Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Κατοικούμε στη πόλη με εργασιακό/διαμονής χώρο σε όλα τα πατώματα.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Мы размещаем пространства для жилья и работы на всех нижних этажах.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Населили сме града с пространство за работа/живеене на всички приземни етажи.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.יישבנו את העיר עם עבודה/ חללי מחייה בכל קומות הקרקע.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.أسكنّا المدينة بوضع مساحات العمل والمعيشة على جميع الطوابق الأرضية.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.これが現在の街で こちらが新しい街です
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Acum, pentru el!", A spus el, verificarea caii brusc, şi izvorîtă din scaunul său la de la sol.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Ahora por ello!", Dijo, de repente comprobar sus caballos, y saltando de su asiento para el suelo.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Bây giờ cho nó!" Cho biết ông, bất ngờ kiểm tra những con ngựa của mình, và mọc từ chỗ ngồi của mình mặt đất.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."이제 그것을!"그는 갑자기 자신의 말을 확인하고, 그 자리부터 생겨나고했다
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Most érte!" Mondta hirtelen ellenőrzés lovait, és ugrott a székéből, hogy a földre.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Nun denn", sagte er plötzlich die Überprüfung seiner Pferde, sprang von seinem Sitz zu dem Boden.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Nu til det!" Sagde han, pludselig at kontrollere sine heste, og sprang fra sit sæde til jorden.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Nu till det!" Sa han plötsligt att kontrollera sina hästar, och sprang från sin plats till marken.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Nyt se!", Sanoi hän äkkiä tarkistaa hänen hevosensa, ja ponnahtaen istuimeltaan ja maahan.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Sekarang untuk itu!" Katanya, tiba-tiba memeriksa kuda, dan melompat dari tempat duduknya untuk tanah.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Teď na to!" Řekl náhle Dívá se na koně, a vyvěrající z jeho místo země.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Teraz na to!" Povedal náhle Pozerá sa na koňa, a vyvierajúci z jeho miesto krajiny.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Teraz za to!" Rzekł nagle sprawdzania jego konie, i pochodzą od jego siedzenia ziemi.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Zdaj za to!" Je dejal on, nenadoma preverjanje njegove konje, in ki izvira iz svojega sedeža v tleh.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Зараз за це!", Сказав він, раптом перевірка його коней, і яка з свого місця, щоб землі.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Сега за него!", Каза той, внезапно проверка на конете му, и която извира от мястото си, за да на земята.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Сейчас за это!", Сказал он, вдруг проверка его лошадей, и вытекающая из своего места, чтобы земли.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin.واضاف "الان لذلك!" وقال انه ، والتحقق فجأة خيله ، وتنبع من مقعده ل
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin.グランド。 "アウトすると、瞬く間に、一人一人、
Şimdiki kariyerime zemin oluşturan da bu oldu.Het was een katholieke privé-basisschool die het fundament legde voor mijn carrière.
Şimdiki kariyerime zemin oluşturan da bu oldu.사립 카톨릭 초등학교에 보내셨습니다.
Şimdiki kariyerime zemin oluşturan da bu oldu.la cual sentó las bases de lo que terminaría siendo mi carrera.
Şimdiki kariyerime zemin oluşturan da bu oldu.Thế là học gửi tôi đến 1 trường tư công giáo. nơi đã tạo nền tảng cho sự chọn lựa nghề nghiệp của tôi.
Şimdiki kariyerime zemin oluşturan da bu oldu.שקבע את הבסיס למה שהפך לקריירה שלי.
Şimdiki kariyerime zemin oluşturan da bu oldu.والتي كونت الأساس لما إنتهيت إليه كعملي الحالي
Şimdiki kariyerime zemin oluşturan da bu oldu.小学校では
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.De skræller dem af overfladen som du fjerner et stykke tape.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Ils pèlent leur pied hors de la surface comme un morceau de scotch. Très étrange.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.테이프를 떼어 내듯이 발을 표면에서 뗍니다.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Lo despegan de la superficie como si despegaran una cinta adhesiva.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Odrywają je od powierzchni, tak jak my odrywalibyśmy kawałek taśmy.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Se decojesc de pe suprafaţă că şi cum ai desprinde o bucată de bandă adezivă.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Sie ziehen sie von der Oberfläche ab wie man ein Stück Klebeband abziehen würde.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Si "strappano via" dalla superficie allo stesso modo in cui voi togliereste un pezzo di scotch.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Ze pellen ze af van het oppervlak zoals je een stukje tape zou afpellen.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Обелват ги от повърхността, както бихте белили парче скоч.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Они её отдирают, как мы сдираем кусок липкой ленты.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.הן מקלפות את הרגליים מהמשטח כמו שמקלפים נייר דבק.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.يقشرون أقدامهم عن السطح كأنك تقشر قطعة شريط لاصق
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.変ですよね。どうやってくっついているのでしょう?
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Au milieu des décombres de Ground Zero, j'ai pris conscience d'une chose.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.En medio de los escombros en la Zona Cero, me di cuenta de algo.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Ground Zeron raunioiden keskellä tajusin asian.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Ground Zero romjai közt jöttem rá.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.In mezzo ai detriti di Ground Zero, ho avuto un'illuminazione.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.În mijlocul dărâmăturilor de la Ground Zero am avut o revelaţie.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.그라운드 제로의 잔해 가운데에서 전 현실감을 가질 수 있었습니다.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Midden tussen de puinhopen van Ground Zero, kreeg ik een inzicht.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Mitten in den Trümmern von Ground Zero hatte ich eine Erkenntnis.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.No meio dos destroços no Ground Zero, tive uma revelação.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Widok rumowiska przy Strefie Zero coś mi uświadomił.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.В центре крушения, в точке Ground Zero, я это полностью осознал.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Сред останките на Кота Нула, имах прозрение.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.בלב ההריסות של "גראונד זירו" הבנתי משהו.