Kahverengi renkle zemini çizelim. -Supongamos que este es el suelo. Y dibujaré el suelo en café.
Kahverengi renkle zemini çizelim. -נניח שיש לי את הרצפה. אני אצייר אותה בצבע חום.
Kahverengi renkle zemini çizelim. -دعونا نفترض ان لدي ساحة وسوف ارسم الساحة باللون البني
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.눈이 이미 11 월 25부터 지상을 커버하고, 포위했다 겨울의 경치와 함께 갑자기 나.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.A hó már kiterjedt a földön, mivel a november 25, körülvéve nekem hirtelen a táj tél.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.A neve já tinha coberto o chão desde o 25 de novembro, e rodeado me de repente com a paisagem de inverno.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.Lumi oli jo maassa koska 25. marraskuuta, ja sitä ympäröi minulle yhtäkkiä kanssa maisemissa talven.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.Salju sudah menutupi tanah sejak 25 November, dan dikelilingi saya tiba-tiba dengan pemandangan musim dingin.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.Sneen var allerede dækket jorden siden den 25. november, og er omgivet mig pludselig med sceneri af vinteren.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.Sneg je že zajeta tleh, saj je 25. november, in obdana me je nenadoma z kulise zime.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.Sneh už pokryl krajinu od 25. novembra, a je obklopený ma zrazu sa scenérií v zime.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.Śnieg już objęte ziemi od 25 listopada, w otoczeniu mnie nagle z dekoracje zimy.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.Sníh už pokryl zemi od 25. listopadu, a je obklopen mě najednou se scenérií v zimě.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.Snön hade redan täcks marken sedan den 25 november, och omges mig plötsligt med landskap vintern.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.Stratul de zapada a acoperit deja la sol de la 25 noiembrie, şi au înconjurat ma brusc cu peisaj de iarnă.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.Tuyết đã bao phủ mặt đất kể từ ngày 25 tháng 11, và được bao quanh tôi đột nhiên với phong cảnh mùa đông.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.Снег уже покрыл землю с 25 ноября, в окружении Мне вдруг декорации зимы.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.Снегът вече земята, тъй като на 25 ноември, и е заобиколен ми внезапно с декор на зимата.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.Сніг вже покрив землю з 25 листопада, в оточенні Мені раптом декорація зими.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.השלג כבר כיסה את הקרקע מאז 25 בנובמבר, ומוקף אותי פתאום עם הנוף של החורף.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.كانت تغطيها الثلوج بالفعل على أرض الواقع منذ 25 نوفمبر ، وحاصرت لي فجأة مع مشهد الشتاء.
Kar, 25 Kasım beri zemin zaten kaplı ve sarmıştı kış manzara ile aniden beni.突然私の冬の風景を。 私はシェルにはまだ遠く撤退し、明るい火の両方を維持する努力
Kaufmann Foundation'ýn zemin katýndaydý, ilk kez burada giriţimci olarak adlandýrýldým.Bylo to ve sklepě budovy Kauffman Foundation a ve skutečnosti jsem byl poprvé nazván podnikatelem.
Kaufmann Foundation'ýn zemin katýndaydý, ilk kez burada giriţimci olarak adlandýrýldým.Це було в підвалі Kauffman Foundation. Насправді, я був першим, кого назвали підприємцем.
Kayalığın en tepesinden zemine kadar olan uzaklıktaki değişim eksi 500 metre oldu. -절벽의 꼭대기에서 땅까지, 거리의 변화는 마이너스 500미터인 것입니다.
Kayalığın en tepesinden zemine kadar olan uzaklıktaki değişim eksi 500 metre oldu. -Říkáme, že od vrcholu útesu na zem je změna dráhy -500 metrů.
Kayalığın en tepesinden zemine kadar olan uzaklıktaki değişim eksi 500 metre oldu. -Мы говорим, что от вершины скалы до земли приращение пути равно минус 500 метров.
Kayalığın en tepesinden zemine kadar olan uzaklıktaki değişim eksi 500 metre oldu. -אנו אמרים שמראש הצוק לקרקע, השינוי במרחק הוא מינוס 500 מטר.
Kayalığın en tepesinden zemine kadar olan uzaklıktaki değişim eksi 500 metre oldu. -اي ان من اعلى المنحدر الى الارض، التغير في المسافة هو سالب 500 متر
Kismen bunu gosterisli yeni bir fabrika kurmak yerine, hastanelerinin zemin katini kullanarak yaptilar.그들은 또 이러한 작업을 위해 새로운 공장을 신축하는 게 아니라 그들의 병원 지하실을 이용합니다
Kismen bunu gosterisli yeni bir fabrika kurmak yerine, hastanelerinin zemin katini kullanarak yaptilar.Z časti toho dosiahli namiesto budovania pekného, nového podniku, použitími suterénu jednej z ich nemocníc.
Kismen bunu gosterisli yeni bir fabrika kurmak yerine, hastanelerinin zemin katini kullanarak yaptilar.חלק בזכות העובדה שבמקום לבנות מפעל חדש ויוקרתי, הם השתמשו במרתף של אחד מבתי החולים שלהם.
Kismen bunu gosterisli yeni bir fabrika kurmak yerine, hastanelerinin zemin katini kullanarak yaptilar.病院の施設の地下室を 工場代わりに使ったり 先進国で使われている大規模な機械を
Kolonların oturtulmuş olduğu zeminin yerden yükseltilmesine gelince, buraya iki yönden de ulaşılabilir.Ma in termini attuali, si sale fino allo stilobate e si scende da ogni parte
Kolonların oturtulmuş olduğu zeminin yerden yükseltilmesine gelince, buraya iki yönden de ulaşılabilir.Pokud ale stoupáte k podstavci sloupů, můžete odkudkoliv.
Kronik hastalık için zemin hazırlarsınız.Abres la puerta a enfermedades crónicas.
Kronik hastalık için zemin hazırlarsınız.וזה מכשיר את הקרקע למחלות כרוניות.
Kronik hastalık için zemin hazırlarsınız.私たちの子どもが悪い歯並びを引き起こす
Kürenin yüzeyindeki her nokta aşağıdaki kutup aracılığıyla kaydedildiği düz zemine aktarılmış.Cada ponto da superfície da esfera é mapeado através do polo de baixo numa superfície plana, onde é registado.
Kürenin yüzeyindeki her nokta aşağıdaki kutup aracılığıyla kaydedildiği düz zemine aktarılmış.Każdy punkt na powierzchni tej kuli jest naniesiony przez dolny biegun i zapisany na płaskiej powierzchni.
Kürenin yüzeyindeki her nokta aşağıdaki kutup aracılığıyla kaydedildiği düz zemine aktarılmış.구체 표면의 지점들은 바닥까지 모두 납작한 표면에 기록을 합니다.
Kürenin yüzeyindeki her nokta aşağıdaki kutup aracılığıyla kaydedildiği düz zemine aktarılmış.Mỗi điểm trên bề mặt quả cầu được vẽ dựa trên cực thấp nhất, trên một bề mặt phẳng, rồi sẽ được ghi lại.
Kürenin yüzeyindeki her nokta aşağıdaki kutup aracılığıyla kaydedildiği düz zemine aktarılmış.Setiap titik di permukaan bola ini dipetakan melalui kutub di bawah, pada permukaan datar dan direkam.
Kürenin yüzeyindeki her nokta aşağıdaki kutup aracılığıyla kaydedildiği düz zemine aktarılmış.כל נקודה על שטח הספרה ממופה לפי הקוטב התחתון, על משטח שטוח, ושם היא מתועדת.
Kürenin yüzeyindeki her nokta aşağıdaki kutup aracılığıyla kaydedildiği düz zemine aktarılmış.下の極を通して投影されて 平らな表面上に記録されているのです 北極星がこの装置の中心にあたります
Lütfen açık ve sakin bir şekilde gitmek istiyorum hangi zemin durumu.Пожалуйста, укажите требуемый этаж четко и спокойно.
Lütfen açık ve sakin bir şekilde gitmek istiyorum hangi zemin durumu.Пожалуста, назовітє нужний етаж чьотко і спокойно.
Mekikler farklı noktalara inecek. Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Elk team heeft 'n landingszone, op de zachtste plek.
Mekikler farklı noktalara inecek. Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Há locais separados para cada equipa, as zonas mais moles do asteróide.
Mekikler farklı noktalara inecek. Yumuşak zeminli yerleri belirledik.I får hver sit landingssted på de mest jævne steder.
Mekikler farklı noktalara inecek. Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Kummallekin alukselle on oma tasainen laskeutumispaikkansa.
Mekikler farklı noktalara inecek. Yumuşak zeminli yerleri belirledik. NASA, işini şansa bırakmaz.Определихме отделни места за кацане на совалките... където скалата е най-мека.
Mekikler farklı noktalara inecek. Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Vi har olika landningsplatser för teamen, på de jämnaste ställena.
Mekikler farklı noktalara inecek. Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Θα προσεδαφιστείτε σε διαφο- ρετικά σημεία, στα πιο μαλακά.
Merdivenin yandan görünümünü çiziyorum. Burası duvar, burası zemin, bu da duvara dayalı merdiven. -Eu estou olhando para ela de lado.
Merdivenin yandan görünümünü çiziyorum. Burası duvar, burası zemin, bu da duvara dayalı merdiven. -Questo è il muro, questo è il terreno e questa è la scala. appoggiata al muro.
Mesela, bir gün babamı banyo zemininde şiddetle sarsılıp ağzından köpükler saçılırken bulduğumu hatırlıyorum,하루는, 제 아버지가 경련을 일으키고, 입에 거품까지 물면서
Mesela, bir gün babamı banyo zemininde şiddetle sarsılıp ağzından köpükler saçılırken bulduğumu hatırlıyorum,כמו, אני זוכרת יום אחד שמצאתי את אבי מפרפר, מעלה קצף מפיו,
Mesela, bir gün babamı banyo zemininde şiddetle sarsılıp ağzından köpükler saçılırken bulduğumu hatırlıyorum,أتذكر مثلاً أني وجدت والدي يوماً يرتعش، و رغوة في فمه،
Mesela, bir gün babamı banyo zemininde şiddetle sarsılıp ağzından köpükler saçılırken bulduğumu hatırlıyorum,身体をガタガタ震わせ 口から泡を出してました オーバードーズで バスルームに倒れてたんです