Plexicushion.
Maçlar sert zeminde oynanmaktadır.Zápasy sa odohrávajú na kurtoch s tvrdým povrchom.
14. yüzyılın ortalarında pseudo-Kodinos'un zamanında, kırmızı zeminde kartal standart hale geldi.V času psevdo Kodina sredi 14. stoletja so bili standardni vezeni orli na rdeči podlagi.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Hrano išče predvsem na tleh.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Maisto ieško ant žemės.
İnsanlar hemen bu yeni kalkanları savaş gemilerine ve zemindeki çoğu güce kurarlar.Nuo tų laikų daugelio šalių karo laivuose ir karinio laivyno bazėse pamaldų metu iškeliami šie vimpelai.
Zeminde yaşarlar.Gyvena ant žemės.
Yunan tapınağı zeminden üç basamak üstündeydi.Kreeka ehitise alusel on kolm astet.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Toitu otsib maapinnalt.
Rüzgar önden eserse, ses zeminden yukarı doğru yönlenir.Vaikselt hakkab luide liikuma mööda tuule suunda edasi.
Acaba daha eski zamana ait bir zeminde mi duruyoruz yani?То, ми зараз знаходимось на рівні поверхні землі, який був колись?
Acaba daha eski zamana ait bir zeminde mi duruyoruz yani?Czyli teraz jesteśmy na poziomie ziemi, jaki był w starożytności?
Acaba daha eski zamana ait bir zeminde mi duruyoruz yani?Jsme teď na úrovni ze starověku?
Acaba daha eski zamana ait bir zeminde mi duruyoruz yani?Zijn wij nu op niveau van de oudheid?
Acaba daha eski zamana ait bir zeminde mi duruyoruz yani?Итак, мы сейчас на уровне Древнего Рима?
Alt kısma baktığımızda, zeminde taht var, ve bize doğru açılıyor.Поглянувши вниз, на підлогу, ми бачимо трон, що ніби відкривається нам назустріч.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Als een kubus, op een zwarte achtergrond, zoals je hem zou zien door een stuk Zwitserse kaas.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Als einen Würfel vor einem schwarzen Hintergrund, durch einen Schweizer Käse hindurchgesehen.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Ca pe un cub pe un fundal negru, ca și cum l-am privi printr-o bucată de șvaițer.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Come un cubo su uno sfondo nero visto attraverso un pezzo di formaggio Svizzero.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Como um cubo, num fundo preto, visto através de um bocado de queijo suíço.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Como un cubo sobre un fondo negro, como se vería a través de un pedazo de queso suizo.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Jako sześcian na czarnym tle, widziany przez plaster szwajcarskiego sera.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.스위스 치즈 조각의 구멍들을 통해서 보이는, 검은 배경 위의 입방체로 말이지요.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Kot kocka na črnem ozadju, ki jo gledamo skozi švicarski sir.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Mint egy kockát, fekete háttérrel, egy darab svájci sajton keresztül nézve.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Mustaa taustaa vasten olevana kuutiona, jota katsotaan reikäjuuston läpi.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Můžete ji vidět i jako kostku na černém pozadí, viděnou přes kus švýcarského sýra.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Như một khối lập phương, trước một nền đen, được nhìn qua một chiếc pho mát Thụy Sỹ.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Sebagai sebuah kubus, dengan latar belakang hitam, tapi dilihat melalui sepotong keju Swiss.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Voyez un cube, sur un fond noir, que l'on aperçoit à travers un morceau de gruyère.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Ως ένα κύβο σε μαύρο φόντο, όπως αν τον βλέπατε μέσα από ένα κομμάτι Ελβετικό τυρί.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Как куб на черном фоне, если смотреть на него через ломтик швейцарского сыра.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Като куб на черен фон, видян през дупките на швейцарско сирене.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.כקוביה, על רקע שחור, כאילו דרך גבינה שוויצרית.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.كمكعب , على خلفية سوداء كما يرى من خلال قطعة من الجبن السويسري
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.向こうが見える一個のスイスチーズのように (笑)
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.Sale del suelo con la fuerza de un tren.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.Bambu keluar dari dalam tanah seperti kereta api.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.Chúng lớn nhanh như thổi.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.Er kommt aus dem Boden geschossen wie ein Zug.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.Het schiet uit de grond als een trein.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.Iese din pământ ca un tren.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.Il sort du sol à la vitesse d'un train.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.대나무는 땅에서 힘차게 솟아 나오죠.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.Olyan száguldva nő ki a földből, mintha vonat lenne.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.Vem de debaixo da terra como um comboio.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.Viene fuori dal terreno come un treno.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.Vychádza zo zeme ako vlak.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.Vyrůstá ze země jako komín.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.Wyrasta z ziemi.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.Φυτρώνει από το έδαφος σαν τρένο.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.Издига се от земята като стълб.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.Он лезет из земли как паровоз.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.הוא יוצא מהאדמה כמו רכבת.
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.إنها تأتي من الأرض مثل القطار
Bir tren gibi zeminden yukarı çıkar.竹はたった二ヶ月でココナツの木ほどに成長します
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod